|
|
- korkunun ecele faydasının olmadığının; yıllarca süren okul hayatında defalarca anlaşılmasını sağlayan hede; ömür törpüsü.arıları ezen yegane hoca takunyası. (bkz. ezik arı)
(azureel, 18.03.2004 00:14 ~ 00:19)
- uğruna calısmaktan bıkmadığım , calıştıkca daha cok artan kavram
- eskiden bir tanesinin ne kadar sürdüğünü bildiğimiz ,yaklaşık 40-50 dakkada kurtulduğumuz
itüye geldikten sonra ne zaman biteceğini kestiremediğimiz
bir de blok cinsi olan irenç yaratık
(bkz. blok ders)(ascella, 23.03.2004 18:48 ~ 24.04.2004 13:38)
- bir konuda öğretmenin öğrenciye sınıfta, belli bir sürede verdiği bilgi ve bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.
- fayansların arasına sürülen dolgu malzemesi. keşke tek anlamı bu olsaydı
(mavio, 31.08.2004 22:48)
- üstten alınınca prestij artışı alttan alınınca da prestij kaybı sağlayan hede.
- (bkz: derz)
- derdinden kurtulmanın en iyi yolu derste mantığı kavramaktır.
öğrenci, sıcak yatağından günün mahmur saati kalkıp, tepeler aşıp geldi derste zevkle (biraz imkansız gibi) anlamak, dinlemek ister. yok gideyim evde tekrar edeyim, bomba gibi olsun gibi bir laf aklından dahi geçmez. günü gününe çalışmakmış, yalan. zaten bu aklı olan adamın tabiatına aykırıdır.
zaman kaybı. sen otur çalış, sonra kesin unutacaksın. he diyelim unutmadın 1x15 gün desen 15 saate değer mi bu? kesinlikle hayır. sınav öncesi 3-4 saat yeter herkese.
yeter ki hoca dersi anlatabilsin, öğretmesin ama. öğrenme ezberdir, önemli olan olayın mantığını, temelini kavramaktır. şahısa temeli verdin mi satırlar süren formülleri, denklemleri ezberlemek yerine zaten kendi çıkartır bulur.(venom, 10.02.2007 19:18 ~ 19:19)
- şimdi yeniköyde sahilde muhabbetin en güzelinden dem vurmuş yürürken veya taksim de istiklal 'de kalabalıkta keyifle yürümek bir cafede oturup nescafe yudumlamak varken , kandilli de orta bahçeden rumeli hisarına o şahane manzaraya karşı muhabbet etmek sütlaç yemek varken , ortaköyden boğazköprüsüne karşı oturup çakırkeyif olmak varken ,arnavutköy de ayakları uzatmış banka öyle pervasız bir şekilde sohbetin en delisini yapmak varken ,akşam beşiktaş vapuruna binip kız kulesinin mükemmel maznarasna baka baka kadıköy e geçmek varken , o yemyeşil şirin çengelköy'de teras cafe'de sıcacık bir salep içmek keyiflenmek varken bunları yapmaya engel olan yıllardır da sürekli aynı şekilde kısıtlayan kavram.öğrenci insanın hafta sonu yoktur kavramı tek kelimeyle doğru öyleki yıllar geçti halen haftasonları diye bir kavramı olmuyor insanın.ders kavramının bir başka yönden anlamı yapılan fedakarlıklar olsa gerek.
- ilkokulda, orta okulda, lisede görülür. örneğin "ahmet şunu gördünüz mü?"
üniversitede alınır. örneğin " abi şu dersi aldın mı sen?"(galak, 09.11.2007 00:35)
- altay öktem'in gönüllere taht kurduran yazısıdır.
-neden yalnızca geçmişin tarihi yazılır?
hocam, bir akarsu; adı yeryüzünde olmayan
dağlara tutunarak, göğe sürtüp yüzünü
beklenmedik denizlere kavuştuğu an
su,
susalım hocam
önce çocuklar konuşsun sonra hep
çocuklar konuşsun!
tek atışta ıskalanan bütün bilyeleri
toplasak hatmileri, begonyaları, yaşlı yüzleri
yoksul çocuk kentleri ele geçirilmeden
ne olurdu hocam paylaşsak şu ölümü
tarih sırra kadem basar mıydı ola?
zamanımız doldu hocam bu ders de bitti
artık vurabilirim seni
|