kendine bazı şok edici şeyleri cesaretle itiraf edip, medet ummamayı öğrenip, bunları dua gibi ezberleyip, yaşananları ona buna anlatıp da gündem haline getirmeyip, yeni limanlara pupa yelken açmak...
unutulamayanın "hatun" değil de anılar olduğunu düşünürsek, yapılacak yararlı işlerden biri bütün bu anıların geçtiği mekanlarda yeni anılar yaratmaktır. örneğin başbaşa pikniğe gidilen bir mekana bu kez kalabalık bir arkadaş grubuyla gitmek veya devamlı birlikte yemek yenilen bir yerde bu kez uzun süredir buluşulamayan bir dostla yemek yemek yeni anılar yaratmak için önemli adımlardır. ama en önemlisi yaşamaya devam etmek ve eğlenmektir, zira hayat devam etmektedir.
bir arkadaşım anlatmıştı; bazı insanların "o da kaka yapıyor, o da kaka yapıyor" diyip aklına konuyla alakalı binlerce mide bulandırıcı fotoğraf karesi getirerek unuttuğunu söylemişti. e böyleleri de olsun ki çeşitlilik olsun değil mi?