demokrasi kavramı: demokrasi,halk iktidarı demektir. yani,halkın kendi kendini yönetmesidir. özgürlük ise başkası tarafından yönetilmeme demek olduğuna göre özgürlük ve demokrasi içiçe geçmiş iki kavramdır. ideal anlamda bir özgürlük,demokrasiyi gerektirir. ideal özgürlüğe ulaşmak,demokrasinin amacıdır. insan haklarına insanların ulaşması pek çok olumsuz tecrübe sonunda gerçekleşmiştir
uygulaması imkansız ütopik kavram.hükümetler siyasetçiler istediği kadar değişsin düzen değişmez.bunu sağlayanda demokrasi aldatmacası.halk kuru kalabalıktır.medya tarafından yönlendirilebilir her türlü provakosyona açıktır.halk kolay unutur,hatırlamaz...
"hiç ahmak insanlar akıllı insanları seçebilirler mi? 500 tane akılsız insan 1 tane akıllı insanın verdiği doğru kararı verebilir mi?" hitler hatırladığım kadarıyla yaklaşık olarak böyle diyordu kavgam da.yani halk kendisine benzeyenleri seçer.genelde halk kötüyse ya da cahilse kötü ya da cahil kendileri gibi birileri tarafından yönetilir. ayrıca hangi hükümet gelirse gelsin işler hep aynıdır, değişen sadece kişiler olur.demokrasilerde çare bulunmaz...
kapitalizmin görüntülerinden birisi. burjuva iktidarını saklamanın en kolay yolu. sanki halk yönetiyormuş gibi yapılması. aslında parası olmayanın konuşamadığı, seçilemediği ve seçemediği; parası olanın susmadığı, koltuğu terketmediği, her istediğini gerçekleştirdiği yönetim biçimi. sorulması gereken bir soru var kimin demokrasisi? mutlak demokrasi yoktur birilerinin demokrasisi vardır. eski yunan'da köleler ayak işlerini yapar aristokratlar seçer ve seçilirdi buna demokrasi denmişti. şimdi işçiler ayak işlerini yapıyor sermayedarlar seçiyor ve seçiliyor. ve buna demokrasi deniyor!
10 kişi ıssız adaya düşer.oylama sonucu bir çumhurbaşkan seçerler.adada var olan tek palmiyenin altında yeni seçilmiş cumhurbaşkan oturur.ondan sonra anayasa,insan hakları, söz hakkı, özgürlük ve bunun gibi saçmalıklar icat edilir. ve ondan sonra açlıktan herkes ölür,çünkü az nüfüs ve doğal kaynak olmadan demokrasi inşa edilmez.işte demokrasi budur.
yönetim şekillerinin içinde en ütopik olanıdır. doğduğu şehir olan atina'da bile sadece vergi veren erkekler oy verebilmekteydi. kadınlar,köleler,yabancılar bu yönetime katılma hakkından mahrumdular. bu kadar 'demokratik' doğmuştur işte bu kavram.
başka bir yönetim şekline dönüşmesi çok kolaydır. aristokrasi ve desptizm arasında gider gelir. çünkü çoğunluğun toplumu yönetmesidir. toplumun kendi kendini yönetmesi mümkün değildir. imkansızdır. yalandır. eşitlik amaçlanır. özgürlük amaçlanır. ama günümüzde en modern ülke bile demokrasiyi gerçek anlamda sağlayamaz çünkü bu dünyada kimse eşit değildir.* özgürlük de çoğunluğun çizdiği tablo içinde at koşturabilme özgürlüğüdür.
batılı ülkelerin (özellikle amerika'nın)uygulamadığı,kendilerine uyarladığı; ama bizi ''sınır tanımazlık'' şekliyle uygulamaya zorladığı kavrama verilen isimdir.
demokrasi halkın iradesine dayanan bir yönetim şeklidir.halkın kendi kendini yönetmesi halkın ecelini dahi kendisi seçmesi demokrasidir aslında.başkanını halk kendisi seçer.tüm ülkeyi lgilendiren kararları protesto etme hakkına sahiptir.amerikanın ırakta uyguladığı da avrupa standartları içinde kalmış demokrasi şeklidir.
“demokrasinin bir hoşgörü ve uzlaşma rejimi olduğu doğrudur. hoşgörü olabilmesi için de ‘kendinden farklı’ olana, farklı düşünene saygı gerektirir. ama sizin farklılığınıza saygı göstermeyene, demokrasiyi yıkmaya çalışana saygı göstermek demokrasiyi güçlendirmez. demokrasiyi yozlaştırır. demokrasi karşıtı davranışları özendirir!”
ahmet taner kışlalı
trt 2'de genelde eski sosyalist ülkeleri gezerek belgesel sunan, banu avar'ın bir programında tarifini duyduğum şey.
yine eski sosyalist ülkelerden birinde bir okulun müdürüyle yapılan röportaj.
-zorunlu eğitim kaç yıl?
+3 yıl.
-eskiden kaç yıldı?
+eskiden sekiz yıldı.
-neden böyle oldu?
+eskiden komünistler vardı,gelip herkesin çocuğunu okula zorla kaydederlerdi,defterini kitabını herşeyini verirlerdi sekizinci sınıfa kadar okuturlardı.şimdi demokrasi var isteyen çocuğunu yollamıyo...
yanlış anlaşılmak için kasılan kavramlardan bir tanesi daha. demokrasi insanın kendine yakışanı giymesi değildir. demokrasi insanın her istediğini yapabilmesi, her istediğini düşünüp söyleyebilmesi değildir. demokrasi belirli kurallar çerçevesinde, belirli çizgiler içerisinde insanın dilediğince düşünebilmesi, düşüncelerini başkalarına aktarabilmesi ve genel kabul gören düşüncelerin uygulanması sistemidir.
söylendiği gibi demokrasinin sınırları ve çizgileri vardır. temel hak ve hürriyetlerdeki temel sınırlar, diğer insanların temel hak ve hürriyetleridir. demokrasinin ilk sınırı budur.
yani demokrasi aslında o meşhur "halkın tiranı seçmesi" durumunda afallayan bir sistem değildir. önce temel hak ve özgürlükler vardır, sonra çoğulculuk gelir. bir ülkedeki insanların çoğunluğunun hırsızlığı serbest ve meşru kılmak istemesi, demokrasinin hırsızlığa izin vermesini gerektirmez. bu tüm diğer temel hakların tecavüzüne geçerlidir. bir tiran seçilse bile belirlenen seçim süresi sonunda yeniden seçilmesi gerekir kendisinin. ben seçildim tamam olay bitmiştir seçimleri iptal ediyorum diyemez.
aslında hiç de o kadar iyi bir şey değildir. zira insanlara her dediğinize karşı olma hakkı verir. siz bir şeyler söylersiniz, hemen itiraz eder; "öyle olmasın, böyle olsun." der. sizden yana taraf olmaz. giri girersiniz. beğenmez eksi verir...
demokrasi aslında hiç de o kadar iyi birşey değildir...
herkesin özgür olduğu ilkesine dayanan demokraside yetkiler doğrudan veya coğu kez olduğu gibi kuvvetler ayrılığı yoluyla ve temsil esasınca kullanılır.