hiçbirşeyi takmayan insanların bile bazen içine düşebilecekleri, genelde çaresizlik sonucu oluşan yetersizlik durumu. kişi kendi çaresizliğine mi ağlasın yoksa onu bu duruma düşüren duruma mı bilinmez.
partide insanlar eğlenirken sizi yalnız bırakmalarını istemenize ondan sonra da beni niye yalnız bırakıyorlar diye üzülmenize, ağlamanıza neden olan durum.
bütün gece tek başına içip sabaha karşı yatmak, güneş batana kadar uyumak, yemek yememek, sürekli huzursuzluk, bütün gün evde pijamayla dolaşmak, günlerce tuvalet haricinde odadan çıkmamak, dışarıya önem vermemek, o ana kadar taptığınız herşeyden nefret etmek, uyanık olduğunuz tüm zamanlarda portishead dinlemek, 5.katta pencere kıyısından bacakları sallayarak oturmak, hergün ağlamak, antidepresanlardan ve sakinleştiricilerden medet ummak, kimseyi görmek istememek, kafayı bulmuş halde sürekli yazı yazmak ,sonra onları okuyarak tekrar ağlamak, ailenizin size bakarak üzüldüğüne adım adım tanık olmak, aynada kendinize baktığınızda kendinizden iğrenmek, herşeyin önemsiz olduğunu düşünmek, karanlıkta yatarken duvarların bedeninizi sıkıştırdığını hissetmek, kimseyle konuşmamak, konuşmaya başlandığında ağlamayı engelleyememek, kendini ifade edememek, kendini önemsiz hissetmek, zaman uzadıkça bedeninizde psikolojiklerin yanında fiziksel hastalıkların da arttığını farketmek, çaresizliğin en uç noktasını hissetmek, hiçbirşey yapamamak, hiçbirşey yapmak istememek, bu sürecin hiçbir zaman bitmeyeceğini düşünmek, yaralanmak.
unutkanlık, tepkisizlik, dalıp gitme, uyku hali, en küçük olaylara ağlama.
stajım başladığı günden beri içinde bulunduğum ve bana kapana kısılmışlık hissi veren durum.
hiç bir şeye konsantre olamama, iştah kaybı, zevk alamama, aşırı keder, suçluluk, çaresizlik, ümitsizlik hisleri içinde bulunma, sürekli ölümü düşünme şeklinde görülen psikolojik rahatsızlık...
insanı,her sabah uyandığında yaşamanın gereksizliğine inandıran,bütün dünya insanları biraraya gelip herşeyin çok güzel olacağını hep bir ağızdan söylese de mutlu etmeyen psikolojik bir rahatsızlıktır.bir de bunun majör depresyon adlı bir çeşidi vardır ki,bu da ilk aşamalarında tedavi edilmeyen depresyonun tekrar etmesi durumunda ortaya çıkar.sürekli uyumayı istemek,insanlarla görüşmeyi reddetmek,hiç bir sebep yokken bölünen uykular,durduk yere gerçekleşen ağlama krizleri,ders,iş vb. gibi alanlarda baş gösteren başarısızlık en belirgin belirtilerindendir.bu belirtilerin farkedilmesi durumunda en yakın psikiyatriste başvurmak,birey için en hayırlı olandır.
hergün insana "ne işim var benim bu gezegende ulan?" diye sorduran illet. bir kez geçiren bir insanın tekrar geçirme ihtimalinin %80-85 olduğu sıkıntılı zaman süreci. artık insanın genlerinde olduğunu , geçirmenin insanın elinde olmadığını, bunun hormonal bir denge durumu olduğunu, insanın ailesine ve içerisine doğduğu dünyaya bağlı olduğunu düşündüğüm bıkkınlık. bir kez atlattıktan sonra herşey bitti sanılır. artık herşey muhteşem olacaktır, sabahları mutlulukla uyanılır, dünya süper zevkli bir alandır ve yaşamak harikadır. ancak bu durum çok uzun sürmez. ve depresyona 2. kez girildiği anlaşılınca insanın dünyası başına yıkılır. çünkü yıllardır süren sıkıntıların tamamen bittiğini düşünerek mutluluğu yakalamıştır bu kişi ve şimdi bunun bir yalandan ibaret olduğu ortaya çıkar. yaşam aslında resetlenmemiştir. 20 yıllık geçmiş, hala sizin geçmişinizdir ve tüm olaylar istense de istenmese de önünüzdeki hayatı etkileyecektir. bu noktada kişi ileride de defalarca depresyona tutulma-atlatma döngüsünü yaşayacağını farkeder ve bunu engelleyemediği için kendisine kızar, bunu bir başarısızlık olarak görür. çünkü binlerce insan iyi kötü yaşamını bir şekilde sürdürürken, ben neden devam ettiremiyorum diye düşünür. hatta beyninin normal insanlara göre az çalıştığını, bu nedenle abuk subuk problemler yaşadığını düşünür. daha önce tedavi görmüş bir insan bir daha ilaç kullanmak istemez, çünkü bunun bir sonu olmadığını bilir. bir ilaca başlandı mı aylarca kullanmak gerekir ve kişi bu tip bir ilacın bağımlısı olmak istemez. ancak zorunlu kalındığı takdirde mecburen kullanılır. kişi bu durumdan kurtulmak için yaşam tarzını değiştirmelidir. ancak bu o kadar da kolay değildir.
hayatın normal akışındaki zigzagların arasında geçen süreç depresyondur.başı ve sonu agresyondur.bu zigzaglar 1 dakika içinde de yaşanabilir bir sene içinde de.yani her sey kafada biter bir dakika da olsa bir sene de.
bütün gün bilgisayar açık kalmasına sebep olan, en samimi arkadaslarına bile canını sıkan şeyin ne olduğunu anlatamamak, anlatmanın işe yaramayacağını düşünmek kendinle bile konuşmaktan vazgeçmek dersleri sermek, calışmamak icin sebepler yaratmak, uyuyamamak uyumamak için türlü sebepler bulmak en sonunda başlarim böyle depresyonun ızdırabına dedirten bazi otoritelere göre kişinin hayatına belirli bir hedef koyamama hali. çabuk gecmesini bekliyoruz..
siyaha siyah,beyaza siyah demek.dünyayı tek renk görmek.o tek rengi de görmemek için tüm gün uyumak.elini ayağını dünyadan çekip,yorganın altına koymak.
aklın ve tüm kontrol mekanizmasının(hayata entegre olmanızı sağlayan her ne varsa) eyvallah deyip kepenk kapattığı zaman süreci.o kepenkler tekrar açılana kadar ,nereye ait olduğunuzu bilemezsiniz.muhtemelen rüyanızdaki ak sakallı dededen medet umarsınız.uyursunuz...uyursunuz...uyursunuz...