gündem
  1. · itü yazarlarının evlenmek istedikleri ünlüler
  2. · 2012
  3. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  4. · kesilen kediye acıyıp koyuna hiç acımamak
  5. · the twilight saga new moon
  6. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  7. · günün tek cümlelik özeti
  8. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  9. · ölmeden önceki son gün

değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez  

  1. "değiştirilemez" kısmı anayasanın ilk üç maddesini korurken, "değiştirilmesi teklif edilemez" kısmı değiştirilebilirliği muğlak olan dördüncü maddeyi korumaya yönelik olabilir. ilk üç maddenin değiştirilemeyeceği anayasa'da 4. maddede kesin bir dille belirtilmiş iken 4. maddenin değiştirilemeyeceğine dair herhangi bir ibarenin bulunmaması ve ilk üç maddenin ancak 4. maddenin değiştirilmesiyle mümkün olacağından dolayı, 4. maddenin değiştirilmesine yönelik herhangi bir isteğin dolaylı olarak ilk üç maddeyi değiştirmeye yönelik bir teklif olarak algılanarak 4. maddeye ve bağlacıyla eklenmiş bekaret kemeri görevi gören bir "değiştirilmesi teklif edilemez" ifadenin eklenmiş olması muhtemelen ileride devletin rejiminideğiştirmeye yönelik adımlar atacakları belirlemek amacıyla turnusol kağıdı görsün diye eklenmiş. yoksa 4. maddeye "bu madde de dahil üstteki üç madde değiştirilemez hükmü" koy değil mi? anayasayı yapanları sırf barındırdığı bu mantık hatasından dolayı ahmaklıkla itham etmek gereksiz bir aktivite kanaatimce.
    (chixculub, 10.01.2008 18:35)
  2. inatla değiştirilmeye çalışılan ve değiştirmesi için teklifte bulunulandır.
    (pudra, 10.01.2008 18:50)
  3. anayasanın 4. maddesinin değiştirilip değiştirilemeyeceği tartışıladursun, yeni anayasa taslağı metninde çoktan uçurulmuş olan bir madde tümcesi. o kadar seviyoruz ki "özgürlükçü anayasa"yı, "halk anayasası"nı, türkiye tarihinin en özgürlükçü anayasası olan 61 anayasasını bu sevgiden dolayı büyük bir şevkle, istekle kaldırdık. rte'nin çok sevdiği "ulema"larını görevlendirmesiyle de yepyeni bir özgürlükçü anayasa hazırlanmakta. hazırlanırken de, inanılan "değişim" yolunda -bilirsiniz biz inanırız "değişim"e, "değişenler"e- kaldırılması halinde anaysanın ruhuna tamamen aykırılık teşkil edecek olan "değiştirilemez hüküm" 4. maddedeki söz konusu düzenleme kaldırılarak, yerine 4. madde olarak "devletin temel amaç ve görevleri" başlığı altındaki madde getirildi. buyrun, taslağın ilk 4 maddesi şu haldedir:

    birinci kısım
    genel esaslar

    devletin şekli
    madde 1- türkiye devleti bir cumhuriyettir.

    cumhuriyetin nitelikleri
    madde 2- türkiye cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.

    devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti
    madde 3- (1) türkiye cumhuriyeti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.
    (2) resmî dili türkçedir.
    (3) bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
    (4) millî marşı “istiklâl marşı”dır.
    (5) başkenti ankara’dır.

    devletin temel amaç ve görevleri
    madde 4- devletin temel amaç ve görevi, insan haysiyetini korumak, kişilerin hak ve hürriyetlerini kullanmalarının önündeki bütün engelleri kaldırmak ve halkın huzur, güvenlik ve refahını sağlamak suretiyle insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaktır.

    çoğu kişinin yeni anayasa taslağından haberi yoktur diye düşünüyorum. ancak şu bir gerçek ki, kamuoyuna bile duyrulmadan amerika'nın onayından geçen bu yeni "tc anayasası" planlı bir harekettir. istanbul'un başkent olmasından bahsediliyor. bakınız, tüm hazine, bakanlıklar ankara'dayken, ekonomi ankara merkezliyken türkiye cumhuriyet merkez bankası'nın istanbul'a taşınması gündemde. hangi milletvekili olduğunu hatırlamıyorum. ancak geçen gün televizyonda bir röpörtajda muhterem vekilimizin biri "istiklal marşı nedir ki, ne gereği var? neyi temsil ediyor" özünde bir beyanatta bulunuyordu. şimdi, bütün bunlar bir tesadüf değil. gayet anlamlı. tabi, "ne alakası var", "öküz altında buzağı aramayın" zihniyetinden kurtulup da objektif bir biçimde olaya bakabilene. değişiyoruz dostlarım. "değişiyoruz".
    (mor kulaklı mavi kurbağa, 10.01.2008 19:09 ~ 19:48)
  4. türkiye cumhuriyeti'nin temel ilkelerini koruyan 4. maddenin* bitiş cümlesidir.
    anayasa çocuk oyuncağı olmadığına göre;

    -- '' ehehe 4. madde korunmuyor. ne salaklar var hemen cumhuriyeti molla rejimine çevirelim''
    düşüncesinde olan yüksek volümlü zeka sahibi tosuncuklar* için söylenecek söz tektir sanırım.

    hadi deneyinde kaç paralık erkekler var şu memlekette görelim.
    (subaquatic, 10.01.2008 19:22 ~ 19:22)
  5. ben kendimi bildim bileli tartışılıyor bu anayasa hükmü. ama öyle pek tartışılacak bir yönü de yok hani. mevcut anayasa hükümlerine göre bu "değiştirilemeyen ve değiştirilmesi teklif edilemeyen" hükümleri değiştiremezsiniz. 4. madde bu korumanın kapsamına alınmamış olabilir, ama o madde üzerinde yapacağınız her eylem diğer 3 maddeyi değiştirmeye yönelik bir hamle olarak değerlendirileceğinden geçersiz olur. o yüzden korkmaya, "tehlikenin farkında mısınız?" geyiklerine gerek yok.

    öte yandan "değişen koşullar nedeniyle, bu hükümler çağdışı kalabilir. o zaman ne yapacağız? off o kadar demode, faşizan, anti demokratik bir hüküm ki bu, vay anam vay!" şeklinde bir eleştirinin de pek elle tutulur yanı yok. neden olduğunu söyleyeyim.

    1961 anayasası'nda da, 1982 anayasası'nda da bu tür bir düzenlemeye yer verilmesi, hukuki bir gereklilikten kaynaklanmıyordu. (1924 ve 1961 anayasası'nda sadece "devlet şeklinin cumhuriyet" olduğu hükmü korunuyordu, 1982'de diğer hükümler de koruma kapsamına alındı.) yeni anayasayı oluşturan güçler isterlerse bu koruma kapsamına alınan maddeleri değiştirebilirlerdi, ama değiştirmemeyi uygun gördüler.

    ne demiştik? mevcut anayasa hükümlerine göre, 1982 anayasası üzerinde o 1, 2, 3 ve 4. maddeler üzerinde oynama yapamazsınız, kurcalayamazsınız. ama "kullanmayacam ben artık bunu" deyip, 1982 anayasası'nı toptan çöpe atarsanız, oluşturacağınız yeni anayasada bu "değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez" hükümlere yer vermeyebilirsiniz. o sizin takdirinize kalmış.

    yani, türkiye cumhuriyeti devleti yıkılana kadar o 4 madde de orada duracak diye bir kaide yok. aksine, değiştirilmesi, değiştirilmesinin teklif edilmesi falan "yeni anayasa" yoluyla gayet kolayca yapılabilir.

    telaşa mahal yok.

    ek: unutmadan, "başkentin istanbul'a taşınması" benzeri uygulamalar da bu yolla halledilebilir. zaten okuduğunu anlayanlar için kapının oraya çıktığı anlaşılıyor, yine de söyleyeyim dedim.
    (strateji, 11.01.2008 01:12 ~ 13:11)
  6. bu ibare 1921 anayasası hariç tüm anayasalarda bulunur. 82 anayasasının meşhur 4. maddesi diğer anayasalarda bulunmasa bile sonlarda veya yapılan eklemelerde görülmüştür. kaldı ki, yeni anayasa taslağında da bu ibare vardır. aşağıdaki linkte madde 134 ilk fıkrada durumu net olarak görmek mümkündür.

    http://www.cnnturk.com/...

    ekleme: yeni anayasa metninde başkent'in ankara olduğu ibaresi korunmuyor. onu da hatırlatalım.
    (dünyayı kurtaran adam, 11.01.2008 01:16 ~ 04:30)
  7. öncelikle şunu belirteyim bu ibare 61 anayasasında sadece devletin yönetim şeklinin cumhuriyet olduğuna dair maddeyi korur şekilde yer almaktaydı. 82 anayasasında ise bayrağı, milli marşı, başkenti filan da korur hale geldi. bildiğimiz meşhur ilk üç madde işte.

    bu ibareyi içeren dördüncü maddenin ilk üç maddeyi "run you fools" diyerek balroga dalan gandalf edasıyla korurken, kendini korumayı ihlal etmesi oldukça eleştirildi ve değiştirilip değiştirilemeyeceği yıllardır süren bir tartışmaya konu oldu. şunu söyleyeyim geçen sene yaşadığımız 367 tartışmalarında da gördüğümüz gibi 82 anayasası çok sağlıklı koşullar altında hazırlanmamıştır ve bu çeşit tartışmalı-muğlak sayılabilecek hükümler barındırması pek de şaşırtıcı değil bu bağlamda inceleyince.

    ben şahsen bu maddenin teknik olarak değiştirilebileceği görüşünden yanayım. ancak ülkenin başında zebellah gibi dikilmiş bir genelkurmay kurumu sebebiyle herhangi bir hükümetin şu anki koşullarda böyle bir şeye kalkışmayacağının da farkındayım. kaldı ki bu kadar üstünde durmaya değecek önemde bir hüküm olduğunu da sanmıyorum (sanmıyorsan niye satır satır yazıyorsun twinkle?).

    özensiz hazırlanmış, saçma bir madde olduğunun bilincindeyim; ama türkiye'nin ilerlemesinin önünde nasıl durduğunu halen çözebilmiş değilim. bu maddenin koruduğu unsurlar şunlardır: devletin şekli*, cumhuriyetin nitelikleri, dili*, bölünmez bütünlüğü, milli marşı*, başkenti*.

    sadece bunların bir madde tarafından sabit tutulması (ki tutulup tutulmadığı da muğlak) bence türkiye'nin modern, çağdaş ve uygar bir ülke olmasının önüne geçmiyor. bu maddeye gelen eleştiriler de gelecekteki şartlara uyum sağlayamayıp, türkiye'nin süper modern bir yer haline gelmesine engel olacağı. gelen eleştirilerin en komiğinin ise milli marş konusunda olduğunu düşünüyorum. ileride türkiye'nin daha çılgın, daha süper bir söz yazarı veya şair yetiştireceği, onun ülkemizi daha iyi anlatan bir milli marş yazabileceği; ancak bak sen şu işe bu kaka maddenin bunun önünde durduğu söyleniyor. istiklal marşı, güzel olduğu veya olmadığı için kabul edilmemiştir. o yıllarda yaşamış ve ülkenin kuruluş mücadelesine tanıklık etmiş biri tarafından, ülkenin nasıl kurulduğunu güzel bir biçimde anlattığı için seçilmiştir. edebi olarak oldukça değerlidir; mamafih bunun dışında esas olarak sembolik olarak önemi vardır. yani ülkenin milli marşı sadece söz yazarının/şairinin kalitesine, rep puanına, onu geçtim, ülkeyi güzel anlatmasına bakarak belirlenmemeli. biraz saçma bir örnek olsa da konuyu yumuşatmak adına vereyim: o zaman ben ülkenin marşı state of love and trust olsun derim, başkası da island in the sun olsun der. kaldı ki milli marşın ülkenin modernliğini, çağdaşlığını nasıl etkileyeceğini anlayamıyorum.

    öteki korunan maddelerin hepsinin de bence uygun bir nedeni var, milli marş kısmını eleştiren argümanlar bana komik geldiği için sadece onu eleştirdim. demek istediğim başka bir şey var:

    bu madde değiştirilemez değil. dediğim gibi teknik olarak değiştirilebileceğini düşünüyorum; ama şu anki türkiye koşullarında bu yöntemle değiştirilmesi kolay olmayacaktır. ama eğer ileride çinceyi seçmek veya bütün dünya vs. türkiye gibi bir durumda kalmamak istersek de yine bir referandumla, bu koşullara uygun bir anayasa seçilebilir. bu kadar büyütülecek bir şeyi yok bu maddenin. şu an koruduğu şeyler bence gayet mantıklı ve eğer bir gün bunların korunmasına ayan beyan ihtiyaç kalmazsa, yeni bir anayasa taslağı kabul edilerek değişen dünya koşullarına ayak uydurulabilir.
    (twinkle, 11.01.2008 12:55 ~ 13:08)
  8. anayasa olduğu sürece geçerlidir. yani deiğiştirilemez ve deiştirilmesi teklif edilemez ama anayasayla birlikte tamamen kaldırılabilir. demek istediğim birşeyler bir yerlere yazılarak bu böyledir şöledir diye korunamazlar.
    kötülemeyin bosuna lütfen burda yazdıklarımdan kaldırılsın anlamı çıkmasın.
    niyetim yazdık anayasamıza bu böyle gidecektir denilemez olduğunu göstermek...
    (husatin, 07.06.2008 18:57)
  9. anayasamızın ilk dört maddesinin değiştirilememesine sebep kural. muhtemelen yeni anayasa şayet çıkarsa bu tip bir kuralın olmayacağı düşünülebilir. kimileri belki bu duruma hayıflanacaktır, kutsal kitabımız tahrif ediliyor diye. çarpık darbe anayasasına kutsallık atfetmek ilginç olsa da revaçta.

    bir kesim, ki ben bunlara kemalist demek istiyorum, dileyen başka bir şey der, opsiyoneldir; anayasanı değiştirilmesi teklif dahi edilemeyen maddeleri hususunda çok tutucu. kesin kararlılar değiştirtmemeye. kendilerince haklı sebepleri olabilir. fakat her maddenin tartışılabilir olmasını da sağlamalılar demokrasi gereği. ki, bunu bazen çok iyi yapabiliyorlar. misal; erke dönergeci diye bir şey uydurdu bu tip kemalistler. adamlar bırak darbe anayasasını fiziğin temel kurallarını oluşturan newton kanunlarına bile muhalefet edebiliyorlar.

    keşke benzer kararlılığı darbe anayasasına karşı da gösterebilseler.
    (zülkarneyn, 10.10.2009 18:26)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil