fenerbahçe'nin yüzüncü yıl kadrosu'na kattığı brezilyalı santrafor... geçmişini okuyunca lan bu herif ne çok gol atmış dememek elde değil...
copy paste yaptım kolum yoruldu;
22 ekim 1979’da brezilya’nın nova ıguaca şehrinde dünyaya gelen deivid de souza 1.80 boyunda ve 77 kilo ağırlığında.
brezilyalı forvet oyuncusu kariyerine doğduğu kentin takımı olan nova ıguaca’da başladı. 13 yaşından bu yana futbol oynayan deived 148 maçta 82 gol kaydetti.
1999 yılında joinvelle esporte kulübü’ne geçen oyuncu, 28 maçta 21 gol attı. deived aynı yıl santos’a transfer oldu.
2 yıl santos formasını giyen brezilyalı futbolcu 129 karşılaşmada 66 gol attı.
2001 yılında corintians takımına transfer olan deivid de souza 93 maçta 49 gole ulaştı. deived de souza 2003 - 2004 sezonunun başında fransa birinci ligi takımlarından bordeaux’a transfer oldu. fransa kulübü’nde 17 maçta forma şansı bulan deivid 7 gole imzasına atarken bir sezon sonra eski takımı santos’a kiralık olarak verildi burada 69 maçta 48 gol attı. santos’daki başarısının ardındansa sporting lizbon’a transfer olan deived burada 36 maçta 11 gol attı.
kendi hudutları içerisinde coşan, lakin avrupa kariyeri konusunda şüphe yaratan futbolcu.
evet alex de parma 'da tutunamamıştı, lakin bize geldi, tsl 'de yerinde durmuyor, tamam. ama ilginçtir ben alex 'in avrupa maçlarında bırakın dişe dokunur birşey yaptığını, attığı frikiğin barajı aştığını bile görmedim.
deivid kalite adamdır, nobre gibi andavalı cebinden çıkarır, lafını bile ettirmez. en azından bir brezilyalı 'dan beklendiği üzere teknik, çevik, hızlı (ve ahlaklı ?!?!!) bir santrfordur. topu alıp driplinglerle sağdan kaptırıp gitmesi ve tek vuruşlar denemesi karakteristiğidir. kesinlikle kumaşı iyidir, lakin dikişi tutar mı zaman gösterir.
ayrıca fenerbahçe 'nin bir başka geç kalmış "golü" için (bkz: mateja kezman)
brezilya ligindeki istatistiklerine bakıp gaza gelinmemesi gereken oyuncu. zira brezilya ligi dünya ligleri arasında gol ortalaması açık ara farkla en yüksek olan ligdir. küme düşen takımlar bile 60-65 gol atabilmektedir. bu yüzden brezilya ligindeki vasat bir golcü bile +15 gol kaydedebilmektedir. 40 yaşındaki romario bile 2005-06 sezonunda vasco da gama formasıyla 31 maçta 23 gol atmıştır. kalbindeki rahatsızlık yüzünden fenerden gönderilen washington, sahalara döndükten hemen sonra gol kralı olmuştur. şahsi kanaatimce hazır kezman da alınmışken, diğer yabancı hakkının zico'nun isteği doğrultusunda sağbek ya da solbek mevkiinde değerlendirilmesi daha faydalı olurdu. fener kadrosuna baktığımızda tuncay, alex, kezman, tümer, deivid gibi yedek kalmayı kabullenmeyecek oyuncular var ve muhtemelen bu beş oyuncudan, kolay maçlarda dördü, zor maçlarda ise üçü oynayabilecek ki bu da takım kimyasına zarar verecek bir unsur olabilir.
bu dünyaya nerden geldiyse oraya geri dönmesini temenni ettiğim futbolcudur kendisi.* üç maçtır fenerbahçe taraftarını öldürüp öldürüp diriltmiş, kendini de aleme maymun etmiştir. böyle bir adamın değil 100. yıl kadrosunda, kadıköy sınırları içinde olması bile saçmalıktır.
günler sonra gelen edit: bu giri ile yazar kişinin sahip olduğu üstün futbol bilgisi, alex ferguson tarafından anlaşılmış, 3-5 telefon görüşmesinden sonra kişi soluğu manchester united'ın kulüp binasında almıştır. basının önünde mukaveleye imza atan ve ferguson'un yardımcı antrenörlüğüne getirilen yazar, ingiliz medyası tarafından manchester united'da son dönemde görülen ilerlemenin ve başarılı sonuçların baş mimarı olarak gösterilmektedir.
(durun bi abi, iki hafta sonra "nerden geldi bu dönsün, kamboçya'da bile daha iyisi var" dersiniz)
kesinlikle düzmece fidbolcunobre 'den daha brezilyalı (daha teknik ve yaratıcı) bir forvet ama ne olduğu konusunda yargıya varmak için bu maçı baz alarak form grafiğindeki istikrarın birkaç maç daha takip edilmesi lazım kanımca.
türkiyeye gelmeden önce cruzerio ve football manager'dan dolayı beni etkilemiş bir futbolcudur. okulda "lan bu gece deivid'in maçı var 2'de kalkıp izleyin" diyip herkesi gaza getirirdim. ertesi sabah "olum süper topçu" falan gibi tepkileri alınca bi bok yapmış gibi sevinirdim. fm'de her yeni sezona başladığımda mutlaka transfer ettiğim bir isimdi. fenere geleceğini duyduğumda hem çok şaşırmış hem de bir galatasaraylı olarak ne yalan söyleyeyim kıskanmıştım. sallar türkiye ligini diye düşünüyordum. fenere gelmeden önce sporting lisbon* 1-0 yenilirken oyuna girip 1 asist 1 gollük performasıyla maçı kurtarmıştı. arkasından fenerli taraftarları tebrik etmiş çok iyi iş başardıklarını söylemiştim. türkiye'de baş tacı olur bu adam demiştim.
fakat deivid insanı beni göt edip tüm fenerli arkadaşlarımın bana küfür ederek artık futbol konusunda iplememesine sebep oldu. her fener maçı izlerken deivid ile ilgili bi şey diyeceğim zaman " sus bi amına koyim senin" gibi hakaret içerikli tepkiler alıyorum.
kayseri erciyes ile yapılan 2. yarının açılış maçından bir diyalog ile girimi noktalamak istiyorum:
deivid boş kaleye üst üste 2 pozisyon kaçırır...
ben: abi bu adam böyle vurmazdı toplara noldu bu adama...
14 şubat 2007 fenerbahçe az alkmaar maçı'nda da gol atmamak için elinden geleni yapmış futbolcudur. ne de olsa rakip kalkıp hollandalar'dan gelmiştir. gol atmak olur mu ?
deivid in bu performansından sonra, deivid de souza nickini almak gerçekten çok cesaret isteyen bir iş olsa gerek. kolay değil az buz küfür yemiyor adam, bir müddet sonra haliyle alınır insan.