daedalus çok yetenekli bir zanaatçıdır..imparatorluğun başkenti olan atina'da hem günlük hayata dair eşyalar tasarlayarak ölümlülere bir yardımda bulunur, hem de bakılınca tüm ölümlüleri hayretler içerisinde bırakan resmen yaşayan heykeller yaparaktan tanrıların hoşuna giderdi..atölyesinde, yeğeni
talos ile beraber işlerini devam ettirirdi..
fakat gün gelir, talos onu ustalıkta kendisini geçmekle tehdit eder..buna kanıt olarak da bir yılan çerçevesi şeklinde taşı bile kesebilen bir testere icad eder..ustalıkla da yapar, daedalus'un önüne koyar..kıskançlıktan resmen deliye dönen daedalus ise hasmını
akropol'un tepesinden aşağı atar..
tabiki sonunda gerçekleştirdiği bu çirkin hareketler gün yüzüne çıkar, cinayeti herkes öğrenir..o da kaçmak zorunda kalır..
sonunda girit'e varır..kral
minos'a sığınır..kral da onu saklar..karşılığında da bir iyilik ister..kızı
ariane için dünyadaki en güzel dans yerini inşa etmesini ister..daedalus bu isteğini memnuniyetle karşılar..bu sırada ise saraylı bir cariyeden de oğlu dünyaya gelir; ikaros.. (bkz:
ikarus) (bkz:
icarus)
daedalus, girit'teki yaşamında her ne kadar değerli bir ölümlü olsa da inanılmaz fazla entrikaya burnunu sokma gafletinde bulunur..kraliçe
pasiphae'ye, aşık olduğu boğa ile çiftleşmesine olanak sağlayacak, zekice tasarlanmış bir düzeneği yaratır..kral minos için ise
labyrinthos'u tasarlar..gelecekte ise kraliçenin boğa ile sevişmelerinden türeyecek doğa dışı yaratık olan
minotauros (bkz:
minatourus) kapatılacaktır..ayrıca daedalus; bu boğa-insanı öldürmek için labirente girmiş ve öldürmüş ama sonrasında bir türlü içeriden çıkamamış olan kahraman
theseus'u kurtarmak için içeri girmeye gönüllü olan aşkı (aynı zamanda kralın minos'un dans yeri hediye ettiği kızı) ariane'ye bu labirentten çıkışı hakkında dahice bir plan sunmuştu..sonuçta kız, aşkı ile kaçmıştı..
bunların hiçbirini minos yutacak değildi..çok ama çok sinirlenmişti..daedalus yakalatıp, onu ve oğlunu bu labirentin içine hapseder..
daedalus, kendi dizayn ettiği bu labirentten yolları takip ederek çıkamamıştır..bu labirent, öyle bir yerdir ki insan orada, dönemeçlerin karmakarışıklığında ya da sadece karmakarışık edilmiş bir nesneler bütünü yüzünden yolunu yitirebilirdi..
ama daedalus hiç de pes edecek gibi durmamaktadır..iki çift kanat yapar, bu labirentten havalanıp, kuşlar gibi uçup kaçmak için..bir çifti kendi takar, diğer çifti de oğluna verir..bu kanatları daedalus, omza yapıştırmak için ise balmumunu kullanır..akabinde hemen oğlunu da uyarır;
"denize çok yaklaşma..denize düşüp boğulabilirsin..çok fazla da göklere çıkma..güneş, kanatlarındaki mumu eritir ve düşersin"
ne yazık ki genç, kendisine sağlanan bu uçma özgürlüğü ile resmen sarhoşa döner ve kendisine inanılmaz gelen bu zevk ile sonsuzluğa gitmek ister..havalanır, havalanır..ve sonunda balmumunun erimesine, kanatlarının dökülmesine neden olur..
düşer ve deniz onu yutar.. (bkz:
fall of icarus) (bkz:
ikarus'un düşüşü)
daedalus ise sağ sağlim italya topraklarına varır..yine kendisine yardımcı olacak, ününü duymuş güçlü birisini bulur..bu, sicilya kralı
kokalos'dur..onun yanında işler yapmaya başlar, üzüntüsünü kalbine gömerekten..
ne var ki kral minos, tüm bu ihanetleri unutmayacaktır ve labirentten de kaçmasını başarmış daedalus'u aramaya devam edecektir..
gün gelir, bir yarışma duyurur tüm herkese..der ki;
"her kim bir salyangoz kabuğundan iplik geçirirse, o kimseye büyük ödüller vereceğim.."
böylesine kendisini bile cevabını bilmediği zor bir soruya daedalus'dan başka birisinin yanıt verebileceğini zannetmiyordu..ki haklıydı da..
minos, kokalas'ın topraklarına konuk geldiğinde, kokalas yanına daedalus'u çağırır..soruyu bir de ona iletir..daedalus birkaç dakika içinde içinden iplik geçmiş bir salyangoz kabuğu getirir, minos'a sunar..
minos son bir kez daha küçük düşürülmüştür..ama sonunda, belki de bazılarımıza göre hiç bir şey ifade etmeyecek olan intikamını da almıştır..daedalus'u kendi banyosunda sıcak su ile haşlamıştır..
***
peki sorunun cevabı neydi??
bir salyangoz kabuğundan bir iplik nasıl geçirilmişti??
daedalus için çok ama çok basitti..ipliği bir karıncanın ayağına bağlamak yeterli olmuştu..sonuçta üstü kapanan bir kabuğun altından yaşam için kaçış noktasından çıkacak bir karınca olacaktı ayağına iplik bağlanan bu karınca..