|
|
- kimi zaman harflerin üzerinde kullanılan ve bazılarımızın "şapka" diye de isimlendirdikleri işaret:
şekil olarak ^ olup, harflerin üzerinde "â", "û" gibi görünür, sözcük içinde kullanıldığında sözcüğün incelmesini sağlar.
"şapkalar kaldırıldı kar da aynı, kâr da aynı" şeklinde dilbilgisi uzmanı kesilenlere bir teklifim var; "ğ" de kullanmayalım o zaman.
- ticari ortaklık tekliflerinin cinayetle sonuçlanmasını önleyen dilbilgisi unsuru. zira "kârını benimle paylaşır mısın?" sorusu bu işaret olmasa "beni vurur musun?" sorusuyla aynı anlama gelirdi.
- bazı sözcüklerin içinde geçen a,u,ı,i, ünlülerinin ince veya uzun okunabileceğini belirten işaret. örneğin dost, arkadaş, ahbap anlamlarına gelen "yârân" sözcüğüyle ilk defa karşılaşan kişi cümle içerisinde bu sözcüğü "yaran" olarak okuyacaktır. dolayısıyla bu işaretin kullanılmaması anlama ve anlatım yanlışlıklarına yol açar. "tdk" takdir edilecek işler ortaya koymakta, eminim bu yanlıştan da dönecektir.
(selenge, 02.02.2005 21:13 ~ 21:15)
- shift + 3 'e basıldıktan sonra eller klavyeden çekilir
ve üstüne şapka konacak harf seçilir:
â, ê, î, ô, û
gibi...
- "âdem"i, "adem" yaparak takdire şayan bir karara imza atan türk dil kurumu kararı ile kaldırılan imla işareti.
- an itibari ile türk dil kurumuna göre kullanımda olan, türkçe sözcüklerde bulunmayan işaret. bu işareti içeren bütün sözcükler yabancı dillerden alınmıştır.
- karınızı benimle paylaşır mısınız?tdk'nın bu cümle ile ilgili olarak bi açıklama yapmasını istiyorum..benim tepkim bu cümle işte..saçmasapan kararlarından biri tdk'nın..
- okunuşu düzeltmek için varolan işarettir. "k" ve "g" harflerinden sonra gelen ve ince okunması gereken "a" ve "u" harflerinin üzerine konur.
(finch, 26.01.2007 16:40)
- halk arasında bu işaretin kullanımını tdk nın kaldırdığına dair söylentiler olsa da bu işaret kesinlikle kullanımdan kalkmamıştır.
- tdk imla kılavuzu'nun konu ile ilgili açıklamaları şöyledir;
geç de olsa 1941'de basılan imlâ kılavuzu, türk imlâsının birçok sorununu çözmüş ve imlâda sorun olabilecek birçok konuyu istikrara kavuşturmuştu. imlâ kurallarının çoğu 1929'dan 1965'e kadar, tam 36 yıl hiç değişmemiş ve böylece bir gelenek oluşmuştu. ancak başına "yeni" sözü eklenerek ve 1. baskı olduğu belirtilerek 1965'te basılan yeni imlâ kılavuzu bazı değişiklikler getirmiş ve oluşmuş geleneği sarsmıştır. söz gelişi 1965'e kadar düzeltme işaretiyle yazılan lâstik, klâsik, plân, lâtin gibi kelimelerden 1965'te düzeltme işareti kaldırılmıştır. 1965'e kadar ayrı yazılan baba tatlısı, mine çiçeği, salkım söğüt gibi kelimeler, 36 yıl sonra birleştirilmiştir. 1965'e kadar arabasiyle, ordusiyle şeklinde yazılan kelimelerin 1965 kılavuzuna göre arabasıyla, ordusuyla şeklinde yazılması gerekmiştir. burada birkaç örneğini gösterdiğimiz değişiklikler 1965kılavuzuyla sınırlı kalmamış, yerleşmiş düzen bir defa sarsılınca artık sık sık değişikliklere gidilmiş ve imlâdaki istikrar iyice bozulmuştur. söz gelişi 1965'te sadece batı kökenli kelimelerden kaldırılan düzeltme işareti, 1970'te lâtif, telâffuz gibi doğu kökenli kelimelerden de kaldırılmıştır. 36 yıllık arabasiyle sözünü 1965'te arabasıyla yapan yeni kılavuz 1970'te bu defa arabasıyle biçimini benimsemiş, 1977'de ise tekrar 1965'e dönmüştür. meslekî, millî, resmî gibi kelimelerde 1977'ye kadar, tam 48 yıl kullanılan düzeltme işareti 1977'de nispet î'sinin üzerinden kaldırılmıştır. 1965'teki yeni imlâ kılavuzu'yla başlayan ve burada ancak küçük bir kısmını gösterdiğimiz bu değişiklikler, hem imlâmızdaki gelenek ve istikrarı ortadan kaldırmış, hem de toplumda birçok tartışmalara yol açmıştır.
bu konu ile tdk'nın internet sitesinde yer alan bir soru ise şu şekilde cevaplanmıştır;
- türkçede tartışmalara neden olan şapka işareti kalktı mı?
- halk arasında ‘şapka işareti’ olarak bilinen düzeltme işareti kullanımdan kesinlikle kaldırılmadı. kâr, hakkâri, kâğıt gibi sözcüklerde şapka işareti duruyor ve bu işareti kullanmazsanız büyük sorunlar ortaya çıkıyor. düzeltme işareti bu tür sözlerde mutlaka kullanılmalıdır.
şükrü halûk akalın'ın tdk imla kılavuzu'nun 24'üncü basımında, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklama şöyledir;
’’bazı kelimelerin 2000 yılında yayınlanan kılavuzda yer alan yazılışları kamuoyunda farklı biçimlerde yerleşmişti. bu kılavuzla birlikte farklılıklar ortadan kaldırıldı. toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul edilen yazım biçimleri, kural olarak kılavuzda yer aldı. özellikle coğrafya adlarının yazılışlarıyla ilgili karmaşa yaşanıyordu. van gölü, tuz gölü gibi adların büyük harfle yazılması kararı alındı.’’
yeni kılavuzda ’’şapka işareti’’ olarak bilinen düzeltme işaretinin kesin olarak kullanılması gereken yerlerin de vurgulandığını kaydeden akalın, düzeltme işaretinin kullanımının hiçbir zaman kaldırılmadığını, ancak zaman zaman bazı düzenlemeler yapıldığına dikkati çekti.
bu işareti taşıyan, tdk türkçe sözlük'te yer alan bir kelimeden örnek vermek gerekirse;
dükkân: http://www.tdk.gov.tr/...
yani, kısacası, hiçbir dönemde bu işaretin kaldırılması söz konusu olmamıştır. sadece kullanımında bir takım değişikliklere, düzenlemelere gidilmiştir.
- düzeltme işareti tdk kaynaklarında bulabileceğimiz tanımına göre artık inceltme veya uzatma işlevine sahip değil. plan, plaket gibi arapça veya farsça dışı yabancı kökenli sözcüklerde l sesi ince okunmasına rağmen düzeltme işareti kullanılmıyor. lazım gibi esasında arapça kökenli olan bir kelimde (muhtemelen) anlam karışıklığı olmadığı için lâzım diye yazılmıyor. yani aslında tarihî olarak sözcüklerin okunuşunu değiştiren bir işareti sadece o sözcüklerin bir parçası olarak ele alıyoruz ve okunuşlarının zaten biliniyor olduğunu varsayıyoruz. (nispet i'si hariç, onda kural her zaman kullanmak).
tdk'nın hakkını yemek istemem. mevcut durumun tesptini yaptıklarını ve bu duruma en uygun kurallar listesini çıkarmaya çalıştıklarını söylemek mümkün. bu benim de genelde katıldığım bir tavır. tdk'nın aslî görevinin tespit, derleme ve gereken durumlarda görüş bildirme olduğuna inanırım. ancak şapka gibi geçmişteki uygulamalar yüzünden insanların kafasının karıştığı bir yazım kuralında tdk'nın söz söyleme hakkına sahip kurum sıfatıyla aktif olarak bazı kurallar belirlemesini beklerim. burada, var olan durumu tespit etmek olarak tanımlayabileceğimiz tümdengelim yerine, daha önce karşılaşılmamış durumlarda da uygulanabilecek tümevarımcı bir tavır takınmaları bence daha doğru olurdu.
(kendimden aşırmadır.)
- türkçe'nin yazıldığı gibi okunmasında büyük önemi olan, okullarda öğretilmemesi ve günlük yaşamda kullanılmaması büyük hata olan işaretler.
böyle hatalar yüzünden insan "hala be, halacığım" cümlesini "hâlâ be, hâlâcığım" diye okuyup topluluk önünde madara oluyor.
- (bkz: $) her şeyi olmasa da çoğu şeyi düzeltir.
|