|
|
- karl marx'ın bir sözü
- (bkz: dünyayı kurtaran adam)
- (bkz: önce kendini değiştirmek)
- (bkz: george w bush)
o çok güzel değiştiriyor, bakın da öğrenin. her yerimizi özgür kılacak, bütün uzuvlarımıza kadar özgür olacağız sayesinde..
- (bkz: onbirinci tez)
- topluma karıştığımda kuvvetle hissettiğim duygu. bir yanda, birbirinden zavallı sokak çocukları,yaşlı yahut sakat dilenciler, bir yanda sarışın, her daim fönlü saçlı, solaryumlu güzeller...değişmek lazım, değiştirmek lazım deyip beni isyan ettiren durum. ancak kırmızı ışıkta vızır vızır işleyen yolda karşıya geçmeye çalışan halkım insanını görünce kuvvetle "geberin gidin hepiniz, her şeye müstehaksınız, sizden ne köy olur ne kasaba" dememle sonuçlanan hafif toplumcu hafif bireyci(ne demekse) ruh halim.
- benim bildiğim karl marx onu herkes için değil filozoflarla ilgili olarak demişti. yani filozoflar şimdiye kadar dünyayı anlamaya çalıştılar ama aslında anlamaktan öte dünyayı değiştirmek gerekir demiştir. yani hadi bakalım herkes aklına estiği gibi dünyayı değiştirsin dememiştir.
- dünyayı soyut olarak ele alan ve onu sadece yorumlayan kaba materyalizmin karşısına marks'ın "aslolan onu değiştirmektir" özüyle ortaya koyduğu ve insanı özne olarak vurguladığı tarihsel materyalizm anlayışı...
- "i don't wanna change the world
and i don't want the world to change me"
-- ozzy osbourne
- aslında dünyayı değiştirmekte yetmeyebilir, birde değişimi anlatmak gerekebilir.
- marks'ın 11.tezi diye anılan, aslı "filozoflar yalnızca dünyayı farklı yorumladılar, oysa önemli olan; onu değiştirmektir." olan söz.
- öyle bir adam vardı bir zamanlar.. dünyasını değiştirmiş ve dünyayı değiştirmeye girişmiş özgür bir adam.. cesur bir adam.. aşık bir adam!
cesur bir korkaktım ben!
korkularımı sezmesinler diye cesareti zırh yaptım ve giyindim.
belki de en çok herkesten cesur oluşumu sevdin korkularıma rağmen.
iyi olduğumu söylüyordu ruhuma yolu düşen herkes; çok saf!
kötülüğümü sezmesinler diye iyiliği kuşanmıştım...
sense kafa tutuyordun hayata ve insanlara,
ısrarla diretiyordun " aşk" var diye,
inanmayanların şah damarına dayıyordun en keskin sözlerini.
anlatıyordun çoğaltıyordun aşkı.
ve bir serseri yaşatıyordun bedeninde;
kurallara uymayan, baş kaldıran, siyah bir adam!
aslında bembeyazdı ruhun; benden beyaz
ve kimse görmesin diye bir parmak kara çalıyordun.
aslında iyiydin sen; benden iyi;
dizlerinin üstüne düşmüş birini tutup ruhundan
silkeleyecek, kendine ve hayata getirecek kadar iyi.
asiliğin haksızlığı sindiremeyişindendi.
dünyayı değiştiremezdin, dünyanı değiştirdin
ama yetmedi, dünyayı değiştirmeye giriştin.
baktığın her yüzde gözlerinin kesik izleri kaldı.
dünyanı değiştirdin yetmedi dünyayı değiştirmeye giriştin!
ürperterek ve ürküterek baktın dünyaya,
oyununa, yalan dolanına, bağrında büyüttüğü onur yoksunlarına!
ürperterek ve ürküterek baktın herbir şeye..
şimdi geçtiğin yollar, dokunduğun ruhlar derin izlerini taşıyorlar.
ve ben ne zaman ürpertilerinle ürksem
uçup gidiyorum bu hayattan, ruhuna geliyorum ayıpsız çırılçıplak...
çünkü cesur bir korkağım sana!
|