|
|
- ders çalışmaya bir türlü başlayamamak başladıktan sonra da çeşitli bahanelerle ondan uzaklaşmak. ya da birilerinin sizi uzaklaştırması. yemek, arkadaşlar, telefon olabilirm vazgeçirici nedenler.
- sadece bir düşünce biçimi.hayata geçmesi pek mümkün olmayan hadise.
- uzun saatler sürebilen bir devinimdir. alışkanlık haline gelebilir.
(tünel, 03.04.2005 15:25)
- yumurta kapıya dayandığında başarıya ulaşacak olan çalışmadır..
(bkz: finaller)
- okula iki yılıık ara verdikten sonra yapılması farz olan durumdur. vizelerden önce başa gelmesi gayet normal bir durumdur. insan ders çalışmayı da unutabiliyormuş. gerçi neleri unutmuyor ki bunu unutmasın...
- koca hafta eşekler gibi yatıp sınava saatler kala yaşadığım duygu. nedense insanda sınava 1 saat kala bi ders çalışma hevesi beliriyo.
- an itibariyle beşinci senesinin içinde bulunduğum pek yorucu aksiyon.
(siyah, 19.01.2006 20:58)
- bir yanda bilgisayar,bir yanda televizyon dururken uykusu gelmiş halde kitapla bakışmak
- bunalım ile sonuçlanabilecek hadise. aman dikkat diyorum.
- final ve vize dönemlerinde, "naber abi ne yapıyorsun?" sorusuna verilebilecek güzel bir cevap. (bkz: kendinle savaşmak) (bkz: kendini aldatmak)
(smg, 20.01.2006 23:42 ~ 21.01.2006 00:00)
- sabah erken kalkılır güzelcene kahvaltı edilir. bilimum gazete ve dergi okunur.gündem takip edilmelidir.sırf rahatalamk için biraz internete girilir girilmişken sözlüğe uğranılır bir iki saat orda burda zaman geçilir. winamp açılır eş zamanlı olarak masanın ve kitapların tozu alınır.ders notları ayıklanır bir tarafa konur. lojistik durum yeterli duruma getirilir, "feriştahı gelse yarın yeter notlar nasılsa" diyerek bir film seyredilir.sıgara bitmiş karın acıkmıştır. uzun soluklu bir şekilde yemek yenir. sonra bir iki saat ders çalışmayıp mide dindirilir.arkadaşlara telefon edilir yarınki sınav konuları hakkında tio alınır.gece yarısına yakın bir zamanda notlar karıştırılır. her nasılsa uyku basar kitap defter nadasa bırakılır.ne de olsa yarın erken kalkılacak tabiri caizse amına bile konacaktır dersin
sabah erken kalkılır....
(bkz: aynı nakarat)
- notlara biraz göz gezdirdikten sonra etrafı izlemek (tavan veya duvar en çok tercih edilenlerden) sonra yeniden başlamaya çalışmak fakat telefonun çalması! ve daha sonra aşırı derecede yemek yeme isteği vs vs derken bir de bakmışsın uykun gelmiş...
- kendinle savaşmak, hatta ileri gidip tokatlamak, ya istemiyom yaa diye zırlamak. sonunda yorgun düşüp sızmak.
- ders çalışmaktan çok daha fazla zaman alır.
- (bkz: ders çalışmaya çalışmaya çalışmamaya alışmak)
- (bkz: final için sabahlamak)
- aşırı uykulu geçen, bilgisayar televizyon ve benzerlerine ilginin arttığı, ders çalışmaktan daha yorucu olan süreçtir.
- her vize final döneminde kendini gösteren sendrom...çaktırmadan gelen depresyon gibidir..
- her vize-finalden 1 hafta önce oturulur; "ulan derslere girmedim bari bakızlayayım da işe yarasın." diye düşünülür. zira derslere girilmeden sadece notlara bakılarak geçirilen vize öncesi günün faydalı olmayacağı muhakkaktır.
gerekli bütün ekipmanlar -kahve, gözlük, not, rengarenk kalemler, silgi vb.- sağlanarak masanın başına geçilir. saate bakılır ve bu şartlar altında çalışmamanın anormal olacağına karar verilir. amma velakin bütün şartların uygun göründüğü odada çalışma eylemi bir türlü başarıyla gerçekleştirilemektedir. 10 dk.da bir yan oda, 20 dk.da bir mutfak, yarım saatte bir banyo ziyaret edilmektedir. zaman geçtikçe randıman kendisini 0'a yakınsamaktadır.
bir anda günün pazartesi olduğu, sınavlara 1 hafta kaldığı, gnctrkcll şifresine sahip olunduğu akla gelir. ko götüne rahvan gitsin psikolojisiyle bilgisayar başına geçilir. sinema bileti rezervasyonu yapılır ve saatin gelmesi beklenir.
her ne kadar gelişmeler değişik olsa da klasik bir öğrencinin ders çalışmaya çalışması aşağı-yukarı bu şekilde meydana gelir. bu atraksiyonların neredeyse hiç birinde tam verim sağlanamaz. yarım yamalak bilgilerle girilen sınavlar, alınan düşük notlar, bütler-bütler-bütler.
|