death metal'e adını veren, yüzlerce müzik grubuna ilham kaynağı olan, daha sonra progresif unsurlar ekleyerek death metali çok daha geniş bir metal kitlesine sevdirip her albümünde çığırlar açan efsanevi grup. doğrusunu söylemek gerekirse chuck schuldinerdeath'in her şeyidir, yukarda death'e düzdüğüm methiye aslında chuck schuldiner'e ithaf edilse daha doğru olur.
individual thought patterns albümüyle , andy la roque'un king diamond'dan gelmesi ile sanat eseri ortaya koyan , müzik dünyasının kilometretaşı , efsanevi müzik topluluğu.
müzikleriyle, sözleriyle, grup elemanlarıyla, chuckın o yırtıcı vokaliyle ve sololarıyla, gelmiş geçmiş en iyi müzik grubu olan, sevmiyenine adam demediğim efsanevi topluluk. bu adamların en iyi şarkısı diye bi geyik yoktur bütün şarkıları efsanedir, şarkıların hepsi adamı alır 4 boyuta götürür.
ayrıca king hayranı olaraktan, bi king diamond elemanının bu grupta çalması beni ilk duyduğumda sevindirmiştir...
morpheus'un ablası. bebek evi'nin sonlarına doğru boynunda ank'ı* asılı hali ile gothic giysiler içinde görürsünüz death ablanızı, hiç de öyle sonsuz yaşındaymış gibi durmaz. kolunuza girer, bedeninizi ardınızda bırakır huzur içerisinde göçersiniz ebedi aleme.
(bkz. sandman)
siyahlar içindeki bu taş hatun, ölümle birlikte yaşamı da sembolize eder. tezatlarla bir bütünlük yakalayıp, ironik şekilde ölüm olmazsa hayat da olmaz diyebiliriz.
sadece ölümü simgelemiyor, yaşamı da simgeliyor. nasıl ki kardeşlerinden biri olan delirium delilik ile aklı* aynı anda simgeliyorsa, death abla da yaşamı simgeler. boynundaki ankh'ı boşuna mı çizdiler.
grubun ilk adı mantastır.
ilk zamanlarda tarzlarına corpse grinding death metal olarak göstermişler. ölüler, kadavralar kol-bacak gibi uvzularla ilgilenmişler, bir nevi yamyam feslefesi* benimsemişken, zamanla chuck büyüdüğünün farkına varıp kendisini felsefeye adamış ve daha mantıklı sözler yazmaya başlamıştır.
yine de ilk albümleri de demoları da güzeldir, tavsiye edilir.
bu resimde grup üyeleri kanlar içinde görebilirsiniz http://www.humandeath.de/... (d, p ve f yi büyük)
13 numaralı tarot kartı.
çeşitli yerlerde rastladığım amdan götten yorumlar üzerine kartın meali üzerine bir kaç laf etmek ister bu deli gönül.
ölüm tam olarak bir değişim kartıdır. zira açılımda geldi diye birisi ölebilir şeklinde yorum yapan "a4 kağıdı tabela yapmış 3 milyona tarot falı bakılır" falcılarının anlatabileceğinden çok daha fazlasıdır. bütün arcana major 'lerde olduğu gibi ölüm de içinde büyük bir güç barındırır. ancak diğerlerinden farklı olarak hayattaki gelişimler değil, değişimler ve kavşaklardan bahseder. değişimden veya yıkımdan bahseden diğer kartların aksine ölüm kartı kavşağı karşımıza aniden çıkartır. hızlı bir karttır diyebiliriz yani.
madem ölüm bir değişim kartı, o zaman adı niye ölüm diyebilirsiniz. bu şundan kaynaklanmaktadır. insanlar değişime karşı derin bir korku beslerler. hayatlarını kurarlar ve kurdukları hayatın güzelleşmesini gelişmesini beklerler. fakat belirsizlik yani "kaos faktörü" daima devreye girebilir. ölüm kesinlikle kaos getirmez. sizi anında başka bir yola savurur. tabii ki bu yolun ne olduğunu bilemeyiz ve kaosu kendimiz yaratabiliriz. ölüm kartının bizi savurduğu yol geniş bir bulvar veya çıkmaz sokak olabilir bunu bilemeyiz, ancak artık yürüdüğümüz yolda yürümeyeceğimizi gösterir.
ölüm kartı korkulanla yüzleşmeyi getirir peşinde. yani bilinmeyenle. işin piyango kısmı burada başlar. önceki ve sonraki kartlar bu piyangonun sonucu ile ilgili kopyaları verirler bize.
ölüm kartı kesinlikle bir yıkım getirecektir ama bu yıkımın ne olduğu hakkında açılıma bakılmadan bir yorum yapılamaz.
eski iğrenç sikik hayatınız yıkıp yerine harika şaaşalı muhteşem bir şey de verebilir veya onun yerine sizi denizin dibine de batırabilir. veya emin adımlarla gittiğiniz yolu ansızın tıkar ve hiç beklemediğiniz bir yola sokar sizi.
aynı şekilde her zaman hayalini kurduğunuz ama olmaya cesaret edemediğiniz insan da yapabilir sizi. tabii ki mutlak sona da taşıyabilir.
değişim korkutucudur. bu bize ölümün iskelet yüzüyle görünür. ama zırh kuşanmış iskelet suvari sizi her zaman cehenneme taşımaz.
death metalin yaratıcısı, isim babası, en iyisi, en progresifi olan floridalı grup. yüce kişilik über insan chuck schuldiner tarafından kurulmuş olup zaman içinde pek çok eleman değişikliği geçirmiştir, sabit tek üyesi chuck babadır. en çok bilinen ve dinlenen albümleri grup olarak çıkardıkları son albüm olan the sound of perseverance olup, bu albüm aynı zamanda ses kalitesi ve enstrüman kullanımı olarak death in tavan yaptığı albümdür şahsımca... hele albümün kapanışında bir painkiller cover ı vardır ki judas priest tan, o çığlıklarla kendinizden geçersiniz, "rob halford kim lan???" diye sorarsınız...
her dinlediğimde, kendi kendime keşke chuck schuldinerşuan yaşasaydı da bizde o kafayı yedirten çığlıkları, soloları duymaktan mahrum kalmasaydık dedirten, yeni bir akım başlatan grup.
(bkz: death metal)
(bkz: progressive death metal)
sandman'de "when the last living thing dies, my job is finished. ı'll put the chairs on tables, turn out the lights and lock the universe behind me when ı leave" diyen karizmatik şahıs, melek, dream'in ablası.
1991 yılında ingiltere'de üretilen bir sigara markası.
söylenen odur ki, bu sigaranın ismi ve paketi kadar ortaya çıkış öyküsü de ilginçtir. girişimci bir adam olan cunningham dünyanın çeşitli ülkelerinden eski model arabaları birer birer ingiltere`ye getirip satmakta, böylece iyi kar elde etmektedir. günün birinde "tek tek alıp getireceğime toplu halde alayım öyle satayım bu arabaları" diye düşünür, bunun için bir bankadan yüklü miktarda kredi çeker. fakat hesap etmediği birşey olmuştur, toplu halde aldığı arabalar elinde kalmış, bankaya krediyi geri ödemeyecek konuma gelmiştir.
cunningham hapse atılmak üzeredir, bunun üzerine gider ve bankayla bir anlaşma yapar. " eğer beni hapse atarsınız size olan borcumu asla ödeyemem, ama serbest kalırsam bu parayı ödeyeceğime söz veriyorum." der, bankayı bir şekilde ikna eder ve hapse girmekten kurtulur.
sonra bir gece bir barda kara kara düşünüp içki içmektedir, ne yapsam da parayı ödeyebilsem diye. o sırada barda bulunan bir adamla tanışır, tanıştığı kişi phillip morris sigaralarının bölge distribütörüdür. gecenin sonunda adama bir teklif götürür ve der ki; "beraber bir sigara üretelim, ismi "death" olsun, paketini falan her şeyini ben tasarlayacağım, sen de içine aynı phillip morrisleri koyacaksın."
ikna gücü yüksek olan cunningham, adamla anlaşır ve üzerinde koca bir kurukafa resmi ve büyük puntolarla yazan "death" kelimesi bulunan simsiyah bir paket tasarlar, 2 ortak ürettikleri ürünleri ülkede dolaşa dolaşa marketlere bizzat bırakır. sonuç inanılmazdır, sigaralar kapışılmaktadır. ilginç olan diğer bir yön de sigara paketinin arkasında yazan nottur.
hatırladığım kadarıyla "sigara sizi daha karizmatik ya da seksi yapmaz, öldürür." tarzında nükteli bir metin yazar. bir de sigaranın satışından elde edilen gelirin %10`unun kanser araştırma merkezi'ne bağışlanması da ayrı bir ironidir.
girişimci adamımız borcunu öder, üstüne iyi de bir para kazanır fakat şirket 1999 yılında batar, çünkü sigaranın mail yoluyla da sipariş edilebilme özelliği vardır ki şirket kargo masraflarının altından bir süre sonra kalkamaz. şirket batmış olsa da sigaraları halen ingiltere'de satılırken görülebilmektedir.