bazı modelleri vardır ki telefonlarını ara verme saatini belirleme amacıyla kullanırlar...
dddrrrriiiingg....
-eevet çocuklar ara verebiliriz..telefonum çaldı...15 dk sonra görüşürüz..
-saolun be hocaam...
derste yaşanılan komik bir hadisedir.yaşanmış bir örnek:
'sınıfta gül pembe melodisi çalar.öğrenci -ahahah toz pembe çalıyo,toz pembe çalıyo-diye geyik yaparken hocanın cebinden bir telefon çıkar,tuşa basılır ve melodi biter.işte o andaki hoca ile öğrencinin çok kısa bir süreliğine göz göze gelmesi değişik anlamlar içerebilir.
sene 2003: * örneklerden birisi de, malzeme dersi veren hasan yıldırım hocamızın "cep telefonlarınızı kapatın" uyarısından 15 saniye sonra "çabuuk olalım aşköööm" adlı iğrenç tisskinç parçanın melodisi onun telefonunda vuku buldu. sınıf kahkahalarıynan hocayı utandırmıştı *bu da böyle bir anımdı
hoca : alo buyrun?
karısı: alo memduh nerdesin?
hoca : oooo merhabalar ekremcim,nasılsın?
karısı: ne ekremi adam,ne diyosun?
hoca : heh,ben de o iş için seni arıcaktım ekremcim. şimdi ben şirketin genel müdürüyle konuştum
ve cumartesi gününe toplantıyı ayarladım,sabahtan evet.
karısı: yahu gene sen sınıftasın di mi??! ne zevk alıyorsun bunu yapmaktan anlamıyorum, bak ne dicem,
evde kıyma bitmiş. gelirken yarım kilo kıyma al. köftelik alcan bak,şaşırma bu sefer!!
hoca : kıyamam ben sana ekremcim,olur mu hiç öyle şey. hem bak toplantıdan sonra bildiğim çok güzel bir köfteci var,
ona gideriz.
karısı: yok köfteciye gidemeyiz cumartesi, cumartesi akşamı dünürler gelicek,ha bak börek yapıcaktım onlara bak,iyi hatırlattın.
gelirken bir de yufka al sen.
hoca : ekremcim lafı mı olur,tamam o zaman konuşuruz gene. hadi kolay gelsin.
karısı: kolaysa başına gelsin!! pehlivanoğlundan al yufkayı. geçen sefer aldığın yufka kendinden geçmişti.
hadi geç kalma akşama!!
bazıları 'çocuklar bu önemli görüşmem lazım, kusura bakmayın' diyen hoca modelidir. ayrıca telefonu o an kapatıp, 'çocuklar dersten sonra cep telefonlarınızı açmayı unutmayın' diyerek espri yapmaya çalışan modelleri de mevcuttur.
bunların bir kısmı duyarlıdır, çalan telefonlarını kapatıp derse devam ederler. bir kısmı ise gayet güzel muhabbette doruğa ulaşırlar. ayriyeten öğrencinin telefonu çalınca kızanlar, öğrencinin elinden telefonu alıp coşanlar falanda mevcuttur. benim yakından takip etme olanağı bulduğum bir versiyon "benim çoluğum çocuğum var, önemli birşey olmuş olabilir konuşmam lazım" diyordu. ki bu şahıs "sizin ananız babanız yok piçsiniz siz oh be rahatladım" mesajı veriyordu zannımca. her neyse. harbi ciddi bir durum olmadığı sürece hoş değildir. sırf bu sebepten bir çok öğretim görevlimiz küfür yemiştir.
geçen dönemki dijital hocamızın da içinde bulunduğu hoca modeli. kendisi mazeret olması açısından "çok önemliydi sesini ondan açık bıraktm arkadaşlar" klişesini dile getirdikten sonra yaklaşık 15 dakikalık ve karmaşık elektronik terimleriyle dolu bir telefon görüşmesinde bulunmuştu sınıfta. hocanın karşıdaki kişiye verdiği telefon numaraları ve adresleri not alanlar olmuştu hatta sınıfta, belki bir gün lazım olur diye.
derste telefonu defalarca çalan hoca telefona bakıp masanın üzerine geri koymaktadır, ders sürekli bölünmektedir ve beklenen cümleler hocanın ağzından nihayet dökülür:
+ hay allah içinde sim kart da yok nası çalıyo anlamadım ki! ben saati için taşıyorum yanımda. allah allaaah!
sınav başladığı an "cep telefonları kapanacak, bir tek telefon sesi duyarsam yakarım röaaah" diyip esip gürleyen, akabinde lafını bitirdiği saniyede kürsüde lililililili diye çıldırasıya çalan telefonuna doğru koşarken yüzünde patlıcan morundan örnekler gördüğümüz hoca modelidir..