23 mayıs 1040'da selçuklular'la
gazneliler arasında yapılan savaş.
büyük selçuklu devleti'nin kuruluşunun simgesi gibidir. gazneliler'in ağır yenilgisi ile sonuçlandı.
(skuba, 17.10.2006 03:47)
bazı tarihçilere göre anadolu kapıları malazgirt ile değil bu savaşla türklere açılmıştır.
orta okuldayken adını " danalar girmiş bostana"ya benzettiğim tarihini hiç unutmadığım 3 savaştan biri.
doğu-batı geçiş yolu üzerinde ki gazneli hakimiyeti bu savaş sonunda selçuklulara geçmiştir. gaznelilerin doğuya özellikle hindistan'a yönelik politikalarının yerine batıya dönük hedefleri olan selçuklular sayesinde türk kavimleri kendilerine, önce ortadoğuya, sonrasında anadoluya giden yeni bir yol çizmişlerdir.zaten bu savaştan 31 yıl sonra gerçekleşen malazgirt savaşıyla birlikte yeni bir dönem başlamıştır. dandanakan savaşını selçukluların kazanması bu süreçin hızlanmasına yol açmıştır.
bu savaştaki selçuklu galibiyeti tam olarak üstün bir zekânın ürünüdür. kışkırtıp kaçma, yani bir nevi dokundur-kaç yapan selçuklu ordusunun peşine düşen gazne ordusunun bu seferi kaldıracak kadar kumanyası yoktu. çölün ortasına kadar selçuklu ordusunu kovaladılar. selçuklular, hem fiziken, hem de psikolojik olarak yıpranan gazne ordusunu, sayıca daha az olmalarına rağmen yek darbede tarumar etmiştir.
tarih derslerle dolu. "ensendeyim, yakalarsam ümüğünü sıkarım" diye inat etmeyeceksin. takatten düştüğün an affedilmiyorsun. bu da öyle bir savaş.
müslüman çoğunluklu en azından kuruluş itibariyle türk olan selçuklunun, bir müslüman türk devleti olan gaznelilerle yaptığı savaştır.
edit: dünyayı kurtaran adam a düzeltmesi için teşekkürler. osmanlıyla ilgili kitap okumaktan bulanmış beyni uyandırdı.
selçuklu ordusunun başında bu savaşta
tuğrul beyve
çağrı bey kardeşler vardır. yine selçuklu devleti'nin o zamanki devlet yönetimi incelenirse devletin iki kardeş tarafından yönetildiği [göktürk devleti'ndeki gibi] görülebilir. tabii bu sistemi büyük hükümdar
alparslan ve veziri
nizamülmülk değiştirmiştir, çünkü bu türk geleneği ile devletler uzun ömürlü olamamakta, kardeşlerin çocukları yani kuzenler arasında taht kavgası rahatlıkla çıkabilmekteydi.
kitap okumadan lise bitirmiş bir kısım ergenin inatla damdanakan savaşı diye telaffuz ettikleri savaş.
bir ortaokul klişesi olarak; selçukluların yükselişe, gaznelilerin çöküşe geçtiği savaş.
türkiye bürokrasisine dair güzel bir hikayeye konu olmuş savaştır..
şöyle efenim;
öğretmenin biri girmiş sınıfa dandanakan savaşını anlatmış ha anlatmış..konuşmuş ha konuşmuş..tıkanınca şöyle bi bakmış sınıfa..hüsnü isimli öğrenci dalgın dalgın bakıyor.. kalk, demiş, oğlum hüsnü! anlat!
hüsnü demiş: “hocam valla ben bir şey yapmadım”
kızmış hoca “ulan demiş şerefsiz anlatıyorum anlatıyorum dinlemiyorsun..allah seni davul ede beni de tokmak çalam seni” efenim akabinde malumunuz üzere hüsnü davul olmuş hoca tokmak..tamtama tamtam tamtama tamtam giderken zil çalmış hoca çıkmış tenefüse..
öğretmenler odasında diğer tarihçiye anlatmış, demiş bu hüsnü fitil etti beni hedele hüdülü anlatmış olayı..karşıdaki öğretmen dinlemiş dalgın dalgın..
lafın bittiğini anlayınca: he valla,demiş, bu öğrenci milleti böyle gardaş..yapıyorlar ediyorlar sonra da yapmadım deyip üste çıkıyorlar..
bizim öğretmen bakmış branş arkadaşından da hayır yok bari demiş bahçeye çıkayım..
bahçeye çıkarken müdüre rast gelmiş..
sormuş müdür: hoca ne var ne yok?
hoca öfkeyle anlatmış durumu..bu, demiş, öğrenci milletini, demiş, ben demiş hedele hüdülü neyse anlatmış..
dalgın dalgın dinlemiş müdür..
lafın bittiğini anlayınca: valla demiş nuri bey(tarihçiye isim verdim artık yeter lan)bu işler böyle..biz çıkamayız içinden il milli eğitime yazı yazmak lazım..ancak onlar çözer..
hikaye bu ya..artık nasıl bir usturupla yazdılarsa yazmışlar olayı milli eğitime..
altı ay sonra cevap gelmiş..
“yeterli ödenek olmadığı için dandanakan savaşı yapılamamıştır..”