salaş kıyafetlerle istiklal'de ilerlenmiş, arka sokak'a yaklaşılmıştır. kafalar güzel ya da güzel olmak üzeredir. böyle daimi kolpalayan çakma bir underground kitle elemanı, poz ve tavır makyajı sarhoşluğuyla devamlı bıdı bıdı anlatır. bir şekilde ortamdaki altın keselerini* bir canı kalmış hugo aceleciliği ve arkadaşlarına selam yollayan çocukları hızla hattan almaya çalışan tolga abi sevimsizliği ile toplamalı dağılan ilgi ve alakayı üzerine çekmek istemektedir adamımız.
bir yandan içkiler yudumlanıp, desibel mağduru sağır muhabbetleri yapılırken bir yandan da xx kromozomları genetik bir kural gereği sahnedeki adamlara ayılıp bayılmaktadır. o sahneye bir gün eşek bağlamayı, kontrollü deney ortamına girmeyi de düşünmüyor değilim.
neyse eleman bakar ki xx ceylanlar, sekiyor dağlara doğru, ekmek aslanın ağzında, grubu da ekarte edemeyecek, bükemediği bileği öpen galapagos kaçkını bir omurgasıza döner ve bunda hiçbir beis görmez.
çiğ balığa saldıran gollum edasıyla kızlara yaklaşan adamımız, sigarasından bir nefes alır, kolları yana açıp başı biraz geriye atarak "yaaağğ ben bu elemanları eskiden tanırım, davulcusu bizim arkadaş" diye gerinir. baştaki yağğ vurgusu önemlidir, cool olmalı hatta fight club olmalı, natural born killers olmalı.
zaten her şu vasat 4lü 5li gezmelerde biri, birilerinin davulcusunu tanır. ama illa davulcusunu tanır, bassçıyı, vokalisti tanıyan olmaz. hoşsohbettir davulcular.
davul sahne gerisinde olduğundan artık "lan bu uzak bize, yalanımı yediririm" mantığı mıdır, yoksa "davulun başında elemanın kulakları sağır olmuştur, kızlar tanışıyor musunuz dese banko he der." hülyası mıdır bilemiyorum da tam.
bu tribe giren insnalar o davulculardan daha çok alem yapmıştır, o sahte arkadaşlık üzerinden işin acısı.
şimdi eğer birgün böyle birini görürsek, ki üstte bahsettiğim tavırlardan en olmadı enine çizgili dar tişörtünden tanırsınız elemanı, ne yapıyoruz?
davulcuyla yüzleştiriyoruz. yeter.**
zaten kapının koluna sıkışmışken sıkıntılı bir akşamda, bir de ilk kez hadi bakalım neymiş bu radyo, dile ondan ne dilersen diyecekler mi, tıklarsam o hikayedeki adam olur muyum, dinlerken ya yakalanırsam diye tereddütün ardından açarak odaya sıkıştığım program olmuştur. fazla göçertiyor kaportayı içeri, düşmek isteyenin beli kırılır, aman dikkat...
yazlık program modasına uymuş bugünkü yayınını yazlıktan yapmış programdır. haftaya türkbükü'den on air olmasını bekliyoruz. bilmediğim şarkılar dinletmiştir ayrıca.
acaip bir radyo programı.çaldığı elektrikli şarkılardan dolayı koltuktan koltuğa zıplatan,bakkala sepet saldırtan,sokaktan geçen birine ''abi senin anan güzel mi?'' gibi sorular sorduran bir program bu.şu sıralar yayında dinleyiniz.