- malakan kavimi ve sonrasındaki kars'ın öyküsünü ele alan sinema filmi.her ne kadar garip ve işlenmemiş bir konu gibi görünse de aslında basit bir aşk hikayesi anlatılıyor filmde.tarık akan ve şerif sezer yol'dan sonra ilk kez beraber kamera karşısındalar.büyük emeklerle çekilen bu filmin diğer oyuncuları;zuhal topallevent tülek,korel cezayirli,yeşim ceren bozoğlu.müjde ar'ın "kars gibi bir yerde asla çalışmam" gerekçesiyle kabul etmediği filmdir de ayrıca(umarım asparagastır).filmin en dikkat çekici ve görülmeye değer yanlarında biri ise müziklerini kardeş türküler'in hazırlamasıdır.
(kurdeşendöken, 03.03.2009 03:15)
- duygu yüklü bir yapım.çarpıcı sahneler ve anların bol olduğu gözlerin dolmasına sebep olan ancak bazı noktalarda gerçek dışı olabilecek yaklaşımların olduğu yapım.
(gebesh, 19.04.2009 21:32)
- tarık akan 'ı yıllar sonra sinemaya döndüren filmdir. ayrıca tarık akan'ın yeni projesi ise nazım hikmet'i anlatan bir filmde ünlü şairi canladırmakmış .
(thedill, 20.04.2009 00:14)
- güzel bir film. bir de romantik bir salak gibi görünmek pahasına söyleyebilirim ki alma gibi bir kızım olsun isterdim; öylesine akıllı, öylesine yürekli, öylesine şeker.
(aksamustune dogru kis vakti, 26.04.2009 22:13 ~ 12.10.2009 23:59)
- sırf müzikleri uğruna bile izlenebilir bi film
(moonlight, 26.04.2009 23:00)
- gerçekten çok duygulu adamı ağlatan bir film. içerisinde çok güzel mesajlar da taşıyor aynı zamanda. tarık akan ve şerif sezer'in oyunculukları da harika. holywood filmleri karşısında muhteşem bir film. gidilmeli.
(durağa yaklaşırken stres yapan genç, 27.04.2009 15:34)
- türkiye'de olay olması gerekirden, adı bile anılmamış film. tarık akan ve şerif sezer'in muhteşem oyunculuğuyla renklenmiş inanılmaz kaliteli bir film. ayrıca filmin sonunda ortaya çıkan o yakışıklı çocuğun tarık akan'ın oğlu , o güzel kızın şerif sezer'in kızı olduğunu bilmek insana garip duygular yüklüyor.
(senfonik, 04.08.2009 16:57)
- 46. altın portakal'da şu ana kadar(12 ekim 2009) gösterilen filmler içerisinde en çok alkış alan film. an itibariyle yeni en iyi film dalında favorimdir. aynı zamanda filmin baş rolü şerif sezer de an itibariyle en iyi kadın oyuncu dalında favorimdir.
(bkz: fasafiso altın portakal dan bildiriyor)(fasafiso, 12.10.2009 23:59)
- dün indirdiğim ve yaptığım kısa geçişlerden sonra bile müziklerinin müthiş olduğunu düşündüğüm film.. tarık akan ve şerif sezer'i yeniden birlikte görmek de harika..
bu gece tamamını izleyip naçizane yorumlayacağım filmdir..(kowalski, 14.12.2009 16:51)
- aşk-vazgeçiş-nefret üçlemesi üzerine kurulmuş, insanı karsa gitmeye zorlayan, oyuncularının, senaristinin, yönetmenin hatta tüm ekibin alnından öpülmesini sağlayan muhteşem bir film.
türkiye'de neredeyse adı duyulmayan bu film ( bir gişe filmi olmadığı için haliyle ) umuyorum ki en azından yurt dışında anlaşılacaktır.
filmin yardımcı oyuncularından zuhal topal gündemde yer aldığı karakterlerinin dışında da iyi bir oyuncu olduğunu ispatlamış oldu benim gözümde.
tarık akan'ın içine kapanmış, dışlanmış biraz da kendini dışlamış karakteri oldukça başarılıydı. başrolde olmak için her zaman ön planda olmak, çok konuşmak zorunluluğunu değiştirip bize göstermiş oldu bir kez daha.
şerif sezer'e gelecek olursak bu kadın oscarlık performanslarından birini daha sergilemiştir. kol kırılır yen içinde kalır edasıyla yıllarca yeke kişi'yi seven bu dev kadının yüzündeki onurlu gülümseyemeyi görmek isterdim filmin galasında.(secretisfreedom, 28.12.2009 12:17)
- şu dünyada beni en çok üzen hüzünlü aşk hikayeleri her zaman ırk ya da din farklılıkları yüzünden kavuşamayan çiftlere ait olmuştur. bu film de özünde bunu anlatmaktadır ve beni bir hayli hüzünlendirmiştir. fakat dozunda bir hüzündür. salya sümük ağlatmamıştır ama yüreğimi burkmuştur. komik sahneleri de kahkahalar attırmamıştır ama gülümsetmiştir. ayrıca filmdeki alma gibi bir kızım olsun istemişimdir.
(kido, 06.01.2010 23:34)
- lanet olsun bu ülkeye dedim filmi izlerken. lanet olsun recep ivedik saçmalığını 4 milyon kişi izlerken, fragmanı çıktığı gün herkes tarafından izlenip yorum yapılırken, bu muhteşem filme verilen değere daha doğrusu verilmeyen demeliyim. bizim hayat damarlarımızdan biri kopmuş efendim çoktan.
filmi izlemeden ne demek istediğimi eminim kimse anlamayacaktır. bir yerde denk gelirseniz atlamayın, lütfen izleyin.(çıtırpaneharcı, 16.01.2010 02:22)
- gece saat 03,00 da izlediğim ve izlemekte geç kaldığımı düşündüğüm muazzam bir film.
tarık akan ve şerif sezerin oyunculuğuna hayran kalmamak elde değil. bundan önce ki yorumlarda da söylendiği gibi gerçek dışı sahneler yok değil fakat bu bile leziz durmuş. alma adında ki şeker mi şeker kızı, ciğerli köy halkını, bağlamaları ile atışan aşıkları büyük bir keyifle izledim. o kadar keyifliydi ki oyuncu kadrosunda yer alan, desti izdivaç programının sunucusu zuhal topal dahi sevimli geldi.(tugche, 29.01.2010 17:50 ~ 13.03.2010 02:51)
- tarık akanın cebinden katkı yaparak bütçesini desteklediği filmdir. amatör oyuncuların biraz sırıttığı ama filmi izlerken bunu pek takmadığınız da bir filmdir. filmi izlerken genelde yapılan oyunculuk hatalarını, senaryo bozukluklarını, hikaye kopuklukları aramayı bu filmde yapmıyorsunuz. niye bilmiyorum. ben izlerken başta bu sırıtmış dediğim insanlar daha sonra çok içten gelmeye başladılar. filmin havası ,suyu insanı böyle düşünmeye itiyor, hep duyduğumuz hikayelerden, bildik tanıdık geliyor, onun için de güzel oluyor.
(bacanga, 09.02.2010 18:08)
- dışlanmış insanların iç burkan bir şarkısı var filmde. mişka (tarık akan) mani diyor aslında. piyano eşliğinde söylüyor babasının öğrettiği manisini.
sözleri;
bir sarmaşık olsaydım
sıkıca tutunsaydım bir yere
sökülüp atılmasaydım
köklerimi salsaydım derinlere
bir sarmaşık olsaydım
dolasaydım gövdemi döne döne
günlerce aynı yerde kalsaydım
hareketsizlikten uyusaydım
bense ayrık otuyam
her çıktığı yerden sökülen
sarmaşık olmak isteyipte
basit bir ot bilinen
bir ayrık otuyam
kökü olmayan, sevilmeyen
sarmaşık olmaya özenen
........(unutamabeni, 18.02.2010 16:48)
- harika bir film. piyanoya verilen değişik isimleri de öğrenmek mümkün filmde.
(bkz: payano)
(bkz: miyano)
en güzeli için:
(bkz: cin işi)(aglayankekinvekankalarınınkankası, 01.03.2010 23:36)
- filmin sonunda boğaza düğüm atmada etkili olan şarkı için;
http://bit.ly/...
not: daha soundtrack albümü maalesef yok o yüzden filmden çekim.(asymmetry, 05.03.2010 23:34)
- karslıların (özellikle) gölelilerin konuşmasını bilince, insana daha sıcak daha samimi geliyor.(yok karslı değilim)
inanın neredeyse gerçekten oralılarmış gibi ağızlarını konuşmuşlar. pişirif mesela, pişirmiş/pişiriyor/pişiriyorum anlamlarının üçüne de gelir. bunu karslı olmayan, o ağızı kullanmayan/kullananları tanımayan kimseler de bilmez yanisi.
aksan hadisesinde benden tam puan aldıkları için evvela bir tebrik etmek istedim...
bir de bu aralar duyusallık bende bel boyunda olduğundan, filmde ağladım ben ya. alma'nın hikâyesinin tüm ütopik görüntüsüne rağmen, aynı hikaye yaklaşık olarak başından geçmiş vedahi fazıl say'a öğretmenlik yapmış bir adamı tanımış olmaktan ötürü "abartı olmuş burası" dediğim tek yer de olmadı.
ne de güzeldi alma'nın sıra arkadaşıyla, mişka ile olan dosluğu. ne ciğerli kızdı bu alma...
kaz etini çok özlediğimi farkettim bir de. olsa da pişi ilen yesek. üzerine de zülbiyet indirsek...
yöresel yemek ukdeleri yayınımız sona ermiştir.(mevlüt şekeri hüznü, 20.04.2010 18:03)
- tartışmasız 2009 yılının en iyi türk filmi, hatta en iyi filmi. klişe olacak ama boğazınızda bir düğüm oluşturacak bir film, bence gözünüzden akıtın o iki damlayı da düğüm falan kalmasın.
(kaptan körksu, 11.05.2010 17:37)
- ağlak bir günümde miyim bilemedim ama boğazım düğüm düğüm, gözyaşlarıyla izledim. bembeyaz karla kaplı her yer ürpertiyor; soğuktan kızarmış burunlar, konuştukça havanın ne kadar soğuk olduğunu belli eden sıcak nefesler, köksüzlüğü, yurtsuzluğu, kimsesizliği, kısaca yalnızlığı iliklerinize kadar hissettiriyor. tarık akan'ın piyanoda çalıp söylediği sarmaşık şarkısı da tuz biber ekiyor. altta kırık bir aşk hikayesi var. oğlan, annesine karşı çıkamamış, belki de azınlıktan biri olarak yerel halkı karşısına, ailesinin karşısına almaya cesaret edememiş. kız, sevgisinden emin olamamışlığın, yeterince sevilmediğinin düşünmenin verdiği hınçla dolu. bir de alma kız var, neden bilmem bakışı, gülümseyişindeki sıcaklık amelia'yi hatırlattığı bana.
şerif sezer'in şivesi ummadığım kadar iyi, levent tülek'inkisi ise başlarda kulağı tırmalasa da film ilerledikçe daha iyi oluyor. zuhal topal şivede çuvallıyor ama oyunculuğu iyi (en azından zihnimde sürekli şen piliç reklamı ya da evlilik programı görüntüleri dolaşıp durmadı)
kısaca, sevdim ben bu filmi(pandoranın email kutusundan, 03.08.2010 22:13 ~ 22:30)
- izlendikçe tadı artan film. gerçekten insanı hüzünlendiren aynı anda da güldüren film, tek olumsuz yanı düşmanlığın nedeninin orjinal olmaması.kaçmak için sözleşirler ama erkek gelmez.onun dışında güzel bir film.benim gözlerim doldu...
(rapunzel, 03.08.2010 22:19)
- kaç kere izlediğimi unuttuğum filmlerden biri. karslı olmasam bu kadar sever miydim bilmiyorum ama boğazım düğüm düğüm izliyorum her seferinde. sürekli geçmişe özlemle yaşayan biri olarak sanki bu film benim geçmişim, çocukluğum. sanki benim dedem benim babaannem, elma yiyen kız benim. o bakkal bizim falan.
oyunculuklara gelirsek tarık akan ın bir dönem karsta yaşadığı düşünülürse şivesi gayet başarılı. şerif sezer bazı bazı teklese de bilmeyenin anlamayacağı ufak hataları var. ve zuhal topal kötü bir şive ile iyi bir oyunculuk sergilemiş hatta o kadar iyisini beklemezdim.
kars özlemini birazcık dindiren, oraları ucuz ağlak edebiyatına ve taraflı siyasete girmeden anlatabilen sıcak bir aile filmi.(camsap, 03.08.2010 22:27)
- bugün kanal d'de gördüm böyle bir filmin varlığından bile haberdar değildim. buldum internetten izledim. ne söylenebilir ki böylesine mükemmel bir film için. hüzünlü, anlamlı, kökünü kaybetmiş bir insan. belki ben, belki sen belki hepimiziz o. yalnız, yıllanmış önyargılarımızla tek başına yaşayan, içine ağlayan, görmek istemeyen doğruları. sözleri tutmayan değil, tutamayan hem de en az birkez. ölümle sözleşmek de böyle birşeydir işte. tutmak istemediğin sözlerden biridir o. basit bir anlamsızlık arar insanoğlu yaşamakta.
mişka'dan
bir sarmaşık olsaydım sıkıca tutunsaydım bir yere
sökülüp atılmasaydım
köklerimi salsaydım derinlere...(maldan adam, 04.08.2010 02:38 ~ 02:54)
- --spoiler--
küçük kız: senin hiç sevdiğin oldu mu
tarık akan: evet
kız: çok mu seviyodun? kaz etinden bile çok mu?
--spoiler--(kal be diem baby, 04.08.2010 15:05 ~ 15:06)
- izlediğim en iyi türk filmlerinden biri. tarık akan çok iyi canlandırdığı karakterle başrol oyuncusunun çok da konuşup her sahnede yer alması gerekmediğini ispatlıyor. yine olsa yine izlerim
(şapşalusayağınayatançakalus, 04.08.2010 19:57)