bir tür efekt.notaya vurduktan belirlenen süre kadar sonra, ve istenilen sayıda vuruşu tekrar etmeyi sağlar. pink floyd bolca kullanmış zamanında(another brick in the wall, run like hell, keep talking ~ 42 ms).bir derdim var, super girl gibi yeni örneklerde de dikkat çekiyor(bunlarda da ~ 38 ms tek zamanlıdır).öyle ince bir ayarı var ki, bazen gitar sololarında sıçışlarınızı gizlerken bazen tam tersi hataları daha çok belli eder. ama işin özü şudur ki: delikanlı gitarist delay kullanmaz!
günümüz mikser'lerinde yerini dijital versiyonlarına bırakmış efekttir. özellikle mikrofondaki kullanımında yerini reverbe bırakmıştır. bundan çok önceleri daha doğrusu reverb ve dijital teknolojiler sahnelere uğramadan önce çok talep gören bir tür efekttir. o zamanki teknolojide bantlı diye tabir edilen delay cihazları, müzisyenlerin kahrını çok çekmiş akabinde bu cihazlar mikserlere de monte edilmiştir. bojidar marka anfi mikserler buna örnek verilebilir.
şimdilerde genelde gitar efekt cihazlarında ve dijital mikserlerde reverbi kuvvetlendirmek amacı ile kullanılmaktadır. (canlı performansta)
kayıt olayında ise yapılan müziğin şekline göre, kullanılan sampler sesleri zenginleştirme, yeni synth sesler yaratma ve bazı stüdyo oyunları ile şarkıcıyı süsleyip püslemek için kullanılmaktadır.
sesin aynı anda çıkmasını sağlamak için , hoparlörlerin arasındaki mesafeye göre ayarlanması gereken efekt.mesela stadyumda konser verilecek , sahne kale önünde ve siz de line-arraylerinizi sahnenin iki yanına kurdunuz.ayrıca maraton önüne de sesin homojen dağılması için hoparlörler koydunuz.bu durumda maraton tarafındaki hoparlörlerden çıkacak sesin gecikmeli gelmesi lazım yoksa bütün konser berbat olur.
kullanıma göre adamı rezil de vezir de edebilecek efekttir. yeri gelir david gilmour gibi bir dahinin ayağının altında mucizeler yaratır, yeri gelir ona özenen gençleri şaklabana çevirir. her eline alanın saykodelik rak yaptığını sanmasına sebep olan bu güzide efekt aletinin çoluk çocuğun eline verilmemesine dikkat edilmelidir.
analog ve dijital olarak iki çeşidi olan efekt. analog sistemlerde sinyal sisteme girer, gecikmesi gerektiği kadar dolaşır, daha sonra sistemden çıkar ve hoparlöre, amfiye ya da mixer'a uğrar.
dijital sistemlerde ses sinyali sisteme girer, sayısal (dijital) olarak kodlanır. bu kodlama 1'ler ve 0'lardan ibarettir. sinyali kodlayan sistem bu kodlamayı hafızasına yazar, gecikme gerektiği kadar hafızada tutar ve gecikme bitiminde bu kodlar tekrar çözülür ve sinyal olarak yoluna devam eder.
analog delay'in en büyük ve tek avantajı sinyali gönderen objenin tonunu hiç değiştirmiyor olmasıdır. ancak bunun yanında analog delay tek başına stereo olamaz, örneğin ping pong delay yapamaz. başka yetenekleri yoktur.
en ilkel delay sistemlerine verilen ad tape echo'dur.
dijital sistemlerin avantajı ise delay efektini çeşitli şekillere sokabiliyor olmasıdır. ping pong delay, reverse delay gibi özellikle dijital sistemlerde bulunur. analog sistemlerden çok daha uzun gecikme süreleri sağlayabilirler. ancak dijital sistemler sesi kodlayarak sinyali işler, bir nevi taklidini yapar. dolayısıyla enstruman tonunda değişiklik farkedilebilir.
analog delay hemen hemen her markada çok şahanedir. carl martin ise sanırım en gelişmiş analog delay sistemlerini üreten markadır. dijital delay için ise boss işini en iyi yapanlardandır.