h harfi ile ifade edilmesinde bir keramet olduğunu düşündüğüm en ve boyla birlikte evrende yer etmiş üçüncü boyut.
bahsi geçen harf çizim anatomisi babında incelendiği vakit; "n" harfinin sol yanından çıkan bir uzantıyla şekillendiği görülmekte. bu uzantı "derin" kavramıyla epistemolojik olarak örtüşen "yükseklik" kavramını açığa çıkarmakla beraber iki birimlik bir modül olarak ele alınan genel "h" şeması görünüm itibarı ile bir rıhtı anımsatmakta; rıhtın da derinliği veyahut da yüksekliği sağlamaya yarayan bir araç olduğu gözden kaçırılmamalıdır.
- ha "ben körüm", "amına koyim yine ne diyon ya sen?" deniyorsa; uğraşmaya değmez. bu minvalde, datça civarında konut fiyatlarındaki büyük düşüş gündeme alınabilir.-
harf ters çevirilecek olursa ortaya çikan "u" nun sağ yanından inen bir birimlik çıkıntı "u" da yatay kesitle belirtilmiş olan sınırın altına, dolaylı biçimde derinine inmektedir.
etrafımda bulunan 20 kişiden (çoğu mimari ile ilgili kişilerdi) derinliği çizgi ile ifade etmelerini istediğimde 16 kişinin çizdiği şeyler hafif deformasyona ugramiş "h" modelleri idi. hayatlarında muhtemelen ilk defa bir azınlığa mensup olduklarını düşündüğüm diğer 4ü;
le corbusier mantığını hiçe sayıp bana umarsızca kafa tuttular ve gayet pragmatist olan fakat fevri görünen yaklaşımlarıma maruz kalaraktan, kafamdaki "ruhsuz mimar" olgusunun şekillenmesine yardımcı oldular. nitekim kabul gören dilin pozitif bilimlere bir lütfu olan "h" harfi; highdan gelip huya gitmek hususunda büyük bir başarı gösterirken bendenize de hep unuttuğumu sandığım bazı tatlı gerçekleri tekrar tekrar hatırlatmış oldu.
asla ölçülemeyecek, mukayeseye tabii tutulamayacak bir kavram olarak derinlik; insan denilen canlı üzerine oturtulmaya çalışıldığı vakit yaşanması muhtemel tüm hayalkırıkları asıl derinlik kavramı içerisinde kayboluyor. ortada kanıt olarak öne sürülebilecek bir "çoğunluk" var olsa bile bildiğini okumak hususunda müthiş bir azme sahip olan insan; kendi derinliğinin derinliğini dahi sorgulama ihtiyacı duymadan başka bir organizmanin derinliklerine kaybolmak için can atabiliyor ta ki kendi kaptırıp gözlerini kapattığı andan sonra, nereden çıktığını algılayamadığı bir duvara tosladığı ana kadar. işte ben o duvarlara tapıyorum. yahudi olasım geliyor inanın.