at gibiyken elinde liv tyler -canım benim yaa,yine bir kötü oldum bak ismini yazınca- fotografı ile estetikçiye giden hatun, sonrası baya güzel olmuştur ama nereye kadar..doğal olmadıkça anlamı olmaz, buna inanmamı sağlayan yapay güzellik..
(bkz. urban legends)
dün gazetede okuduğum magazin haberine göre boynundaki ve dizlerindeki morlukların ne olduğunu soranlara fütursuzca seviştim cevabını veren temiz kalpli insan kişisi
büyük iskender filminin oyuncuları ile röportaj yapacağım diye amerikaya gidip skandallarla dönen, "peki ben artık sormaya başlıyorum" repliğini hafızalara kazıyan güzel bayan.
estetik cerrahlara gidip liv tyler'ın resmini göstererek beni buna benzetin demiş diye söylentiler dolaşır durur. ayrıca bu halinden önce bir magazin programında muhtemelen televoledir bizzat görmüştüm kendisini ve şöyle bir olay olmuştu.
deniz akkaya mikrofonu eline alıp etraftan geçen halktan kişilere deniz akkaya'yı tanıyor musunuz diye soruyordu ve herkes hayır demişti ve çok bozulmuştu. tabii ki o zamanlar böyle bir güzellik abidesi değildi ya da o sorduğu insanın hayallerini ya da abartıya dökersek işi fantazilerini süslemiyordu.
bir cengiz abazoğlu defilesi sonrası, ingiltere prensi william tarafından pek bi beğenilen kadın .
allem etmiş kallem etmiş , fotoğraflarının prensin eline geçmesini sağlamış , prens taa istanbullara bir arkadaşıyla haber uçurmuş , ama niyeyse bu ilşkinin gerisi yalan olmuştu .*
axl rosela aynı araca binmiştir fakat deniz akkaya otele gitmek istemiş, axl rose ise eğlenceye devam etmek istemiştir bu yüzden de kavga edip arabadan inmiştir. deniz akkaya da avcunu yalayıp tıpış tıpış evine dönmüştür.
(bkz: her kuşun eti yenmez)