yıllar boyu alkol ve uyuşturucu kullandıktan sonra (ki bazıları metallica'dan atılma sebebi için uyuşturucu derler) şu sıralar sigara bile kullanmayan, evli* ve iki çocuk babası**, megadeth'in söz, beste, güfte ve ruh yazarı, kısacası her şeyi olan; idol seçmek isteyen birine ilk kalemde önerilecek isim.
metallica'dan ayrıldıktan sonra megadeth'i kuran ve birçok eleştirmence trash tarihinin kilometretaşı sayılan rust in peace albümünü(ve onun gibi birçoğunu) yapıp, kanımca tüm zamanların en baba intikamını alan gitarcı, şarkıcı, besteci.
havasında olduğunda kimi zaman konser biterken şöyle bi cümle telaffuz eder kendisi. kendisini, grubunu, müziğini ve sanatçılığını nasıl değerlendirdiğini en güzel bu sözü belli ediyor heralde.
thank you, thank you very much. you've been great, we've been megadeth. goodbye.
metal efsanesi megadethin yerinde kalmış tek üyesi ve kurucusu olan ilah kişi. hatta kişiden öte birşey.
yazdığı yarı trajik, yarı komik, ilginç şarkı sözleriyle kalmayarak attığı mükemmel sololar ve yarattığı riffler ile megadethin başarısındaki en büyük paya sahip üyesidir.
james hetfield'in şahsi hırsları neticesiyle metallicadan atılmış ve megadethi kurmuştur.
metallica'ya katılırken lars ve james hakkında "ı met lars through an ad in recycler, a local classified ads newspaper, the ad read 'looking for a guitar player influenced by motorhead and ıron maiden'. ı called the ad and told him some of the bands ı liked, and ı mentioned budgie, and lars said, 'fuck man, you like budgie!' (mimicking lars' danish accent). so ı went to his house and sat in his bedroom and we smoked a little pot next to a huge stack of danish pornography and licorice, and ı thought 'this is interesting for a teenager to have this much danish porno', but ı didn't ask any questions. and then ı remembered lars introducing james to me as their singer, and ı looked at james and thought 'aren't front-men supposed to be sexy?'" demiştir.
(bkz: wikiquote)
2005haziranında gittiğim konserde semi god muamelesi görmüş zat.evvela megadeth çıkmadan önce herkes "megadeth,megadeth" diye inler,akabinde "deyv masteynnn huğaaa" diye haykırışlar başlar ve susmaz.mustaine peygamber gibi sağ elini kaldırır sağ taraf tamamen refleks olarak "huğğaaa" diye coşar,sol elini kaldırır sol taraf coşar.mustaine öyle gaza gelmiştir ki çıkarır gitarı havaya kaldırır salon sıcaklığı yükselir ve tüm salon hayvani coşar.
elindeki sakatlıktan dolayı megadeth i dağıtma kararı aldığı zamanlar arkadaşlarla gittiğim alışveriş merkezinde bulduğum bir dergideki mustaine in ayrılma haberine bakakaldığım,sonra arkadaşların ağlıyo la bu diye sözleriyle irkildiğim,kendime geldiğimde gözlerimin gerçekten yaşardığını anladığım yüce şahsiyet.metallica ya karşı duyduğum saygı+nefret hislerinin kaynağı,muhteşem gitarist,kötü ses+mükemmel yorum,artık örnek aile babası,hayatımdaki önemli şahsiyetlerden.bide marty friedman abiyle geçinebilselerdi de orgazm olmaya devam etseydik.
kimse kabullenmese de james hetfield'in kaymağını yemiştir.tutarsız röportajlarıyla bilinir.ayrıca "eğer ben metallica'dan ayrılmasaydım,metallica bugün guns n roses'tan daha büyük grup olurdu" gibi komik lafın sahibidir.zira metallica bugün guns n roses'tan daha büyük gruptur.ne kadar kıl olsamda gitaristliğine zerre kadar bir şey diyemediğim şahıs.
metallica'da kalsaydı ve cliff burton hala yaşıyor olsaydı metallica'nın neler yapacağını ne hayvan bestelere imza atacağını hayal bile edemediğim şahıs. (daha da kral bir metallica için larsın yerine lombardo alınması elzem).
dahice sololara imza atmış, "metalin mozartı" da tabir edilen aşmış müzisyen.
o da yalan.
nerede rust in peace, nerede killing is my business.. and business is good, nerede architecture of aggression ve nerede aşağıdaki röportaj. üşenmedim çevirdim görün diye.
- ırak'da olanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
+ bu olması gereken bir şeydi. amerikalılar oraya ırak'ı özgürleştirmeye gitti. bir çok insan fransa almanya veya rusya savaşa katılmadı diye bunun özgürleştimeyle alakası olmadığını düşünüyor. onlar savaşa katılmadı çünkü kuzey ırak'da petro kuyularının açılması onların milyarlarca dolarını tehlikeye atıyordu. fransa, almanya ve rusya afganistan'a gittiğimizde bizi desteklemişlerdi çünkü afganistan bir bok çukuru. inanıyorum ki afganistan halkı sevecen bir halk-gerçi hiç bir afgan tanımadım ama biliyorsunuz rusya orada milyarlarca dolarlık petrol kuyuları yapmıyordu. afganistan sonunda eroine dönüştürülen afyon üretimi ile biliniyordu. afganistan haşhaş üretimi ile meşhurdu. eğer almanya, fransa ve rusya ırak savaşına katılsaydı halkın görüşü daha farklı olacaktı. amerika'da müzik piyasasındaki insanlar bush hakkında kötü şeyler söylüyorlar. biliyor musunuz, kapatın çenenizi! sen bir müzisyensin, bir ülkeyi yönetmekle ilgili hiç bir şey bilmiyorsun! eğer bu ülkeyi yönetebilecek daha iyi bir adam olmuş olsaydı, onu seçerdik, bu demokratik bir süreç. beyaz saray için birkaç adam yola çıkar, en çok oy alan bir üst seviyeye çıkar. kapayın çenenizi, başkan o! bir seçim olacak, eğer o'nu beğenmiyorsanız diğer adama oy verin. orda arkanıza yaslanıp bir yandan işeyip bir yandan sızlanmayın. michael moore gibi adamların bağırıp çağırdıklarını görüyorum ve onlara demek istiyorum ki "dostum, neden bahsettiğin hakkında en ufak bir fikrin bile yok.
- michael moore'dan hoşlanmıyor musunuz?
+ kim olduğu hakkında hiç bir fikrim yok. yani ne yapıyorsun sen? şu an ırak'da hergün ülkelerini sevdikleri için ve ülkelerinin onlardan istediğini yapmak için yaşamlarını feda eden genç erkek ve kadınlarımız var. bu onların hatası değil, savaşta olmamız onların hatası değil. ve yunan halkının (röportaj yunanistan'da yapılıyor) oturup bir amerikan askerinin boş yere ölmesini izleyeceğinizi sanmıyorum. sizin böyle insanlar olduğunuzu sanmıyorum.
- aslında biz kimsenin ölmesini izlemek istemiyoruz.
+ doğru. ve bence şu an amerika'da "kişisel gelişim"le ilgili bir sürü bok döndüğü için herkes bush'un yaptıklarını kötü göstermeye çalışıyor. şimdi, ben cumhuriyetçi miyim?. hayır. ben bir amerikan mıyım? evet. kendimi vatansever olarak görüyor muyum? evet. ırak'daki savaşın yanlış olduunu düşünüyor muyum? hayır. saddam hüseyin bir teröristti. o bir diktatördü ve insanlara işkence etti.
eveet işte böyle. hükumetlerin zamanında "bunlar gene mi albüm çıkardı" diye yakındıkları grubun bir numaralı adamı bakınız neler söylüyor. killing is my busniess... and business is good. ne diyelim dave baba, hayırlı işler.
benim gözümde daha çok sevdiğim(daha iyi bulduğum değil)megadeth in herşeyi.ayrıca süper sözler sahibidir.kendini dine vermiş ve sigara içki uyuşturucuyu bırakmıştır.biraz geç olmuştur ama yine de dinine dönmüştür.din onu kabul eder mi o kadarı mustainele yukardakinin problemidir
nedense içinde her zmn metallicadan atılmanın bi üzüntüsü vardır.çoğu konuşmasında da laf atar.onun gibi bi efsanenin böyle şeyler yapmasına hiç gerek yoktur aslında.
ayrıca bazı çevrelerce mika hakkinen'e benzetilir.
''eğer ben metallica'dan ayrılmasaydım,metallica bugün guns n roses'tan daha büyük grup olurdu" demiştir.şimdi komik gelen bu laf use your illusionlar çıkmış ve guns n roses toplam 3.5 milyon kişinin izlediği konser turlarına çıktığında axl rose ve slash birer efsane olduklarında ve herkes sokakta bandana ile dolaşırken herkese çok normal gelmiştir.
metallica'dan ayrıldıktan sonra megadeth'le şahsımca metallica'yı büzen adam.metallica eski çalışmalarıyla ayakta değil mi zaten.. alanyada rockçı şizofren (bkz: nasıl) birini kafaya alıp konusmaya başladık.korkuyoruz ama belli etmiyoruz, adam sürekli dave mustain'le konustuğunu idda ediyor..o aslında ölmedi deyince kopmuştuk.. (bkz: paylaşmak istedim)
siyasi ve hamasi detaylar haricinde müthiş hisli ve duygusal adam. öyle ki metallica some kind of monster'da yüzleştiği lars ulrich'e sarf ettiği laflar şaşılası derecede etkileyici psikolojik çıkarımlardır.
dave - çok zordu lars. sizin dokunduğunuz herşeyin altına dönüştüğünü ve benim yaptığım herşeyin sıçtığını görmek gerçekten çok zordu. eminim; benim sıçmamı "başarı" olarak gören bir dünya insan vardı fakat ben 2 numara olmak memnun muyum? hayır. (lars burada burnunun alın kemiğine dayandığı yeri ovuşturmaktadır sıkıntılı biçimde) biliyorsun işte. 13-14 yıldır neredeyse hiçbir şansım olmadı. ne metallica ile konuşmak, görüşmek, seninle, eski danimarkalı dostumla tekrar bir araya gelmek gibi bir şansım olmadı. (lars iyice kızarır) abi ben hala o günü hatırlıyorum. sen ve ben, hani toprağa siktiriboktan bir delik açıp içinden esrar içmiştik. olum o süperdi ya. (lars güler) benim bir daha öyle dakikalarım olmadı kimseyle.
ve işte karşımızda muazzam aksanıyla lars;
"do i feel some guilt? aa yes i do but at the same time it's difficult bıdı bıdı"
özünde diyor ki;
"hafif suçlu hissediyor muyum? evet hissediyorum ama aynı zamanda senin neredeyse son 20 yıla baktığın zaman hissettiğin şeyleri anlamak zor benim için. işte bu metallica şeyi hakkında falan"
dave'in dave olduğunun belli olduğu an tam da burası işte. yüzüne buruk bir tebessüm oturuyor lars'in bu sözlerinden sonra ve "okay" diyor ve meşhur göz sulanma, ses titreme mevzuu tam bu sıralarda başlıyor.
dave - hiç benim ne halde oldugumu düşündün mü?
lars - sana neler yaşattığımızın farkındaydım. yaşattığımız acının... (feyd aut)
dave - bu benim dediğim şey değil.
lars - okeyy ammm
dave - herhangi bir fikrin var mı.. (drop efekti)
lars - seni ne hale soktuğumuz hakkında mı?
dave - hayır hayır. benim ne halde olduğum hakkında.
açıkça gördülüğü üzere duyguyu ifade ediş biçimi ve tartışma adabı hususlarında hayli başarılı dave mustaine. zira geçmişine de bakıldığı takdirde görülür ki; metallica tayfasına nazaran almış olduğu eğitim, kültür çok daha farklıdır ve yıllardır süregelen metallica - megadeth sürtüşmesinin kökeni aslında burada yatar. bu bağlamda hangisin daha iyi gitar çaldığı veyahut hangisinin sesinin daha süper olduğu, "su mu daha ıslak tekerlek mi daha yuvarlak?" sorusuna mukabil, komik bir bakış açısıdır.
metallica; azbuçuk varoştur, tebaa insanıdır, çukurova'da pamuk toplayan kadınları umursamasa da temalarını bu tip mevzuulardan seçer. hayatla yoğrulan, gerçek serserilerdir fakat dave mustaine; sadece serseri olmak isteyen aristokrat bir isyankardır. şutlandıktan sonra yanına başka bir şehire konservatuvara gitsin diye yollanmış, klasik batı müziği eğitimi alan david ellefson'ı alması ve bu megadeth şeyine onunla birlikte başlaması, metallica'da geçirdiği günleri hakkında verdiği röportajlarında geçen "bir ara paramız bitti. sürünüyoruz. yiyecek alacak paramız bile yok. iki odalı bir evde yaşıyoruz. bir gün eve bir geldim; bizimkiler yere çömmüş leğenden avuçla arpa yiyorlardı. çok şaşırmıştım" sözleri de bu tezi rahat rahat doğrular. bu analojide en kasış siyasal teoremlere istinaden; on insandan sekinizinin metallica fani olması, bu on insan arasında sadece bir(1) kişinin megadeth sempatizanı olması metallica'nın değil; dave mustaine'in başarısıdır.
bu adamın totaliter otorite timsali olarak görülüşünün anarşist kimliğine verdiği zararı bir havuzlu villa ve milyon dolarlık yirmi dört gitarı öne sürerek açıklamaya çalışmak biraz ayıptır. ırak savaşı öncesinde ve süresince amerikan tv kanallarında aktivist rolü oynayarak sergilediği mel gibson tipi vatanseverliğe anlam vermek zor olsa da (evet, bu adam amerika'da mehmet barlas muamelesi görüyor) newsweek'in politika anlayışına tercih edilebilir çoğu zaman. heyecanlıdır, epey de komiktir. saçları da hala uzundur.
gruptan kovulmasının asıl sebebi lars ın dave i kıskanması denebilcek müzisyen some kind of monster belgeselinde lars bunu''dave varken james beni sevmezdi' gibi bir ifadeyle belli etmiştir.ayrıca dvd de bir bölümde mustaine çıkmış ve ondan beklenmeyecek şeyler söylemiştir.sonradan anlaşılır ki 2 saatlik konuşmadan bu konuşmalar makaslanmıştır.yani lars odununun (bkz: axl rose)oyununa yine gelmiştir.ama herşeye rağmen (bkz: dave mustaine is god)
some kind of monster belgeselinde ağlayarak karizmayı bir nebze yardırsa da, lars'ın kendi deyimiyle "rock aleminin bir numaralı götü" olduğunu ispat etmiş kişi..