bu bozukluğa sahip olan çocuklar, "eaah eytere be!" deyip fırlatacak yaşa gelene kadar ayaklarında, içine çimento dökülmüş vita tenekeleri hissi veren ortopedik ayakkabılarla dolaşırlar. sonra ne olur? travma. "ben çocukken saklambaç oynamadım hiç, uçurtma uçuramadım, koşamadım." ağlak edebiyatçılar böyle yetişiyor işte, kendimi zor kurtardım ben şahsen - yani sanırım.
edit: b.başıma. dursun, fena değil.
baleyle azaltılabilecek bir durumdur. (ben azalttım en azından) yürümeyi sevmemek, her türlü şanssızlığı düztabanlığa yormak, bir türlü rahat ayakkabı bulamamak gibi onlarca kötü özelliği vardır. ama palet gibi ayaklara sahip olunca insan güzel yüzdüğünü farkeder. 19 yıllık ömrümde iyi olan tek yanının bu olduğunu keşfetmek de iyi oldu.
iyi futbol oynayamama, ancak hızlı şut çekebilme gibi sonuçları vardır.
baba yadigarıdır. genetiktir. cok fazla ayakta duramama sorunu vardır. uzun süre ayakta kalınması haline bel ağrsıdından başlayarak sırta kadar ağrının vurduğu görülmüş, hissedilmiştir.
bu sorunun düzeltilmesi için ufakken giyilen ortopedik ayakkabılar, sorunlu bir çocukluğun başlangıcıdır. aykkabıdaki şekil bozukluğu ve tasarım çirkinliği yeri geldiğinde alay konusu bile olabilir.
ileri gençlik dönemlerinde, ki buna ergenlik diyenler olur, spor yapamamanın verdiği üzüntü de cabasıdır.
üniversite dönemlerinde seçilecek bölüm de bir nevi ayak düşünülerek seçilir. iş sahası ayakta olmayacak, şantiye şantiye gezilmeyecek, mümkün mertebe oturulacak.
hatunsanız size topuklu ayakkabıyı yasak eden durum.
şanssızlığın simgesiymiş gibi gösterilen ve onla yaşaması cidden zor olan durum.
çeyrek yüzyıllık yaşına geldiğinde bile daha yeni öğrenebiliyor insan böyle bir rahatsızlığının olduğunu. neymiş, fazla yemek yenmemeliymiş. yoksa üstten ağırlık yapıp tabanları yere yapıştırırmış. ben buna bağlıyorum.
tam tersi için
(bkz:
pes kavus)
anneannemin deyişiyle kavruk taban.
bunları bi ara askere almıyorlardı da şimde ne oldu ki acep.
çok fazla yüründüğünde ayağın o boş olması gereken yerde bulunan et parçalarının sızım sızım sızlaması sonucunu doğuran, genetik aktarımların kör olasıca yüz karalarından birisi.
esnek düztabanlık diye bir kavram vardır. ayak yere basmadığı zaman sanki bir sorun yokmuş gibi (normal insanlar kadar olmasa da) belli bir oyuntu gözlenir. ancak yere basıldığında ise oyuntu aybolur ve ayak tümünden veya %95i civarında yere tam basar. çünkü o oyuntuyu sağlayan temel bağ doku kiriş (aşil kirişinin akrabasıdır) esnemektedir. yine düztabanlıktır. ağrısı sızısı vs yine vardır.