eve dönüş *  

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. http://www.evedonus.com/
    (atlantis, 18.06.2006 15:00)
  2. aidiyet duygusu
    (ovid, 18.06.2006 15:01)
  3. yeni sezonda vizyona girecek bir türk filmi. son dönemde sayısı artan 12 eylül dönemi filmlerinden iddialı gözüken bir tanesi. başrollerde mehmet ali alabora, sibel kekilli ve altan erkekli var. henüz hakkında fazla bir bilgi olmasa da kişisel yorumum olumlu yöndedir. eğer mehmet ali alabora kayda değer bir performans gösterirse film,türk sinema tarihinde adını yazdıracaktır.
    (twinkle, 14.08.2006 00:52)
  4. ödüller
    43. antalya film festivali
    en iyi kadın oyuncu sibel kekilli
    en iyi yardımcı erkek oyuncu civan canova

    montpellier film festivali
    en iyi film senaryosu

    yunus nadi
    en iyi film senaryosu ömer uğur

    ve son sahnesinden bir kaç alıntı;

    12 eylül 1980-1983 yılları arasında
    - tbmm kapatıldı, anayasa iptal edildi, siyasi partiler, dernek ve sendikalar yasaklandı.
    - 650.000 kişi gözaltına alındı
    - 230.000 kişi yargılandı
    - 50 kişi idam edildi
    - 171 kişi işkenceden öldü
    - 299 kişi cezaevlerinde yaşamını yitirdi
    - 95 kişi “çatışmada” öldü
    - 937 sinema filmi “sakıncalı” bulunarak yasaklandı.

    filmin fragmanı ve detaylı bilgi için;

    http://www.evedonusfilm.com/
    (ohannesburger menu, 04.01.2007 00:17)
  5. bir film niteliğinden çok biz 80 sonrası gençliği için belgesel niteliği taşıyan iyi bir yakın tarih filmi.
    (galak, 04.01.2007 00:53)
  6. filme büyük umutlarla gitmiş biri olarak hayal kırıklığıyla çıkmış olduğumu rahatlıkla söyleyebilirim.12 eylülü anlatan bir film çıkacağı için çok sevinmiştim başlarda.insan hayatlarının tam ortasına bir perde gibi inerek hayatları ikiye ayıran bu faşist darbe hakkında olabildiğince daha çok kitap yazılmalı,daha çok film çekilmeli,daha çok tartışılmalı falan filan...ama bu şekilde olmamalı.12 eylül gibi hayati önem taşıyan ve çok büyük bir ciddiyetle anlatılması gereken bir filmde mehmet ali alabora nam-ı diğer memoli,dünya çapında ünlü porno starımız sibel kekilli nin ne işi var anlamak mümkün değil.hele hele sibel kekillinin bugüne kadar verdiği en kötü performansla altın portakalı kucaklamasını anlamak hiç mümkün değil.ayrıca memet ali alaboranın yerine bir fikret kuşkan bir şevket çoruh ya da ne biliim bir nejat işler olsaydı ne mükemmel performanslar çıkardı ortaya kimbilir...film sözünü esirgemeyen,gerçekçi ve yalın bir üslupla çekilmiş ama maalesef olmamış be ömer abi...filmden arta kalan tek şey ise civan canovanın akıllara durgunluk veren etkileyici oyunu.bi insan bu kadar mı güzel küfür eder be abicim.10 üzerinden 10luk performansıyla ayakta alkışlanmayı sonuna kadar hakediyo civan canova...
    (los lunes al sol, 05.01.2007 22:14)
  7. mehmet ali alabora, civan canova ve altan erkekli üstün bir oyunculuk sergilemişler. sibel kekilli ise çok vasattı.
    işçilerin politik mücadeleye aktif olarak katıldığı 70 sonlarında apolitik bir işçi olan mustafa 80 darbesinin hemen ardından kavgalı olduğu evsahibi tarafından polise "komünist" olduğu iddiasıyla ihbar edilir. polis, evine baskın yaparak mustafa'yı gözaltına alır. polis, mustafa'yı sol bir örgütün yöneticilerinden olan şeyhmus takma isimli militan olarak belirler. bunun ardından günlerce süren işkence başlar. mustafa'yla beraber hoca takma isimli bir militan solcu (altan erkekli) da işkence görmektedir. mustafa ile hoca arasında geçen diyaloglar etkileyicidir. hoca yüksek düzeyde elektrik verilerek öldürülür. ancak gazetelerde çatışmada öldüğü duyurulur. aynı günlerde de şeyhmus takma isimli militan çatışmada öldürülür. bu sebeple mustafa serbest bırakılır. ancak normal hayatta da cezaevinin etkisini taşımaktadır. cezaevinin armağanı olan psikolojik sorunlar mustafa'nın hayatını son derece değiştirmiştir.
    "komiser" civan canova hayvan rolünü çok iyi başarmış. bir insan insanlıktan bu kadar çıkabilir mi diye düşünmeden edemiyorsunuz.
    eve dönüş babam ve oğlum'dan çok farklı bir 12 eylül betimlemiş. babam ve oğlum'un verdiği "karışmayın yanarsınız" mesajının tersine eve dönüş bu ateş hepimizi yakar demekte.
    (mayakovski, 03.03.2007 17:13)
  8. bugün itibariyle beni ağlatmış bir filmdir kendisi.
    (madalyonun güzel yüzü, 11.04.2007 01:25)
  9. anlatılan konunun güzelliği sayesinde ilgi gördüğüne inandığım film.izlemeden önce çok daha iyi bir film beklemekteydim ancak beklentilerim boşa çıktı.oyunculuklarda ki kalitesizlik filmi vasatın altına iten baş sebeplerdendi.yapılan işkenceler,insanlara gösterilen davranışlar aslında oldukça iyi yansıtılmış ama insanın hüzünlenmesini tam anlamıyla sağlayamamış bunun nedeni de sanırım oyunculukların kötülüğü.o dönemde yaşananlar zaten başlı başına üzüntü verici olduğu için insan kendi düşünceleri nedeniyle duygulanıyor filmden ötürü değil(en azından bana göre).bütün bunların yanında yönetmenin söylediği bir söz herşeyi açıklamaya yetebilir "film de bir misyonu yüklenmeyi hedeflemedik eğer bir kişi bile kenan evren insan değilmiş derse amacımıza ulaşmış oluruz" buradan söylemek istiyorum ki kesinlikle amacınıza ulaştınız filmi izleyen herkes öğrendi kenan evren in insan olmadığını bu yönüyle de takdir edilesi bir filmdi.
    (sirseri, 11.04.2007 15:39)
  10. büyük laflar etmeyen,anlaşılmaz siyasi söylemleri olmayan,ona buna saldırmayan,geçmişte yaşanmış bir dönemi ve o dönemde yapılanları naif bir şekilde bir işçi üzerinden anlatan film.oyunculuklar da senaryo da güzeldir.nasıl berbat bir dönem olduğunu,insanların başına neler geldiğini en güzel anlatan 12 eylül filmidir bence.
    (yıldızlar da isterim, 30.04.2007 10:33)
  11. filmi izledim.
    hikâye çok daha etkili anlatılabilecekken kötü anlatılmıştı.
    sibel kekilli rolünde o kadar iğreti duruyordu ki hafifçe dokunsanız çılgın kız havalarına girecek gibiydi.
    mehmet ali alabora korkulara, acılara verdiği tepkilerle insanın içini burkmuyor neredeyse güldürüyordu.
    hele filmin sonunda kahve konuşması çok klişe bir sahneydi. gereksizdi. felaketti. zaten mehmet ali alabora'nın tutuklanmasından önce verilen bir sahneydi.
    savaş dinçel, komiser rolündeki civan canova, altan erkekli rolünün hakkını sonuna kadar verenler, oynadıkları karaktere ruh üfleyenlerdi.

    ama.... kocaman bir ama hem de. bir dönem filmi olarak o yıllarda yaşananlara, yurdumun tanıklık ettiği olayları bilmeyen, hayal bile edemeyen ülkemin gençlerine bir nebze de olsa anlatmaya çabalaması takdir edilesidir. ve bu kadar yanlıştan bir doğru çıkarır. göz ardı edilemeyen gerçekler, hatta sinemasal kaygılarla hafifletilmiş değil direkt olarak gözünüze sokulan gerçekler açısından ibret vericidir.
    ama gönül işte, istiyorki daha güzel olsaydı. biz de burası komik olmuş, bu şekilde tepki vermez insan, diyerek filmi eleştirmekle meşgul olacağımıza şaftımız kaymış olarak ayrılsaydık filmin başından.
    neyse, o da olur inşallah.
    ümit dünyası.
    (serpico, 04.05.2007 02:13)
  12. ağlatan bir filmdir kendisi.evet ağlatan.ama niye ?bırakın düşünelim şöyle bir etraflıca.vurmayın bizlere,onlara,şunlara.yapmayın dedirten bir film.isteyen istediğini düşünsün zarar vermeden.
    (vampirella, 09.05.2007 22:58)
  13. en iyi kadın oyuncu ödülünü sibel kekilliye kazandıran ömer uğur filmi.ömer uğur 'eve dönüş'te 12 eylül'ün sıradan insanların hayatında bıraktığı izleri anlatıyor. en yakın arkadaşlarını 12 eylül'de kaybeden uğur, 14 yıl sonra aklındaki filmi çekebildi.yönetmen ömer uğur'un kişisel tarihinde hem 12 mart hem de 12 eylül var. özellikle 12 eylül, herkes gibi onun da hayatına nüfuz etmiş. hapse girip, işkence görmüş, en yakın arkadaşı idam edilmiş. uğur'un, o dönemli ilgili tanıklıklarından yola çıkarak yazdığı 'sorguda' adlı senaryosu yıllar önce 1992'de montpellier akdeniz film festivali'nde en iyi senaryo seçilmişti. uğur iki kere (1999 ve 2002'de) bu senaryoyu beyazperdeye aktarmaya niyetlense de olmadı. türkiye'nin siyasal atmosferinden etkilenen yapımcılarla anlaşamadığı için ertelemek zorunda kaldığı filmi uğur, 'eve dönüş' adıyla 14 yıl sonra çekmeye başladı.memet ali alabora, sibel kekilli, altan erkekli, savaş dinçel, perihan savaş, civan canova, erdal tosun ve cengiz küçükayvaz'ın rol aldığı filmde uğur, işçi mustafa ile karısı esma'nın 1980 ağustosu ile ekim arasında yaşadıklarını anlatıyor.
    (mervetal, 19.05.2007 21:32)
  14. 12 eylül dönemini anlatan başarılı bir film; lakin bu filmdeki performansıyla sibel kekilli'ye ödül veren jürinin aklını fikrini sikiym.
    (lethe, 05.06.2007 02:52)
  15. sibel kekilli'nin "en iyi kadın oyuncu ödülü" ne layık görüldüğü film. performansını gördükten sonra, jürinin hangi oyunculuk kriterlerine göre karar verdiğini çok merak ettim . zira sinemadan, oyunculuktan zerre kadar anlamayan herhangi bir insan bile ne kadar vasat bir oyunculuk sergilediğini görebilir. yani ya berbat bir oyunculuk sergilemiş ya da o kadar ince sanatsal göndermeler yapmış ki biz anlayamadık ne olduğunu. film bir bütün olarak vasat olarak nitelendirilebilir benim fikrimce, yine de mehmet ali alabora'nın performansı (bazı sahnelerdeki son derece kötü diyaloglara rağmen), konunun aslında üstten bakan ama yine de cesur anlatımı için izlenebilir. fakat hala şu en iyi kadın oyuncu konusunu merak ediyorum ben, nasıl bir göz ödül vermiş olabilir diye.
    (karamela, 05.06.2007 13:13)
  16. darbeyi işi duygusallığa, duygu sömürüsüne vurmadan, işkence sahnelerini gizlemeden, gayet açık gösteren en gerçekçi darbe filmlerinden birisi.

    filmin son cümlesiyle olay kopmuş, bildiğimiz ama farkında olmadığımız bir gerçeklik tekrar gözler önüne serilmiştir.

    "türkiye hala cuntacıların yaptığı anayasayla yönetilmektedir" çok da fazla söz kalmıyo bundan geriye.

    sibel kekilli ne kadar iyi oynamıştır, o garip türkçesiyle rolüne ne kadar yakışmıştır tartışılır ancak memet ali alabora’nın en iyi performans gösterdiği, hatta üstün bir performans gösterdiği bir film olarak aklımda yer edicektir.
    (hare krishna, 17.06.2007 17:03 ~ 17:04)
  17. asla "sıradan bir işçi parçası" olunamayacağını gözümüze sokan filmdir. olaylarla hiçbir ilginin alakanın olmaması, kişiyi olayların dışında bırakmıyor... işkence sahnelerinde çekingen davranılmaması gayet iyi... bir de kenan evren'in görüntüleriyle filmdeki paslaşma güzel olmuş.
    altan erkekli ve civan canova dışında oyunculuklar vasata yakın düzeyde... belki de; "yanlışlıkla" işkence yapıldığı anlaşılan mustafa'nın bunu öğrenince kendisine işkence yapan polisin elini öpmesi" gibi sahneler filmin etkisini azaltıyor. onun duyarsızlığı,bilinçsizliği anlatılmak istense de, bunun fazla kullanılması rahatsız ediyor.
    yine de, bu utanç dönemini anlatan filmlar kesinlikle çekilmeli, izlenmeli...
    (noluyoruz yahu, 26.06.2007 22:10)
  18. sibel kekillininki dışındaki oyunculukları çok beğendiğim,hatta komiser rolündeki civan canovayı yürekten takdir ettiğim filmdir..aldığı ödüller belki tartışılır ama kesinlikle abartıldığı kadar kötü bir film değildir ve bildiğimiz hep anlatılan meşhur 12 eylül'ü çok sıradan,yalın bi şekilde anlatmıştır.bu arada savaş dinçeli de atlamamak gerekir..o da ne kadar usta birisi olduğunu bir kez daha göstermiştir..
    (8ortalıharitametoddefteri, 17.07.2007 15:44)
  19. civan canova ve altan erkekli'nin müthiş bir performans sergilediği film.

    durumu iyi mi yoksa kötü mü ele aldığı konusunda tam bir fikir belirtemeyeceğim filmdir aslında, fakat kendisi de bir darbe mahkumu olan babamın bilhassa işkenceden sonraki paranoya halini çok doğru betimlediklerini söylediğini eklemeliyim.
    (acyberexile, 20.07.2007 18:45)
  20. ağlatan filmdir evet..ama konunun işlenişi oyuncuların performansı..ınsanda yarattıgı duygu fırtınasıyle degil..işkenceye odaklanan sahnelerıyle bu darbeyı sadece fızıksel yonden ele alan ınsanda tıksıntı dısında hiç bir his uyandırmayan egretı bır fılm.babam ve oglumda bizi aglatan duygu fırtınasının yerını sibel kekillinin samimiyetsiz iç çekişlerinin aldıgı kocası işkence altındaki bir kadın boylemi tasvır edılır be adam dıyerek basarısızlıgın yonetmen omer uguramı yoksa oyuncularamı mal edılecegıne karar veremedıgım fılm.
    (ben dedim gitme fakat o beni hiç dinlemedi, 20.07.2007 18:58)
  21. 12 eylül'ün küçük bir kesitini anlatan film. o küçük kesit, bazen hepsi anlatılsa inanmayacak insanların bir şeyleri görmesi için iyi olabilir.

    ayrıca sibel kekilli'nin aksanı çok rahatsız ediciydi, başka kadın oyuncu mu yoktu, ya da bazı kesimleri de bu filme çekebilmek için mi onda karar kılındı bilemiyorum.
    (ornitrin, 05.08.2007 22:12)
  22. ömer uğur'un oyuncu seçimine dair şu şekilde açıklmalarda bulunduğu filmdir.

    "mustafa karakteri için mehmet ali alabora, olgun şimşek ve şevket çoruh'u düşünüyorduk. olgun şimşek son dönem çok fazla kötü adam rolü oynuyordu, istediğim izleyicinin mustafaya acımasıydı, olgun şimşek'le bunu çok başaramacağımı düşündüm, yoksa olgun'un oyunculuğunun mehmet ali'den daha iyi olduğu düşüncesindeyim. bunun yanında mehmet ali'nin boyu uzun, işkence sahnelerinde daha güzel bir görüntü sağlıyo, kolları aşağıya sarkıyo falan, zavallı bir görüntü verebiliyo. sibel kekilli'ye gelince en son onu ayarladık, herşey hazırdı kadın oyuncu bulamadık, aradığımız sade basit bir yüzdü, oyunculuğunu da beğeniyordum teklif ettik oynadı..."
    (libertar, 13.09.2007 03:14 ~ 03:46)
  23. 2 başrol oyuncusunu yanlış seçmiş film. memet ali alabora ve sibel kekilli eğreti durdu bu filmde bana göre. bununla birlikte, civan canova ve altan erkekli nin devleştiği film olmuştur. başarılı dönem filmlerinden biri. filmde 2 kez kullanılan bir replik var ki; o dönem yaşananların, yaşamakta olduklarımızın ve maalesef belki de yaşayacaklarımızın sebebini özetler nitelikte. 'beni niye almıyorlar, seni niye almıyorlar. bunlar da rahat durmuyorlar demek ki'
    bir bakmışsın alıvermişler.
    (jenesaispas, 03.12.2007 19:39 ~ 20:09)
  24. mehmet ali alabora nedeniyle izlemediğim film. gerçekten bu adamdan neden hoşlanmıyorum anlamadım. evet bir tavır koyması çok güzel ama biraz zorlama olmuş. tarık akan'a yakıştırdığım politikliği, ben bu adama yakıştıramıyorum. oysa aynı tarık akan eski filmlerinde karı kızla vuruşan delikanlı imajındaydı yani kafamıza öyle yerleşmiş olmasına rağmen ona yakışan duruş mehmet ali alaborada eğreti duruyor.

    ayrıca bu filmin tarafsız çekildiğine inanmıyorum bir tarafa sürekli bok atıp öbür tarafı övmek, sinema filmi olmuyor malesef. en hafif şekilde propaganda filmi diyebiliriz.
    (isildur, 03.12.2007 19:58 ~ 19:59)
  25. pazar akşamı televizyonda ilk kez kanal d'de gösterilen film.

    o yılları ufak bir çocuk olarak hayal meyal hatırlayan biri olarak 12 eylül'ün bende negatif bir etkisi yoktu. evet, kötü bir şeyler olmuştu, birilerinin biraz canı yanmıştı, ama işte o kadar. kenan evren de ülkeyi terörden kurtarmıştı, üniforması içinde karizmatik bir adamdı.

    bu filmi izledikten sonra ise ne kadar yanıldığımı, 12 eylül hakkında hiç bir şey bilmediğimi anladım. dehşete düştüm. o işkence sahnelerinin eksiği vardır, fazlası da yoktur. daha fecisi yaşanmıştır eminim.

    film eleştirmeni değilim, ayda bir bile değil, üç ayda bir film izlerim, o yüzden de her izlediğim filmi beğenirim, bu filmi de çok beğendim. oyuncuları da çok beğendim, sibel kekilli'nin türkçesi hariç, dublaj kullanılabilirmiş. en ürkünç sahnelerde güldüğünü söyleyen arkadaşlara da çok şaşırdım, benim o sahnelerde içim içimi yedi, üzüntüye boğuldum, çok gerçekçiydi bence.

    annem hep öğütlerdi, politikadan uzak dur diye. niye dediğini anlamazdım, en fazla ne olabilir ki derdim. bu filmde gördüm, değil ilgili olanların, ilgisiz olanların bile başına neler gelebileceğini. o yüzden anneme hak veriyorum, insan duyarlı ama yine de çok dikkatli olmalı.

    12 eylül gerçeğini cesurca anlatan, benzerleri arasında -şimdilik- en iyi olan bu filmi herkes görmeli ve ders çıkarmalı.
    (maximus, 05.12.2007 01:55)
 sayfa  / 2