1. artık uzaydan fotoğraflar çekebileceğimiz teknolojiler sahip iken pek de önemi kalmayan bir mezvu oluyor kendisi..anca, yeri geliyor kıro kıro laflar ediyoruz; dünya delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı!

    ama hiç düşünmüyoruz, vakt-i zamanında ne büyük çabalar gösterilmiş, dünyanın yuvarlaklığı kanıtlansın, başta engizisyon mahkemeleri göt olsun diye ter dökülmüş..


    yıl 1518;

    magellan: dünya yuvarlak lan!! kanıtlıcam sizi bunu!
    ahali: nereye lan maco?
    m: gidiyorum, açık denizlere..
    a: evet?!
    m: dönüp dolaşıp aynı yere geleceğim, görürsünüz..
    a: yapacağın iş 0 olacak yani?!
    m: hoca oradan çıkmayacak dedi, çalışmadım ben o konuya daha..


    yıl 1993

    öğretmen: eveeet, çocuklar..dünyanın yuvarlak olduğunu nereden anlarız?!
    veletler: ?!
    öğretmen: çok uzaktan, limana yaklaşan bir gemiyi düşünün..ilk önce geminin neresini görürüz?
    ben: kendisini?!
    ö: hayıııır, önce dumanını görürüz..
    b: ?!
    ö: sonra, yavaş yavaş bacasını görmeye başlarız..daha sonra gemi iyice yaklaştıkça gövdesini görüüürüz..
    b: hmmm..

    arada yaklaşık olarak beş asırlık bir periyodu atlamış bulunmaktayım ama siz, üzerinde yaşadığımız gezegenimizin yuvarlaklığı kanıtlansın diye ne türlü uğraşlar (şebeklikler) içine girildiğini görmüş oldunuz..zor iş vesselam, hafife almamak lazım..bazıları uğrunda ölmüş, bazıları da anlatmak için normalde olmayacak şeyler hakkında fanteziler kurmuş..

    bir kere olsaydı, uzaktan yaklaşan bir geminin önce dumanını görseydim?! (dünya yuvarlak değil lan! delikanlı dünya, delikanlı!)
  2. yıl 2007

    -tepsi diyosam tepsidir
    +ya bu fotoğraf ne olacak?
    -öhmm.. onu bir arkadaş getirdi dün, benim değil o
    +o değil abi, şu elimdeki
    -hee.. ne bu?
    +dünyanın uzaydan çekilmiş b..
    -ee, ne bu şimdi, yuvarlak mı? elinde tuttuğun 2 boyutlu bikez
    +pes yahu..
    -pes tabii yaa.. tepsi gibi olum, dümdüz..
  3. yıl 2025

    -murat ne bu hal oğlum, saç sakal birbirine girmiş.. tanıyamıyodum az kaldı
    +abi 2007'de dünya yuvarlak değil dediğin günü hatırlıyo musun?
    -evet.. tepsi gibi dediydim..
    +işte o günden beri sürekli batıya yürüyorum abi, bak tekrar buradayım
    -yani?
    +yanisi mi var mnskym, yuvarlak işte, top gibi, elma gibi yuvarlak
    -celallenme hele.. bi uçağa binseydin bari?
    +bilemedim.. ne diyosun?
    -yediğin içtiğin senin olsun, gördüğünü anlat diyorum muratçığım.. ispanya'da kızlar mı teklif ediyor?
    +abi?
    -laf ağızdan çıkar murat, tepsi dedim bi kere.. dönemem..
  4. tsubasa vardı mesela eskiden..ben bir de oradan öğrendim dünyanın şeklini..ne biçim bir sahaysa artık o; rakip sahaya geçince önce kalenin üst direkleri beliriyordu, sonra yavaş yavaş kaleci ortaya çıkıyordu, en sonunda da şut menziline girmiş olan tsubasa çakıyordu kaleye..

    topun şekli de ayrı bir konuya parmak basıyordu..geoit dediğimiz şekil de topun aldığı haldi mesela..tam bir hayat bilgisi, tam bir coğrafya idi yani o çizgi film..
  5. önce muhatabınızın deniz kenarında yaşadığını ve sabah akşam limana gelen gemilere baktığını kabul etmeniz gerekiyor.
  6. şöyle de yapılabilir;
    engin matematik bilgilerinin verdiği analitik düşünme yeteneği ve matematik görmüş geçirmiş olmanın vediği problem çözme yetilerine göre;
    önce dünyanın diğer şekillerden birisi gibi olmadığı (üç boyutlu olarak elips, kardioid, hiperbolik, köşeli yıldızımsı, yamuksu vs) tüm ihtimallerine kadar didik didik edilene dek incelenir, dünya tüm bunlar gibi olmadığına göre geriye tek bir şey kalır;
    dünya yuvarlaktır
  7. fasülyeleri ıslak pamuğun arasına koyup, ağırlıkları farklı iki cismi aynı yükseklikten yere bıraktığımız zaman, bu cisimlerden ikisinin dumanını da aynı anda görürüz. bu şekilde katyonlar negatif yüklü çubuğun etrafında toplanırlar ve bitki örtüsü bodur, kışlar da ılık ve yağışlı ise almanlar yenilince bizim de yenilmiş sayılmamızın nedenini anlayabiliriz.