1919 yılında vahdettin'in aldığı bir karar ile özerk olmuştur..nitekim yeni kurulan türkiye cumhuriyeti ve atatürk; onun özerk kalmasına izin vermiş, eğitimde ise ilerlemiş ve öncü olmuş bir şekilde olmasını istedi..
ama aradan 10 yıl geçti ve kayda değer hiç bir bilimsel yahut eğitimsel olarak ilerleme kaydedemedi..özerk olması yeteneksiz hocalara sanki bir kalkan gibi olmuştu..hatta eğitimin kalitesiz olması ile kalmamış, atatürk'ün her devriminde bir zıt kuvvet olmuş, karşı düşünceler içinde bulunmuştur...
1931 yılında dar ül fünun incelenmesi ve gelecek akıbetini araştırmak için albert malch getirtiliyor..1932 yılının sonlarına doğru malch'ın raporu mecliste okunuyor ve derhal dar ül fünun'un eğitimine son veriliyor..raporundaki çarpıcı açıklamalardan bazıları; dar ül fünun'un , çağdaş eğitimden tamamen uzak bir anlayış içinde ezbere eğitim yapıyor olması, uygulamadan eksik kalması, kütüphanenin tam gün çalışıyor olmaması, çalışıyor olsa bile yetersiz olması ve kitap imkanlarının çok kısıtlı olması büyük sorunlardan bazıları idi..
o kapatılma olayından sonra istanbul universitesi açılıyor..
büyük bir şans gerçekleşiyor, hoca eksiği
ikinci dünya savaşı nedeni ile
almanyadan kaçmak zorunda kalmış ya da sürülmüş, bilgili yetenekli yahudi profosörleri ile kapatılıyor..bu gerçekten çok iyi bir iş oluyor, onlarla istanbul üniversitesi iyi işler yapıyor ve peşpeşe yeni, çağdaş fakülteler açılıyor..bilimsel eğitim devri gerçekleşiyor..