delikanlılık   

adana çık aradan

  1. erkekler için çocuklukla gençlik arasındaki geçiş evresi.
    (esdora, 26.01.2005 10:11)


  2. deli kanlı olmak , içi içine sığmamak , mert olmak , cesur olmak , güçsüzün yardıma muhtacın namerde karşı yanında olmak anlamındadır aslında.

    ama gel gör ki diziler ile beyni bulanmış memleketimde güçlünün yanında olup güçsüzün yanındaymışcasına görünmek , uzun siyah pardesü giymek , dayılık taslamak , ona buna silah çekmek , mafya olmak anlamına gelmiştir.

    ırkçı falan değilim ama son zamanlarda ortalıkta dolaşan bir olgu ile ilişkili olduğuna inandığım bir kavram haline gelmiştir delikanlılık.kürt kültür emperyalizmi diye tabir edilen , özellikle dizilerde beliren maçoluk kültürüne tekabül eder bu olgu ve sürekli beyne , kültürel kimliğe enjekte edilmektedir.milliyetçi olduğu söylenen kimi topluluklar da bu olgunun bir parçası durumundadır.

    sanırım mafyanın soysuz olmasının getirdiği bir gerçeklikten dolayı yerel değil genel bir kavramdır.ırk , din farkı olmadan herkesin iştirak edebileceği bir davranış halidir bahis edilen.

    sözün özü ;

    günümüzde yükselen değer haline gelmiş öküzlüktür.
    (skuba, 26.01.2005 10:25 ~ 10:27)
  3. (bkz: mükremin ruhu)
    (season of change, 21.12.2005 00:20)
  4. aynalı tahir'in yeniden yazarak literatürümüze kattığı eser.
    (yallahtazyik, 21.12.2005 00:29)
  5. ülkemin en övündüğüm değerleri arasındaydı, lakin artık eskisi kadar delikanlı kalmadığını düşünmeye başladım. daha kavgaya girmeden sustasını çekip gelen 15 yaşındaki çapulcuları görünce diyecek bir şey bulamıyorum.
    (hell isnt good, 09.08.2006 20:17)
  6. köprü dizisinin dün akşam yayınlanan bölümünde, okul içinde çıkan bıçaklı arbededen sonra öğrencilere yapılan konuşmadan sonra delikanlılığın ülkemizde nasıl anlaşıldığı vurgulanmaktadır...

    "eskiden "cesaret" diye birşey vardı yerini "zorbalık" aldı...
    eskiden "yiğit" denilirdi şimdi "delikanlı" deniliyor"

    tarzında başlayan ve devamında kayseri lisesi'nde mezun olanların kaydedildiği defterin 1920-1921 yıllarının karşısında;

    "lise son sınıf talebeleri sakarya savaşı için cepheye gidip hepsi şehit düştüğünden bu öğretim yılında okulumuz mezun vermemiştir."

    yazdığını ve kendileriyle aynı yaşta bulunan bu öğrencilerin "yiğit"liği ile günümüzdeki "delikanlı"lığın arasındaki düşünce, tarz ve mertlik anlayışının farkı gözler önüne serilmiştir.

    delikanlı; tahammülsüz, kendi düşüncesi haricindeki hiçbir şeyi kabul etmeyen, evet dediğine hayır denilmemesi gereken, yoksa her an bir delikanlı! ordusu ile bir kişiye dalabilen ve bu yaptığına doğal olarak delikanlılık diyebilen kişidir.

    delikanlı "yiğit" ile
    delikanlılık "mertlik" ile karıştırılmamalıdır.
    (spoiled, 23.01.2007 11:32)
  7. dante convito’sunda yaşamı böldüğü dört ülküsel aşamanın en verimlisi diye tanımlıyor yirmibeş yaşına kadar uzanan bu çağı. erdemleri de kendisi gibi vaat edici; itaat, tatlılık, utanca karşı duyarlılık ve gövdenin görkemi.

    dante'nin asıl endişesi neydi bilemem ama uyarısını ciddiye almak erdemlerimden birine uyuyor: "bu yaşamın dolaşık ormanlarına giren delikanlı eğer büyüklerince gösterilmezse doğru yolu tutmayı bilemez."

    dante dede belki de, gözünü traş bıçağından uzak kalmış kıllı erkekler arasında parıldayan yeniyetmelere diktiğinden, inferno’yu yazmak zorunda kalmıştır. yine de hocanın talkımına uyulmalı; ve yine kendi sınıflandırmasıyla "yetişkin"ler arasından doğru yolu tutturacaklar seçilmeli. ne olsa “cins-i latif”de dedenin tanımlamalarından.
    (ada blake, 19.02.2007 21:49)
  8. yanlış algılamaların kurbanı kavramlarımızdan birisi...

    delikanlılığın kuralı filan olmaz. delikanlılık özdür. biçim değil.
    jargon, kıyafet, jest, mimik vs. gibi şeyler delikanlılğın ölçütleri olamaz.

    eğer bir 'şey'in meşruiyyeti, mevcudiyyeti ve devamlılığı kurallara bağlıysa ve ancak kurallar sayesinde ona bir değer atfediyorsak zı..mışım ben öyle 'şey'e...

    kuralla kuralsızlık arasındaki ince çizgiye bağlı olamaz delikanlılığın kaderi...

    delikanlılık bir yaşam biçimi değildir. delikanlılık bir zihniyettir. bir algılama şeklidir. yaşamı yorumlama biçimidir. ölümden ve sonrasından ne anladığımızla ilgilidir biraz...

    delikanlılık sigaranın dumanını cool bir dudak hareketiyle üfleyip varlığa dair ontolojik kaygılarla ufka doğru bakmak değildir.

    delikanlılık 33 lük tespihten, siyah takımdan, sivri burun ayakkabıdan, üsluptan, kurtlar vadisinden, peker'den, çakıcı'dan ve türevlerinden çok daha fazla şey ifade eder.

    delikanlılık bir ideolojik hizbin tekelinde değildir olmamalıdır. ama nedense türkiye de böyle olduğu düşünülür...

    bu yüzden ortalık delikanlı olduğunu düşünen şekilci şebeklerden geçilmez...

    delikanlı adam delikanlı olduğunu vurgulama gereğini duymaz.. delikanlı olduğu zaten herkesçe bilinir...
    (geceler kısa dört nala sevişmek lazım, 20.03.2007 22:45)
  9. kadın familyasının da sahip olabileceği bir erdem
    (geceler kısa dört nala sevişmek lazım, 28.03.2007 09:14)
  10. bütün faşistlerin sahip olduklarını düşündükleri vasıf. oysa bendeniz faşiszm ile delikanlılığın asla aynı bünyede biraraya gelmeyeceğine inanangillerdenim
    (geceler kısa dört nala sevişmek lazım, 28.03.2007 09:18)
  11. çanakkale savaşında son bulan kurum yada kuruluş. gerisi fasa fiso.
    (bkz: gerçek delikanlılar conk bayırında kaldı)
    (miyagi san, 05.09.2008 13:17 ~ 13:18)