daha 25 yaşında gencecik bir insanın, türk halkı ve köylüsü uğruna devrime giderken - gene o köylülerin ihbarı sonucu - yakalanmasıyla neticelenen girişiminin neresinde halka ve köylülere tepeden baktığını ben onlarca kitap okumama rağmen bilmiyorum ve hiç de okumadım böyle saçma sapan bişeyi açıkcası.
deniz gezmiş' e bu güzaf önermeyi söyleyenlere seslenmekte fayda vardır.
çok sığ, anlamsız, gerçek dışı örneklerle dolu bir söylemdir. yabancı dil bilmek devrimci olmanın bir ön şartı hangi dünya ülkesinde olmuştur ben bilmiyorum. ayrıca deniz gezmiş'in hangi köylüye tepeden baktığını lafta bırakmak yerine açıklamak gerektiği kanısındayım.
kısmen doğru önerme. zira hakkında her şey söylenebiliyor ama en mesnetsiz önermede bile "devrimcidir" yerine başka bir ibare konul(a)muyor. belki de kitap yazacak vakti bulamadan daha yirmili yaşlarında asılması bu yüzdendir. devrim yapacaklarından korktu büyükleriniz ama siz korkmayın. kurduğunuz ve kolladığınız bu bozuk düzen daha çok sürer.
en az bir yabancı dil bilen, prezentabl, b sınıfı ehliyete ve sürüş tecrübesine sahip, lisans mezunu elemanlar arayan insan kaynakları departmanı ağzıyla "tam bağımsız türkiye" diyen birine desteksiz sallayınca giydirmiş olmuyorsunuz, sadece komik olyorsunuz.
farklı olmaya gayret gösterip dikkat çekmeye çalışmadüşüncesidir.bilmeden,okumadan,anlamadan,anlamaya çalışmadan,yapılanlara yaşananlara saygı göstermeden,dünyaya at gözlükleriyle bakarak yorum yapmaya çalışmaktır.
nihai son:rezil olmaktır.
kendisi balon olan bünyelerin meşhur olmak için ortaya attığı son saçmalıktır. daha ömrünün baharında öğrenci iken idam edilmiş bir insandan devrim üzerine kitaplar beklemek ne kadar saçma onun kararını siz verin. herhalde başlığı açan yazarımız daha anne karnında iken bir kaç kitap yazmış bir şahsiyet.
ayrıca devrimci kişiliğin göstergesi olarak yabancı dil bilmeyi koşul kabul eden kişinin deniz'i ve devrimi ne kadar tanıdığı da tam bir muamma. adamlar kapitalizme ve onun uşaklığına karşı çıkarken; birisinin çıkıp onlara siz niye onlara uşak olup onların kültürleriyle yaşamadınız demesi komik gerçekten. zaten eğer adamlar başarılı olsaydı, ingiliz ve amerikan zihniyeti senin ülkeni bu kadar esir almayacaktı canım benim.
ayrıca madem ki ortaya çıkmamış sağ görüşlü entellektüeller var. o zaman sormak lazım. madem ülkeyi sağ zihniyet yönetiyor; niye bunları araştırmıyorlar? veya bizzat başlığı açan şahsiyet neden bunları ortaya çıkarma çabası gütmüyor? şahsen ben öyle gizli kalmış kafatasçılarını bilmiyorum. onların son kırıntıları da mafya davalarında başrol oynuyor bugün memleketimde.
böyle bir önermeyle karşıma gelecek insanlara -şayet birilerinin multi hesaplarıysalar- güler geçer, yazıdaki ironileri kale direği yapıp arkadaşlarla alman kale oynarım. değillerse de onlara prima baby falan kullanmalarını öneririm. benim dayımın 3 yaşındaki oğlu kullanıyor, sıçtığında da poposu tahriş olmuyor. en azından popoları tahriş olmasın bebelerin.
lan yoksa bazı oluşumların gençlik kolları falan çok mu başarılı bir çalışma yürütmekte? neyse, allah(baş harfini büyük yazamadım, sözlük izin vermiyor, en azından rengi çaktım ki, eksilenmesin hahahah) kerimdir, değil mi lan... lan ?!
doğru tespit. savundukları doğrudur yada yanlıştır bunlar göreceli şeylerdir. fakat herkesin görebileceği bir şey vardır ki deniz gezmiş henüz 25 yaşında idam edilmiş bir türk gencidir. ilk gözaltına alınış tarihi 1968 yani henüz 21 yaşındayken. daha sonra takip eden yıllarda birçok eylemi organize ediyor. idam edilmesi elbette ki yanlıştır, 25 yaşında ömrünün baharında bir insana kıyılmamalı idi. fakat şu da var ki "denizlerin yolu vs.. vs.." şeklindeki söylemler dangalakçadır, abesle iştigaldir vs.. dir. 21 yaşında eylem yapmaya başlayan bir genç 25 yaşına kadar 4 yılda ne kadarlık bir birikimin sahibi olabilir ki? deniz gezmiş bir referans noktası olamaz. yeterli birikime sahip olamamış gençlik ateşi ile o dönemin eylemlerine katılmıştır. 21 yaşındaki bir insan devlet kararlarını eleştirebilir. yönetim şeklini eleştirebilir ama bu eleştiriler kişi yeterli düzeye erişinceye kadar dikkate alınmaz. alınmamalıdır. bu ciddi bir iştir. çocuk oyuncağı değildir. nasıl ki 21 yaşında bir insan prof olamayacağı gibi 21 yaşında bir insan da referans noktası olamaz olmamalıdır. eğer günümüzdeki gibi oluyorsa bu birtakım insanların şişirmesidir, pohpohlamasıdır, akademik bir dayanağı yoktur, slogan ağzıdır. neyse ülkesi için iyi birşeyler yapmak isteyen önce işini en iyi şekilde yapmalıdır. 25 yaşında bir insanın devrim gerçekleştirmesi garip değil mi? atatürk ne kadarlık birikime sahipti? kaç savaş gördü nasıl bir eğitim aldı? kuvvetli bir değişiklik için yeterli birkimi vardı ki atatürk ün bunu yaptı. peki deniz? kendine yazık etti. ömrünün baharında birileri tarafından harcandı. ki denizin katilleri idam edenler kadar onu gaza getirenlerdedir. adam hukuk öğrencisi işte bırak okulunu okusun. tabi birde ateşten gömlek giyenler vardır:
fatih sultan mehmed'in istanbul'u fethettiğindeki yaşı, mustafa kemal'in devrim planlarını oluşturduğundaki yaşı gibi bir sürü tarihsel örneği düşünürsek "bıkvıkvık çok gençti küçüktü sübyandı ufacıktı, bilgi birikimi yoktu" demek abestle iştigaldir... varsayalım ki doğru bir yaklaşım o "çok cücüktü" muhabbeti, o zaman sen kimsin de konuşabiliyorsun, bilgi birikimin nedir? gibi sorulara maruz kalabilir insanlar. rimbaud mesela, 16-17 yaşında yazdığı şiirlerle dünya şiirinin gidişatını değiştirmiş ve sonra da şiirden elini eteğini çekmiştir. tarih bu örneklerle dolu; aklın yaşta değil başta, aydınlık bir görüşte ve at gözlüksüz bir hayatsal tavırda olduğuyla...
ancak 3 maymunu oynayan zihniyetteki birinin yapabileceği önermedir.
görmeyen,
duymayan
ve söylemeyen.
-söylese bile kendi diliyle değil,teslimi olduğu ülkelerin dilinde onların gördüğü gerçeklikle söyleyebilen -
ayrıca bilmeyen,görmezden gelen birinin diyebileceği bir önermedir.
ben de bu önermeyi yapan kişiye araştırmasını,öğrenmesini ve düşünmesini öneririm.en çok da düşünmesini ...
saçma ve gereksiz bir düşünce müsvettesinin aşağılık bir biçimde dile geldiği durumun lafa dökülmesidir. solu ve devrimi öğütememiş midelerin dikkat çekeyim de nasıl çekeyim dediği abartı noktasının doruk kısımlarına ulaştığı gereksiz tespitimsi şeydir.
(bkz: ybsg)
mustafa kemal'in dediği kahramanı kadar gafili de bol bir milletiz özlü sözünü bir kez daha doğrulayan sözde başlık cümlesidir. fikirlere fikirle tutarlı mukabele veremeyen acziyetin, hakaret yolunu tercih eden trajikomik tezahürüdür.
bir an olsun bu cümlenin doğru olduğunu varsayalım.
buna rağmen, adamı devrimci kabul edip, etrafında toplanmış, fikirlerini benimsemiş insanlar var.
bu kadar insanı bir şekilde "kardeşlik", "aydınlanma" adı altında toplamış.
sömürgeciliğe karşı koymuş.
tam bağımsız türkiye demiş.
bu yüzden bile "balon" deyimi yakışıksızdır.
yukarıdaki en sığ anlatımdır, zira ben de "derinine" inecek kadar okumadım, bilmiyorum deniz gezmiş'i.
bu kadarını söyleyebiliyorum, sırf bu yüzden bile sizin tahammülsüzlüğünüzdür o bir şeylere.
artık nelere bilemiyorum.