29 yıl önce yapılan bir darbenin evlere şenlik anayasası ile yürüyor ülkenin hukuku, ne acı.
ne kadar acı yerdeki karıncanın gökteki kuşun canını acıtan bir darbenin sefil mirasını yüzünün tam ortasında bir yara izi gibi taşımak.
o anayasayı vareden dimdik doğrulduğu silahlı gücünün ardından yaklaşık 9 yıllık bir istibdat yaşatmıştı ülkeye ama heyhat o istibdat sadece 9 yılla sınırlı olmadı, ilelebet payidar kalacak türkiye cumhuriyetinin şu ana kadar 29 bundan sonrası meçhul yıllarının da üstüne kara bir perde indirdi.
biz darbeleri, büyüklerden kan gözyaşı acı filan olarak dinledik en çok, zannettik ki darbe bir gecede olur ve neticesinde insanlar alınır, insanlara işkence edilir, insanlar tutsak edilir, insanlar idam edilir ve bununla sınırlı kalır yani ateş sadece düştüğü yerde yanar ve söner sonra..
halbuki darbe yapanlara her tür yasal güç verilmişken, hani o çok meşhur "bir gecede her şey halloldu tek silah patlamadı daha sonra" mottosuna geçebilmek için -bir yüksek paşanın ifadesi ile- şartların olgunlaşmasını bekleyen ve paşa keyifleri ne zaman çekerse o zaman ülkeyi tekellerine alan
bizim çocuklar sadece günle ya da yılla ya da ilk on yılla sınırlı kalmadılar.
neyse kitaba gelelim, ben kitabı çok ama çok önemli buldum
okurken yüzüm buruştu, canım sıkıldı, vay aq dedim, bu kadar mı dedim, ufaktan güldüm filan
ama dedim ya çok önemli geldi bana bu kitap neden bilmem hoşlandım bu kitaptan demek anti-demokrat bir söz olacakmış gibime geliyor da diyemiyorum.
bu kitap vesilesi ile, darbenin özgürlüklerin üzerini örten ne menem bir örtü olduğunu, o "ama nabeer bu anayasa %92 ile kabul edildi"nin arkasında dönenleri, demokrasiye ite kaka emir komuta zinciri içerisinde geçişi, yasakları, döneklikleri, darbe şakşakçılarını, köşe yazarlarının korkularını, gazete kapatmaları, yazar tutuklanmalarını, hapishaneleri, o dönemin yandaş medyasını (mesela milliyet desem), yandaş yazarlarını (mehmet barlas desem) görüyor insan
neyse çok uzatırım da kitaptan bir iki notla bitireyim uzatmadan;
- yapımıza ve stratejik konumumuza uygun bir anayasa yapmak zorundayız. 61 anayasası bize bol geldi. biz hiç bir zaman hiçbir yerde yeni anayasa 61 anayasasından daha fazla özgürlük getirecek demedik.
kenan evren29.08.1982
- eski abd dışşleri bakanı haig'e bakın ne demiş
"atatürk'ün ruhu evren'de yaşıyor"
yaşaaa!
- milliyet gazetesi yazar ve yöneticileri, 12 eylül harekatının bilinçli ve yapıcı, en etkili ve samimi desteği olmuşlardır.
metin toker
- yeni sivil demokrasiyi yaşatmak konusunda, türkiye geçmişe oranla daha şansşlıdır. halkın büyük oranlı onayı i,le cumhurbaşkanı seçilen sayın evren, yeni dönemim teminatıdır. kişiliğe dayalı ağırlığın büyük önem taşıdığıtürk siyasal yaşamınd, inönüden sonra doğan boşluk evren ile doldurulmuşa benziyor.
mehmet barlas 25.11.1982