mp5 in ustasıyım headshotların hastasıyım zirvesine ev sahipliği yapan mekan. ancak güzel bir yer değil. öncelikle bodrum katta. bu nedenle havasız. giyilen elbiselerle beraber vücut sıcaklığı 45-50ye vuruyor. ekstra 50 mermi 10 lira. kimine pahalı gelebilir. ayrıca doldurdukları mermi sayısının 50 olduğuna inanmıyorum çünkü adam bildiğin su bardağıyla mermi koydu lan.
şimdi çok hain bir yorum olacak ama, sik gibi mekandı afedersiniz.
eğlendik mi? eğlendik. güldük mü? güldük. ancak bu mekan sayesinde değil, gelen yazarların hoş sohbetleri, sempatik tavırları sayesinde eğlendik. güldürdük yani birbirimizi; muhabbetti falan derken zamanın nasıl geçtiğini anlayamadık.
ilk olarak eğlence sektöründe faaliyet veren bir mekanın, müşteriye bu kadar iktisadi yaklaşmaması lazım. adama susadım, dehidrasyondan gözüm kararıyor diyorum, "şimdi sizi su içmeye çıkartırsam batarız" diyor. içeceğimiz 2-3 bardak su. damacanasına kıyamıyor tip.
benim silahın mermilerin olduğu haznenin kapağı gevşemiş, 20 küsür tane mermi yere dağıldı. yerlerden mermi falan topluyorum. adama dedim böle böle, yapacak bir şey yok dedi. tekrar aldık 50 mermi. 50 tane falan da değil, çay bardağı ile dolduruyor tip. insan önceden onları küçük küçük kaplara ellişer ellişer zulalar. olmadı, ayıp.
mekan çok küçük, korumalar yetersiz. kaleden çıktığın gibi çatışmadasın, ölmenin hiç bir anlamı yok. kaleye şöle bir adım atıp tekrar geri dönebiliyorsun. korumalara gelince; diz kapağı ve kafa kısmına gelince insanın bayağı bir canı yanıyor. kaskların camları dandik, çok pis buhulanıyor.
sonuncusu ve en kötüsü. insan inanılmaz bunalıyor. biz içerdeyken adamlar havalandırmayı açmadılar. alandan çıktık, girişteki yerde oturuyoruz. adam havalandırmayı çalıştırdı. nasıl esmeye başladı anlatamam. eh be kardeşim, neden biz içerdeyken açmazsın ki? hayatımız kaydı içerde.