mehmet ali erbil ve
cüneyt arkın dışında filmde
deniz seki,
hıncal uluç,
pakize suda,
pascal nouma,
şebnem scheffer,
sinem kobal gibi isimlerde oynayacak. ilk film ciddi bir proje olarak çekilmişti. ancak içeriği ve o zamanki imkanlar yüzüne komedi filmine döndü. hatta en
absürd film olarak tarihe bile geçtiği söylenir. ancak dünyayı kurtaran adamın oğlu tamamen komedi bir tarzda çekilecek. ilk filmin o absürd atmosferi büyük ihtimal olmayacak. sadece efsane olan ilk filmi kullanan bir yapım gibi geliyor. pek bir şans vermesem de bekleyip görmek lazım.
katiyen gişeyi sarsacak bir filmdir, keşke çekilmeseydi dememiz de mukadderdir.
mehmet ali erbilin yine sulandırıp cıvkını çıkaracağı filmdir.
bir ülkenin sineması bu kadar mı ticarileşir, bu kadar mı garanti oynar diye düşündüren yapım. lucescu sizinle gurur duyuyor.
mehmet ali erbil+insanların sevdikleri eski bir klasiğin konsepti+ o anki populer manken medya insanı tayfasından bir demet = tek atımlık, voliyi vurduran, geçmişin değerlerini sömürüp ucuzlatan, bir daha kimsenin dönüp yüzüne bakmayacağı hatırlamayacağı filmler.
(genaro, 15.04.2006 21:30 ~ 22:09)
bir dolu çıtır hatunu tombalacı
pascal nouma ve de 24 saat azgın
mali ile yanı kareye koyacak,
cüneyt arkın'ın gene dünyayı tek başına kurtarmak zorunda kalacağı film.
pascal nouma'nın , tüm hayranlarını diskolardan sinemalara taşıyacağı filmdir.
ilk haftasında 103.089 kişinin izlediği, bu nedenle türkiye
box office listesinin tepesinde olan film.
yazık lan o verilen paraya...
ilk film ciddi olarka çekilmişti, ancak bu ciddiliği onu kült haline sokmuştu.
dünyayı kurtaran adamın oğlu da mizahi temelle çekilmiş, ancak hiç birşeye benzememiş. özellikle mehmet ali erbil faktörü noktayı koymuş. yazık diyorum sadece.
mehmet ali erbil ve
kartal tibet in bütün efsane türk filmlerinin içine edelim kampanyasının son ürünüdür.bari bıraksaydınız
dünyayı kurtaran adam bizim bildiğimiz
şakaysa hiç komik değil ciddiyse çok komik tadında bir film olarak kalsaydı.
gidip izlemeden önce de gişe filmi olduğu aleni ortadır,ekip de aksini iddia etmemektedir.lakin buna rağmen bu kadar da kötü olmamalı dedirten,bitse de gitsek tadınsa dünyayı kurtaran adamın oğlunu da ezmiş bir filmdir.sanırım elle tutulur tek yan görsel efektlerin ortalamanın üstünde olmasıdır.
(sahra, 29.12.2006 16:39)
m. ali erbil in doğru düzgün bir film çekemeyeceğinin kanıtı olan bol sulu, sıvılı absürd komedi.
film kahpe bizans'tan sonra çevremdekiler tarafından zorla düşürüldüğüm ikinci tuzaktı mehmet ali erbil adına. nitekim ne kadar mizaha malzeme şeyimiz varsa aceleyle filme sokulmak istenmiş ortaya bir salata çıkmıştır.
efektlere, oyuncalara, sete, ekipmana, ekibe harcanan paraya, bizim izlemek için verdiğimiz paraya yazık..türk sinemasının gelişemedeğinin en güzel örneklerinden biri..konu yok, düzgün oyunculuk yok, 2 saat boşu boşuna izlemeye değmez...
bir yandan yazıyorum bir yandan da bu filme yorum yazmak için harcadığım eneğe acıyorum.
yapmayın etmeyin o parayla kaç yetim doyar.
pezevengin evladıdır.
not : dünyayı kurtaran adam diye bir yazar varmış. bilmiyordum. konunun onunla hiçbir alakası yoktur.
afişinde gördüğüm iki tane mehmet ali portresi aklıma hemen
gorayı getirdi. her ne kadar dejenere esprileri olsada gorayı gidip izlemiştim
cem yılmaz için. bu filmde mehmet ali erbil oynadığını gördüm ve filmin nasıl sulu olabileceğini sadece tahmin edebildim. gitmedim. iyide etmişim.
mehmet ali erbil'in türlü şaklabanlıklarını görünce beni ''böyle bir oğlum yok'' diye düşündüren ifade.
zaldabarın türk uzay gemisini bastığı sahnede robotun yumruk yiyip ahhhh gözüm diye bağırması beni yerlerde süründürmeye yetti.
yaptığı son açıklamada "dünyayı babam gibi beyin gücüyle değil, pipi gücüyle kurtaracağım" diyen evlattır. hepimiz için hayırlı uğurlu olsun.