|
|
- iced earth ile blind guardian ın ortak çalışması.. aşmış parçalar barındıran albüm..
(bkz. fiddler on the green)
(bkz. my last sunrise)
- 2000 yılında piyasaya sürülen aynı isimli proje grubunun albümü.
vokal: hansi kursch*
gitar/bas: jon schaffer*
gitar: jim morris
davul: mike prator
- ilk albümlerindeki başarıyı tekrar yakalayamamış,muhtemelen de yakalayamayacak görünen blind guardian ve jon schaffer ortak projesi.fiddler on the green herkese tavsiyedir.
- gönlümdeki yeri belki abartılı olacak ama blind guardianı geçmiş,iki albümleriylede takdirimi hayli hayli kazanmış şefer-hansi şaheseri.zorla kara kuleyi okutacak tembelleşmiş bünyeme,o derece güzel,o derece saf power metal.
umarım daha albümler yaparlar ve gene yaptıkları işin üstüne birşeyler eklemeye devam ederler.genel kanı ikinci aldümün ilkinin yanında gölgede kaldığı ama,kesinlikle ikinci albümleri birincisinden iyidir.
(bkz: touched by the crimson king)
"all hail to the gunslinger
praise to the dinh and the king."
- hansi'nin tavan yaptığı çalışmadır. o ne nağmedir öyle ya. ibrahim tatlıses yapamaz onu...
- (bkz: http://www.demons-wizards.com/)
(bkz: http://www.demonsandwizards.de/)
- (bkz: wicked witch)
(bkz: crimson king)
- iced earthın dıgıdık dıgıdık havasının hansinin vokalleriyle birleştirilmiş olduğu blind guardian kadar başarılı olmasa da fiddler on the green ve down here i am gibi etkileyici parçalarıyla kendisini sevdirmiş power metal ortak yapımı
- beni ben yapan albümlerden biridir bu. ilk çıktığı zamanı hatırlıyorum william wallace gibi efsane olmuştu. iced earth alt yapısı, hansi vokalleri ve karanlık atmosferi... heaven denies, poor man's crusade, fiddler on the green, the whistler, my last sunrise... adamlar yapmış.
(eolys, 11.07.2007 23:23)
- kara kule serisini okuduktan sonra bu ikinci albümleri olan touched by the crimson king albümünü dinlemek gerekiyor. şarkılar o zaman daha bir bağlıyor kendine. down where i am, dinlediğim en iyi şarkılardan biridir. ilk dinlediğimde çok etkilemişti beni. bu albümdeki seize the day şarkısı kara kuleyi okuduntan çok süre sonra ölü ozanlar derneği filmini izlerken "seize the day" yazan bir kağıt görmemle birlikte tüm hikayenin birden gözümün önünden geçmesine neden olan bir şarkıdır.
ayrıca ilk albümlerinde bulunan my last sunrise şarkısının son kısmı oldukça eğlencelidir.
önce
hear no evil, speak no evil
see no evil, feel no evil
dream no evil, fear no evil
touch no evil, taste no evil
derken bu sesin arkasında yavaş yavaş
all ı see and hear is evil
all ı think and feel is evil
sözleri beliriyor. bir süre sonra bu sesler eşitleniyor. birbirine karışıyor. sol taraftan ilk kısım sağ taraftan ikinci kısım geliyor. şarkıyı sevme nedenlerimden biride bu son kısımdır.
|