kemal sunal'ın oynadığı komedi olmayan nadir filmlerden biridir ve yamulmuyorsam ilkidir.yönetmen asistanlığını zeki demirkubuz'un yapması dikkat çekicidir.
film düdüt mehmet'in hayat mücadelesini gecekondu yaşamını yansıtarak anlatır.arkada 80 lerin ankara'sının gri köşeyi dönme havası ve bitmeyen soğuğu vardır.ailesinin başını sokacağı bir dam bulabilmek için çıroınan bir baba, hayatını çocuklarına adamış hayattan hiç zevk almayan bir anne, okumaya çalışan bir büyük kız, gerizekalı bir oğul ve küçük tatlı umut dolu küçük kız...film hiçbir şeyi abartmadan bir mandalina sahnesiyle anlatır demek istediğini.
bakanlıkta tek imza ile ne paralar götürür millet ama mehmet gece de gündüz de çalışsa yetmez yetemez
filmin tema müziği ve son sahnedeki klarinet lezizdir.
bu arada bizim evin halleri'ni şu veya bu şekilde izlemiş olanlar, pavyon şarkıcısı klığında şebnem gürsyoy talay'ın yani rikkat'in gençliğini görebilirler filmde.
filmin müzikleri tarık öcal'a aittir. film ankara'da çekilmiş ve ankara sanat tiyatrosu'nun birçok oyuncusu rol almıştır. filmde birçok sahnede sigara tüttürülmüş. bu durumda yönetmen zeki ökten'in sigara tutkunu olduğunu anlamış oluyoruz.
her türlü ortamda, muhabbette hanım hanımcık kalabilen biri. 2 zirvedir ortama akması konusunda teşvik ediyorum bu kızı, beceremedim. bi dahaki zirveye de başaramazsam kaldırıp masanın ortasına fırlatıcam atraksiyon olsun diye*...
waratte waratte zirvesinin daha yarımıncı saatinde "yaaaa düttürü dünya gelmeyecek mi öf püf" dememe sebep olacak kadar muhabbeti sevilesi insan, geç de olsa zirveye gelip endam etmiştir. şaşkınlıktan şaşkınlığa sürüklendiği anlarda dahi zirveden kopmamış; muhabbeti sürdürmüştür.
tecdid: an itibariyle çaylak olduğunu öğrenmiş olduğum kimse
suskunluğunu üzerinden atabileceği konuları mimikleriyle geçiştirmesine şaşırdığım, konuştuğunda daha da şaşırdığım, sürekli şaşıran, beni de şaşırtan arı.bir an önce çaylaklığı üzerinden atmasını dilediğim hoşsohbet düttürü.
sosyolog ya da sosyolog adayı yazardır. girilerinden anladığım kadarıyla hayat doludur, dolu dolu yaşamak ve yaşlanmak istediğini de düşündüm lakin
kendisine dünyayı bilmeyen dünyanın maskarası olur adlı güzide önermeyi anımsatmak isterim. zira gezindiği sularda kapma aygıtlarına denk gelmemesi düşük ihtimal.
gözümüze soka soka tüketim yapmasın bu insanlar. tüketmesinler bizim gibileri. tükenmeyelim. onlara inat masumiyetle çoğalıp türküler çığıralım. yolları bitirmeden yoldaş olalım hep birlikte. tek bir soluk olup haletiruhiyemizi çalalım sokaklarda.