dersim isyanı   

adana çık aradan

  1. sabiha gökçen'in havadan halkın üzerine nasıl bomba yağdırdığını gururla anlattığı isyandır.
    (close2death, 26.03.2005 15:41)
  2. kürt ayaklanmalarının sonuncusu olan dersim ayaklanmasının, hem isyancılar hem de genç cumhuriyet açısından ayrı bir önemi vardır. dersim, osmanlı'dan beri zorlu doğa koşulları ve etkin aşiret egemenliğiyle neredeyse, anadolu'nun ortasında içine kapalı ayrı bir ülke gibiydi. bölgeye tümden hakim durumda olan aşiretler, vergi vermiyor, askere insan göndermiyor ve kendi adlarına vergi topluyorlardı. sürekli olarak besledikleri, özel silahlı güçlere sahiptiler. aşiretçilik ve göçerlik egemen sistemdi ve bölgenin tek "ekonomik" faaliyeti, ticaret değil eşkiyalıktı. türkiye cumhuriyeti yasaları bu bölgeye henüz ulaşmamıştı. ulusal bütünlüğün tamamlanması, dersim halkının, göçerlik ve feodal gerilikten kurtarılması ve bitmek bilmeyen kürt ayaklanmalarına son verilmesi için, dersim sorunu çözülmeliydi.

    ankara'nın kalıcı bir çözüm bulunması için kararı şuydu: "dersim sorunu yalnızca askeri eylemlerle çözülemez. kalıcı bir çözüm için, sosyal ve ekonomik önlemlerin alınması gerekmektedir..." bu anlayışla yapılacak işlerin planlamasına 1927'de başlandı ve alınan kararlar bir program düzeniyle uygulamaya sokuldu. önce, bölgeyle olan ulaşım sorununu çözmek için yol ve köprüler yapıldı. aşiret dışı köylülere toprak verilerek bunların hem tarım, hem de ticaretle uğraşmaları sağlandı. eğitime özel önem verildi. ilk elden, pülümür, mazgirt ve hozat'ta bölge okulları açıldı. aşiretler hakkında araştırmalar yapıldı. nüfus ve silah güçleri ile etkinlik alanları, ekonomik durumları saptandı. aşiretlerin tüzel kişilikleri kaldırıldı, bu nitelikteki taşınmazları devletleştirildi. 1935 yılında, 2884 sayılı "dersim'in vilayet teşkilatına alınması" için bir yasa çıkarıldı. vali ve komutan yetkilerini birleştirerek yönetim yetkilerini arttıran bu yasa ile dersim'in adı tunceli olarak değiştirildi.

    bu gelişmelerden rahatsız olan ve bölgede, yüzlerce yıl neredeyse fiili bir bağımsızlık içinde yaşayan aşiretçi egemenler, tepki göstermekte gecikmediler, 21 mart 1937'de ayaklandılar. 1938 yılında isyan bastırıldı. yalnızca demenan aşireti yüksek dağlara çekilerek 1942 yılına dek direndiler. sonuçta dersim, türkiye cumhuriyeti'nin diğer bölgelerinden herhangi bir farkı olmayan yurt parçası haline getirildi. eşkiyalık önlendi ve tunceli halkı kısa sürede, bölgenin okuma oranı en yüksek ve cumhuriyet ilkelerine en bağlı halkı haline geldi.

    kaynak: yeni dünya düzeni kemalizm ve türkiye, metin aydoğan
    (strateji, 20.03.2006 01:40 ~ 28.05.2006 00:09)
  3. ardında boş lakin artık türk olmuş!!??!! bir şehir ve dersim dört bağ içinde gibi hüzünlü bir türkü bırakan olay.olayın ardından şehrin ismi tunceli olarak değiştirilmiştir.
    (dengesiz çay tabağı, 04.01.2007 00:55)
  4. "1935 yılında, 2884 sayılı "dersim'in vilayet teşkilatına alınması" için bir yasa çıkarıldı. vali ve komutan yetkilerini birleştirerek yönetim yetkilerini arttıran bu yasa ile dersim'in adı tunceli olarak değiştirildi."

    görüldüğü üzere şehrin ismi tunceli olarak 1935 yılında yürürlüğe konulan 2884 sayılı yasa ile değiştirilmiştir. söz konusu isyan ise 21 mart 1937'de patlak vermiştir.

    yani olayın ardından değil, olaydan 2 yıl önce şehrin ismi tunceli olarak değiştirilmiştir.
    (strateji, 10.01.2007 21:17 ~ 27.08.2007 01:10)
  5. bombalar yağarken cumhuriyet gazetesinde "dersim'e medeniyet geldi" diye başlık atılan isyandır. en az 30000 kürt ölmüştür fakat yakalanıp idam edilen insan sayısı 20' nin altındadır. 30000 kişinin içinde kadın ve çocuklar da yok mudur tabi ki vardır. peki o insanların suçu ne?
    (bkz: kurunun yanında yaş da yanar)
    (sefertaslı adam, 07.11.2007 09:15 ~ 09:15)
  6. türk olduğunu unutanlara türklüklerini hatırlatmak için yapılan askeri operasyonda ölenlerin sayısının 50 binden fazla olduğu tahmin edilmektedir. kürt sorunu tarihindeki en kritik noktalardan birisidir.
    (latent, 19.05.2008 14:22 ~ 14:33)
  7. dersim bir mezarlık
    terk-i diyarın başkenti
    bir tunç el çarpmış ki oraya
    ne ana ne baba ne avrat
    ne çocuk ne kardeş kalmış.

    bombalar yağarken
    bihaber ağlayan çocuklar
    ölen çocuğunu yanmasın diye
    kucağında taşıyan analar

    doksan bin ölü insan
    doksan bin ölü kürt
    bir o kadar da göç
    yakılan cesetler ve
    terkedilmiş yuvaların
    başkentidir dersim.

    beni de yaksanız
    beni de göç ettirseniz
    yaksanız bedenimi
    evimi devlet dairesi yapsanızda
    inadına dersim ulan.
    (sefertaslı adam, 26.05.2008 19:08)
  8. soykırım diyebilir miyiz? deriz demesine de, devletin bizi izlediğini hatırladığımızda ''başıma birşey gelmeyecekse'' ibaresi ekleyerek.
    (bara bara vala, 14.06.2008 02:56)
  9. önce 'dersim katliamı' diye arattım da sözlükten, bir şey bulamadım, buraya yönlendirildim. neyse, olur böyle şeyler. uğur mumcu'nun tamamlanmamış çalışması kürt dosyası'nda konuyla ilgili bilgi ve belgelere ulaşmak mümkün. [okuyunuz.]
    (ayakkabınıniçinekaçankarga, 24.07.2008 17:09 ~ 10.10.2008 02:27)
  10. kürdistan vilayeti osmanlı zamanında da sorunluydu (bkz: hamidiye alayları), ancak 1924den sonra bölgedeki isyanlarda ciddi yükseliş oldu. ismet paşa tarafından lozan'da kurucu ortak olarak takdim edilen kürtlerin, cumhuriyetin ilanından ve avrupa'dan göçen "beyaz"ların anadoluya intikalinden sonra ikinci sınıf vatandaşlar olarak görülmesi bu yükselişi tetikleyen sebeplerden biridir.

    o kürtler ki, erzurum ve sivas kongrelerinde "gavura karşı" yardımlarına başvurulmuştu, ancak savaştan sonra bir aşağılama dalgasıyla karşılaştılar. bugün bile "kıro" dendiğinde, aslında, ima edilen kürttür. ki kıro sözcüğü de kürtçedir.

    isyanın sonucu ise çok ağır oldu. (bkz: dersim katliamı)
    (man with a digital camera, 25.07.2008 00:23 ~ 04:11)
  11. tunceli'deki "okuma yazma oranına" bile bakarak, dersim'e medeniyeti getirip feodal yapının, ağalık sisteminin tamamen bitirildiği, tuncelilerin devlete teşekkür etmesi gerekirken, çakma nazi hikayelerini anlatıp "soykırım" veya "katliam" olarak tanımladıkları, günümüzdeki bazı hayalperestlerin bakıp bakıp dersler çıkarması gereken, hatay'ın anavatana katılmasını engellemek içn fransızlar tarafından tertip edilip bölgedeki maşaları tarafından icra edilmiş, ve normal olarak devlete isyan edip de ellerini kollarını sallaya sallaya gezebileceklerini zannedenlerin en ağır bedelleri ödedikleri, sonuçlarına katlanmak zorunda kaldıkları isyan.

    dersim'in islahı, kemalizm'in bilinen en büyük başarılarından biridir.

    edit:imla
    (y, 26.09.2008 14:31 ~ 27.09.2008 11:59)
  12. öyle bir medenileştirme harekatı başlamıştır ki ; dersim isyanı sonrası .bunun için 50.000 can katledilmiştir. tarihin karanlık sayfalarına atarak unutturulmaya çalışılsa da; bu gerçek değişmeyecektir. köylerde insanlar birbirine bağlanıp yakılmıştır canlı canlı ,kurşun kullanmak ziyan gelmiştir birilerine belki.

    koskoca haydaran ve koçgiri aşiretleri bitirilmiştir. gökten bombaları yağdıran sabiha gökçen onları kendi halkı olarak mı görmüştür acaba ? ya da o bombayı atarken ankara nın ya da dolmabahçe nin haberi yok mudur bundan? bizi katledenler iyliğimiz için mi yapmıştır bunu ? öyle mi algılamalı.

    dersimlinin alnının yazısıdır isyan , damarlarında akan kandır isyan , haksızlığa karşıdır bu isyan .bu dünya üzerinde haksızlık bitmedikçe bu isyanda devam edecektir öyle ya da böyle.
    (eleanor, 26.09.2008 22:52)
  13. her şey bir yana da, isyanın bastırılmasını "dersim'in islahı" olarak nitelendirmek de bambaşkaymış. anneannemin kulakları çınlasın, ne zaman sinirlense "allah sizi ıslah etsin" diye söylenirdi bize.

    ne diyelim, kendini allah yerine koyanlar da günü geldiğinde ıslah edilir elbet. düşmez kalkmaz bir kemali... aman işte sahici allah.
    (spotless mind, 26.09.2008 22:59 ~ 23:09)