|
|
- kemal sunalın bir filminde köpeğinin adı
- fizik bölüm başkanının soyadı.*
- merkez kantindeki temizlikçi yaşlı amcaya takılan ad
- baba olmanın bir alt seviyesi. eğer birinin biyolojik dayısıysanız, bu çocuk üstünde biraz babalık antrenmanı yapabilirsiniz. onu gezdirmek, onunla futbol oynamak, ona hediye almak. hatta ona sinirlenip siktir bile çekebilirsiniz. güzeldir dayı olmak
- kanal d de bugün başlayan başrolünde selim erdoğanın oynadığı dizi..
- köprüyü geçene kadar ayıya karşı kullanılması gereken hitap şekli.
(esdora, 17.01.2005 22:33 ~ 13.05.2006 20:26)
- derdinize derman olan kişidir. ne zaman başınız sıkışsa her an elinizi uzatıp dokunacağınız kadar yakınızdadır. sizi asla yalnız bırakmaz. öyle ki, mecburen ders çalışmak zorundasınızdır; bilgisayarın başında, odada yalnızsınızdır ve tüm gün boyunca sizle mikrofon veya webcamle bağlantı kurarak eğlenmenize yardım eden kişidir, sevilesidir.
- 15 aylık yeğenimin ağzından duyunca, beni mutluluktan dört köşe eden kelime. he onun dediği "daede" gibi birşeydi ama olsun, aslolan niyettir değil mi?
(solti, 30.05.2005 19:37)
- annenizin erkek kardeşi.
- dayı denilen bu adamlar her zaman kafa dengi olur,yiğeniyle mükemmel bir iletişimi olur.alır seni bir yerlere götürür,gezdirir.amca ne kadar genç olursa olsun öyle değildir,amcadır o.nedendir bilinmez böyledir.tabi istisnalar da çıkabilir.
(bkz: istisnalar kaideyi bozmaz)
- annenin erkek kardeşi.aynı zamanda külhanbeyi tavırlı insanlar için de kullanılır.
- elimde olmayan sebeplerle annemin kardeşi ve ağabeyi olma sıfatına erişmiş, fakat tarafımdan sevilmeyen karakterlerdir.
- bir kız çocuğu için babasından sonraki ikinci sadık sevgili.
saçları beyazlasada,
yaşlanıp cildi kırışsada,
üzerinde o çok kaliteli beyaz gömleği, kot pantolonu ve kahverengi loafer ayakkabısı,
hep dimdik, hep karizmatik ve hep yanımda...(poppy, 02.04.2007 03:30)
- bugün itibariyle dahil olduğum kategoridir. mutluyum... çok mutluyum.
- evlenmesinin anneanne,teyze ve annenin başlıca sorunu olan zat-ı muhterem
gecede 4 film izlenesi,bir olup evdeki hatunlarla dalga geçilesi, kafa güzelken çenesi düşen ama yinede çekilesi aile bireyi
- amca demek baba yarısı demek derler ama benim için dayıdır bu.ihtilal zamanı bana babalık yapması bir yana.hadi yürüyelim diyerek yirmi beş km. yol yürüdüğümüzde bir bakıma hayatı da anlatmış bana ben farketmemişim o vakitler .gözde liselerden birini ama burda kız yok diye bırakmanın,karlara gömülmüş rakı bardaklarında içilen rakının tadını onbeş yıldır unutamamanın ne demek olduğunu kimi zaman aşk acılarına kimi zaman faturalara boğulduğumda anladım.
- annenin kardeşi, er kişi.
bende 3 tane var bunlardan. üçünü toplasan bir adam etmez.
en büyüğü, kulağının yakınından bir kurşun geçtiği için kıbrıs gazisi olmuş, vakt-i zamanında. çok çakaldır kendisi çok. bulunduğu yerin erbakan partisi*** ilçe başkanıdır. diğerleri gibi o da çok kaypak bir adamdır.
ortanca dayı, çok şey bildiğini iddia eden; ama bir boktan çakmayan bir adamdır. tüm istediği şey, dedemin para eden arazilerine el koymaktır. kısaca tek derdi paradır.
en küçüğü en iyisidir belki de. ama onun sorunu da beyninde bulunan plakalar arasındaki boşlukların haddinden fazla olması sebebi ile kafasının çalışmamasıdır. kendi hakkına düşen, para eden arazileri kardeşleri ile değiş tokuş etmiş bir saftrikten başka bişey değildir. deli, bildiğin deli.
uzun lafın kısası, sevmiyorum ben bu insanları yahu!
- otobüslerin muhabbet tellaları, hoşsohbet adamları. bir küçücük fıçıcık üçü beşi gıcık.
hemşer'im memleket nire diye lafa dalıp, anında keskin bir u dönüşle kendi dertlerini peydahlayan adamlar.
dayılar dayılar, yine lafa daldılar
dayılar dayılar, yine alçıya aldılar(venom, 17.09.2007 23:59)
- 2 tane olmasına rağmen hala tam olarak sahip olamadığım olgu.
- dayı biraz farklıdır diğer akrabalardan. şöyle ki, dayı kelimesi bile diğer akraba isimlerinden farklıdır. örneğin dış hayatta karşımıza çıkan farklı şahıslar da dayı olarak adlandırılır, hatta ve hatta tarihsel olarak dayı olmak yönetmeyle, kudretle alakalandırılmıştır. buna iki örnek vermek gerekirse "kabadayı"lık ve osmanlı döneminde cezayir ve tunus'u yöneten cezayir dayıları söylenebilir. diğer kelimelerin, amcanın veya teyzenin etkileri veya simgeledikleri daha farklıdır.
bence dayıyı, dayı yapan annenin kardeşi olması ve annenin kendi akrabalarını kayırıp, daha üst noktaya yerleştirmesi ve bunun da bebeklik ve yetişme çağında çocuğun zihnini şekillendirmesidir. bu çift yönlüdür, dayı da amcadan daha fazla sahip çıkar yeğenlerine maddi veya manevi. bir müessese olarak "yeğen"lik veya "yeeeğeenimm" lafının kökeni ailenin yapısında aranmalıdır. filmlerde bile nuri alço (ki baba yarısı olduğunu iddia eder) emrah'ın anasına atlar, amca sevgisi falan bırakmaz. bunun bize gösterdiği amcanın karşılıksız iyilik yapmadığı ve baba yarısı olmasının getirdiği hakları sonuna kadar kullandığıdır. buna mukabil filmde bile dayı bir şekilde babası hayırsız çıkan, beddua edilen "yeğen"lerine ve kızkardeşine sahip çıkar, yalnızca bazen "yenge" taş koyar, engel olmaya çalışır.
bir de bazı bazı girilerde de yazıldığı gibi, genelde köy kökenli 40 yaşın üstünde şahıslara da dayı diye hitap edilir. bunların bir de emmi vesiyonu vardır. bunları emmi'den ayıran daha az andaval olmaları, nispeten daha az yavşak olmaları ve göreceli olarak çekilir olmaları daha bir adam yerine koyulabilmeleridir.
(bkz: amca)
(bkz: teyze)
(bkz: yeğen)
(bkz: yenge)
- osmanlı imparatorluğu döneminde tunus, cezayir ve trablusgarp'ta seçimle başa getirilen yönetici.
kaynak: tdk
- sırp bölgesindeki osmanlı kalelerinde görev yapan, zalimlikleriyle meşhur yeniçerilere verilen ad. dayıların varlığı sırp isyanının temel nedeni olarak görülür. ayrıca osmanlı devleti de onlardan o kadar bunalmıştır ki isyana geç müdahalede bulunmuştur. (kaynak: bir öss hazırlık dergisi). ayrıca sağlam bir kaynaktan aldığım bilgiye göre ki-burada götümden bahsediyorum- halk arasında "dayılanmak", "dayı dayı konuşmak" gibi deyimlerin kökü buraya uzanmaktadır.
- (bkz: fular)
|