atom numarası: 26
ağırlığı: 55kg.
id numarası: 050020032
bölümü: maden mühendisliği
cinsiyeti: erkek
dönem: 3
gözetim durumu: 3
medeni hali: (bkz. bekarımsı)
gezegen: mars
burç: aslan
renk: kırmızı
bulunduğu yer:hemoglobin
simgesi "fe" olan , atom numarası 26 olan , kütle numarası 55.847 olan , periyodik cetvelin 4. periyodunda 8b grubunda bulunan geçiş elementi olan metal özellikli element.
simgesi: fe
grubu: 8b (geçiş elementi)
atom numarası: 26
bağıl atom kütlesi: 55,847
oda sıcaklığında: katı
erime noktası: 1535°c
kaynama noktası: 2750°c
yoğunluğu: 7,874 g/cc
keşfi: bilinmiyor
atom çapı: 1,72 å
elektronegatifliği: 1,83
elektron dizilimi: 1s22s2p63s2p6d64s2
yükseltgenme basamağı (sayısı): 2, 3
radyoizotopları: yok
bakır ve tunçtan çok daha zor eritilebilir olan metal.ne var ki antik çağda suriyenin şehir devletleri ve egedeki akalar;demirin kullanım alanının bakıra üstün gelmesiyle beraber medeniyetlerini hiç toparlanmayacak üzere kaybetmişlerdir.yani tekniksel ilerlemelere ve metaya olan katkısı özellikle sermaye yönünden çok daha fazla olmuştur.
teknelerde çapa adı da verilen, duraklamak amacıyla kullanılan araç gereç. kullanılacağı zemin yapısına göre değişen tiptedirler; balıkçı demiri, pulluk demiri, danfort demiri ve marten demiri
çeliğin ana bileşeni olmak suretiyle sanayide ve hayatımızda oldukça önemli rol oynayan metaldir. yer kabuğunda %5 civarında bulunur,fakat çoğunlukla oksijenli bileşikler şeklindedir. işlenilebilecek saflıkta demir elde edebilmek için yüksek sıcaklıkta işlemlerden geçirilmesi gerekir.
insan vücudunda toplam 4 gr. kadar bulunmasına karşın biyolojik yönden oldukça önemli ve eksikliğinde ciddi sorunlarına yol açan bir elementtir. bu özelliği uzun yıllardır bilinmektedir. eksikliği özellikle büyümenin hızlı olduğu küçük çocukluk ve ergenlik çağı ile hamilelik döneminde ortaya çıkar. kadınlar doğurganlık dönemlerinde adet kanamaları ile kan kaybetmeleri sonucu demir eksikliğine girebilirler. ayrıca yiyeceklerin demir içeriğinin düşük ve emiliminin de güç olması eksikliğinin ortaya çıkışını kolaylaştıran faktörlerdir.
besinlerle alınan demirin ortalama koşullarda ancak % 10 kadarı barsaklardan emilebilir. bitkilerde (nonheme demir) ve yenilen ette (heme demir) bulunan demir yapısal olarak farklıdır. hayvansal kaynaklı olan heme demir daha iyi emilir. karışık olarak beslenildiğinde nonheme demirin de emilimi artmaktadır. bu durum vejetaryenlerin karşılaştığı bir diğer önemli sorundur. tahıllardaki fitatlar , bazı sebzelerdeki oksalatlar demiri bağlayarak emilmesini engeller.
alınan demirin emilme oranını vücut açısından iki mekanizma belirler. bunlardan birincisi vücut depolarının doygunluk derecesidir. diğeri de kemik iliğinin aktivite hızıdır. yani vücuttaki demir depoları yeterince dolu değilse ve kemik iliğinde aktivite artmışsa barsaklardan emilim oranı artar. demirin emilme işlemi 2 ila 4 saat süren yavaş bir eylemdir. iki değerlikli ferrous formu üç değerlikli ferric formuna göre daha iyi emilmektedir. c vitamini 3 değerlikli demiri 2 değerlikli hale çevirerek emilimin daha iyi olmasını sağlar. emilen demir transferin denilen bir kan proteinine bağlanarak kemik iliği ile dalak ve karaciğere gider. vücudumuzdaki demirin yaklaşık % 25 i ferritin proteinine bağlanarak bir demir-protein kompleksi olarak hemosiderin halinde depolanır. ferritin karaciğer, dalak ve kemik iliğinde bulunur. kandaki ferritin seviyesini tetkik etmek demir depoları hakkında fikir verir. normali 60 - 110 mcgr. dır. plazmanın total demir bağlama kapasitesi ise 100 ml.de 300 mcgr. kadardır. eğer kansızlık varsa kandaki demir (=ferritin) düşük, demir bağlama kapasitesi yüksek olacaktır. ferritin seviyesi ne denli düşükse demir depoları o denli boşalmış demektir.
saf haline ulaşmak çok zordur sebebi çok çabuk oksitlenmesidir. doğada saf halde bulunmaz, piyasada da maliyeti yüzünden kullanılmaz. karbon oranı %0,01 den düşük olanlar saf demir olarak kabul edilir.