hep kullanılagelmiş bir klişe olan bu laf bulunduğu an bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden belkide bir nikola tesla çıkaracak, delileri aşağlayan onlarla taşak geçenlerin götünde bir deprem bombası olarak patlayacaktır.
delilikle dahilik arasında fark yoktur. delilik dahiliğin bir sonucudur*. dahiler kendilerini ifade etmekten o kadar yoksunlardır ki etraflarındaki insanlar onların dehalarını göremezler ve ona deli yaftası yapıştırırlar. eee sana da hergün "delisin" deseler sen de delirirsin
kendisine deli denilen ,nispeten uyanık insanların savunma olarak kullandıkları,özünde ben aslında dahiyim denilmeye çalışılan,ama ince çizginin unutulduğu,yani deliliğin dahilik sınırı olduğu ama dahilik olmadığı gerçeğini bünyesinde barındıran ,aldatmacalı cümledir
bir gün berberde saç kestiriyor idim. ki bu doğal. sonra ilk defa saçımı kesen ve hayatıma o anda giren yarı-psişik berber sercan abiyle tanıştım. birşeylerden bahsediyordu. aynadan takip ediyordum kendisini. saçları beyaz ve havaya dikilmiş olsa çılgın fizikçi olduğuna bahse girerdim. hayatıma bu "delilikle dahilik arasındaki ince çizgi" deyimini sokuşturanda odur. oktay sinanoğlu için kullanmıştı yamulmuyorsam bu söz öbeğini. ki ben o sıralar bu şahsı pek tanımamakta idim. ne yalan söyleyeyim gündeme her daim uzak kalabilen biri olarak pek fazla bilgim yok hala kendisi hakkında. sonra sercan abi saç kesimini bitirdi. eve gittim. yağmur başladı. dışarı koştum. ben çıkınca yağmurda coştu. benim olduğum yerlere daha bir sert, efendime söyleyeyim daha bir iri taneli yağmaya başladı. berbere gittim. gittik sercan abiyle beraber puding aldık muzlu. sütle karıştırıp yerken asker kaçağı olduğunu öğrendim kendisinin. anlattıda anlattı. sonra bir gün askere gitti. bir daha da görmedim kendisini.
delilik kavramını anormallik olarak görenlerin dahilik kavramını da anormal görmeye başladığı an kendiliğinden oluşan çizgidir. hafif muhakeme gerektirir.
delilik bir dahinin başkalarının hakkında ne düşündüğünü önemsememeye başladığı andır.başkaları ona deli gözüyle bakarken o sadece konfüçyus gülümseyişiyle bakar çevresine.
hayallerle kabuslar arasındaki çizgiye paraler bir çizgidir.
ancak bu iki çizgi, çakışık olmadıkları için 3 boyutlu uzayda her hangi bir yerde kesişebilir,karşılıklı birer sigara içebilirler.