bugün mesajlarıma verdiği geç ve kısa yanıtlar yüzünden bir daha kendisine mesaj göndermeyeceğim yazardır.
halbuki ilk zirvesinde gayet de iyi anlaşmıştık.
zirve arkadaşlıkları böyle işte, 2 gün sonra bitiyor.
kendince beni tanımıyor ayaklarına yatıp bunu mesajlarında da vurgulayan yazar.
bu da son nickaltı girimdir.kendisiyle ilgilenmeyeyim de görsün o zaman gününü.
tanımıyormuş*,hıhh.
herkesten çokça muhabbetini duyduğum, fotoğraflarını gördüğüm, yazdıklarını okurken gülümsediğim yazar. yüzünde tanıdık bir ifade var benim için, sanki hep vardı, ben onu hep tanıyordum gibi.
o uyudu ben kitap okudum. persepolis. sonra uyandı, gülümsedi bana. sonra ben uyudum, müziğim oldu o. gitti sonra. gitmesin istedim ama gitti. anahtarım varmışmış nasılsa.
öyle olmasa aslında, ben çalışsam, ona baksam. o bana yemek yapsa. böyle olsa hayat.
bildiğin deli. yemeklerini yapma ve çoraplarını yıkama karşılığında henüz yüzümü bile görmemişken beni evine almaya kabul etti. bu durumu neye yoracağımı bilemedim; ben de deli olduğuna karar verdim.