uzun metraj çekse ne yapacağını düşündüğüm yazardır, duyuruda bir grilik aldı gidiyor azizim. e ne güzel, kullanılmalı tabii, ona bir lafım yok.
ama cidden merak bu benimki.
başta kafka olmak üzere edebiyat alanında önemli sayılabilecek her türlü kişiye karşı hayranlığını, olabilecek en yüzeysel biçimlerde yapıtlarına yansıttığını gördükten sonra, farklı dönemlerde yazılmış şiirlerini okuyup o dönem içinde en çok hangi yazara kafayı taktığını anlamayı boş vakitlerde başa üşüşebilecek olan sıkıntıları kovuşturmak için çok eğlenceli bir oyun haline getirebileceğiniz, pek güzide yazar/yönetmen kişisi, tanrının her türlü sanat dalına en büyük şakası. bunun yanında beni, takınmak için pusuda beklediği "meyve veren ağaç taşlanır" tavırlarından korktuğum için filmlerinin komik bir biçimde "kral çıplak" masalının hayatımıza basit bir yansıması olduğuna inandığımı söylemekten çekinir hale getiren, "bilinmeyen tanrı" narcissus.
benden daha ukala olabilecek ender insanlardan, kıskanıyorum bu yönünü. gerçek anlamda "sanatçı ruhlu". kendi doğrularını kendi içinde yaşayan, yargılayan, kendi hatalarını da kendi içinde bir şekilde eritmeyi bilen insan. herkes tarafından anlaşılamaması normal ki zaten onu özel yapan yanı da bu. her ne kadar "gri, gri" diye tutturmuş olsa da, renkli bir ruha sahip aslında fakat kendisi bunun farkında değil. bayağı, ilkellik kokan tartışmalara prim vermeyen güzel kişilik. yeri gelmişken, eksiltili cümlelerde konur üç nokta. muhalefete devam edersen sağlam dayak geleyo, haberin ola yıwrım.
"bana bir silah verin yoksa öleceğim
ölemem dediğim tüm fahişelerin altında
bir fotoğraf çekeceğim , eteği havalanacak
bana şey verin, yoksa döneceğim
dönmem dediğim öteki cinsiyete
nasıl küstüysem 14 eylüle
küserim öyle herkese"