|
|
- yatay olarak yapılacak bişeyi dikey olarak belirtme, isteme durumu. (bkz: bernard shaw)
- genellikle müzik eşliğinde yapılan hareketler bütününe verilen ad
- dans vücudun ruh ile birleşip müzik eşliğinde yeni biçimlere girmesidir,sanattır, yetenek sevgi ve özveri ister.sahne de yapılan gerçek dans izleyiciyi büyülerken dansçıyıda yeni bir dünyanın kapılarını açar.
- hakkında pek çok şey söylenebilecek olmasına karşın hiçbir zaman kelimelerle tam olarak anlatılamayacak bambaşka bir dünya
- içinde hissettiğin müziğin tüm duygularınla birleşip dışa yansıması yüreğinde bir telaş , yüzünde kibirlilik aklında aşk ...
- dansın dünden bu güne hangi evrelerden geçtiğini görmek için:
(bkz: http://www.youtube.com/...)
- yarışmaları olduğundan beri aslında bir sanat dalı olduğunu unuttuğumuz güzellik.
- insanlar kalabalık halindeyken sanki kötü ruhların emrindeymiş gibi tepiniyorlar ve bunun adına zevk alma ve dans etme diyorlar. *
(bkz: johann wolfgang von goethe)
- bedeni müziğin ritmine uygun hareket ettirmek.
- fr. içinde.
- insan gövdesini belirli zaman ve mekanda kültürel olarak belirlenmiş özel hareket yapı ve anlam sistemi içinde kullanmasıdır.
günümüzde ise crazy dance in kayseri örneği bu kavramın yapısökümüdür.
- (bkz: so you think you can dance)
|