düyun ı umumiye *  

adana çık aradan

  1. osmanlının dış borçlarını ödeyememesinin ardından yabancıların açtığı kurum. etrafı sur misali duvarla çevrili bu tarihi bina bugün istanbul erkek lisesi olarak hizmet vermektedir.
    (wiechy, 03.09.2004 18:33)
  2. (bkz: imf)
    (selenge, 27.11.2004 17:10)
  3. onsekizinci yüzyıldan başlayarak ekonomisi bozulan osmanlı imparatorluğunun, ondokuzuncu yüzyılın ortalarına gelindiğinde artık aldığı borçları bile ödeyemeyecek duruma gelmesi sonucu yapılan berlin kongresinde kurulmasına karar verilen kurum. genel borçlar idaresi olarak bilinen bu kurum 1881 yılında kurulmuştur. idare meclisinde ingiliz, fransız, alman, avusturya macaristan, italyan ve osmanlı temsilcileri bulunmaktaydı. içinde çalışan memur sayısı, osmanlı maliyesinde çalışan memur sayısının yaklaşık iki katıydı.

    1881de kurulan bu idarenin binası ise ancak 1899 yılında bitmiştir. günümüzde istanbul erkek lisesi * olarak kullanılan bu binanın mimarı antoine vallaurydir. vallaurynin çok sevdiği beaux arts ekolüyle, yerel osmanlı mimarisinin birleşimi olan bu binanın üslubu yeni islamcı üsluptur. gemiş saçaklı çatıları, cumbaları, sivri kemerleri, ahşap kasfesleri ve pencereleriyle tipik türk konut mimarisinin izlerini taşır. inşa edildiği dönemde eski istanbul kesiminin en büyük binası olarak dikkat çekmiştir.
    (ascella, 06.01.2005 14:44)
  4. osmanlı devletinin dış borçlarının sonucu...kurumun binası yeni islamcı üsluptadır ve dönemin istanbulunun minarelerle süslü siluetinde belli olan yegane din dışı binadır...
    (anduin, 06.01.2005 16:08)
  5. borç yiyen kesesinden yer sözünün tarihi ispatı. adamlar alacaklarını toplamak için gelirler alırlar. altını olan kuralı koyar boru olan kurala uyar...
    (azwepsa, 06.01.2005 18:54)
  6. 1854 yılında, kırım savaşı sırasında, osmanlı ilk kez dış borç almıştır..rusların sıcak denizlere inmesini istemeyen avrupa, 2. aldülmecit'e para yardımında bulunmuştu..tabiki de içten galata tüccarlarının baskısı ile..bu ilk başta kulağa hoş gelen bir fikirdi ne de olsa savaştan sonra osmanlı bu borcu ödeyebilecekti..

    ama olmadı, olmadığı gibi daha da fazla dış borç alınmaya devam edildi..1874'de kadar toplam 15 kez dış borç alındı ve toplam borc aldı başını gitti..

    1876 yılında ise kendi yağında kavrulmayan, iç üretimde hiç bir ilerleme kaydedemeyen, kaydetmesine engel olunan osmanlı bayrağı çekti ve borçları ödeyemeceğini belirtti..nitekim parasını faizi ile isteyen avrupa devletleri kendi aralarında toplanarak duruma el attı..

    1881 yılında ise adı geçen kurum kuruldu..duyun-u umumiye yönetimi içinde ingiltere, almanya, fransa, italya, avusturalya, hollanda, iç yönetimden ise osmanlı bankası ve galata bankerlerinden oluşurak kuruldu..bunlar gelirlerin %30'sunu dış borçları kapatmak, geri kalan %70'i de osmanlıya bırakmak için çalışıyordu..gelirlerin azlığı nedeni ile yüzdelerde büyük değişiklikler oldu ve bir süre sonra osmanlının eline hiç para geçmez oldu..
    (zeus, 08.05.2005 20:56)
  7. (bkz: http://www.osmanli.org.tr/...)
    (sycrone one, 18.11.2006 14:48)
  8. ikinci abdülhamit döneminde alacaklı olan devletler tarafından açılmış olan bu kurum,devletin ekonomik bağımsızlığını ayaklar altına almıştır.genel borçlar anlamına gelen bu idare 1923 yılında lozan barış antlaşmasıyla kaldırılmıştır.tabi borçlar osmanlıdan ayrılan devletler arasında pay edilmişsede,türkiye'ye düşen bir miktarda vardır ve taksitler halinde ödenmiştir.
    (mabel, 12.03.2007 20:33)
  9. 1855 yılında dış borçlanmaya giden osmanlı devleti 1876'da iflas edince alacaklı devletlerin toplanıp "paramızı nasıl söke söke alırız?" sorusuna yanıt aramak için kurdukları "genel borçlar idaresi" dir. bu borçları ancak lozan dan sonra o da taksitle alabilmişlerdir.
    (so so, 09.05.2007 21:23)
  10. türkçeye genel borçlar olarak çevrilebilen farsça tamlama.
    (acayip biri, 09.05.2007 22:13)
  11. (bkz: muharrem kararnamesi)
    (aytok, 31.07.2007 01:36)
  12. ikinci abdülhamid'in en tartışmalı icraatlarından biridir. tahta çıktığında devlet iflasın eşiğindeydi. bu durum ortaya çıktığında, alacaklılar borçları karşılığında haritada toprak paylaşmaya girişmişti çoktan. abdülhamid, borçları yarıdan fazla azaltarak (muhtemelen faizleri sildirterek) böyle bir teşkilatı kurdurdu. böylece gelirlerinden avrupalılar pay keserken ülkenin ekonomik bağımsızlığı sekteye uğradı.

    ülkenin üstüne çöreklenen, devletin tüm gelirlerine ortak çıkmasını büyük bir felaket olarak görerek bunu ikinci abdülhamid'in zaafiyetine bağlıyor. öte yandan 250 milyonluk borcu 106 milyona indirip, topraklara sulanan emperyalist devleri savuşturmasını büyük bir başarı olarak görür.

    uzlaşma denilen şey böyledir; karşılıklı tavizler verilir. güçlü olan taleplerinden, zayıf olan da elindekilerden tavizler verir. en az tavizi veren kazanandır.
    (azwepsa, 09.11.2007 09:27)
  13. (bkz: tmsf)
    (tazmanya canavarı, 26.12.2007 19:41)