belki ilginizi çeker
  1. · college fuck fest
  2. · march tian bidihardjo
  3. · fayyik abi
gündem
  1. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  2. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  3. · günün tek şarkılık özeti
  4. · gece yarısını geçtiği halde sözlükte dolaşan kız
  5. · yeşim salkım
  6. · ugg
  7. · prison brake
  8. · bok yemek
  9. · san ho zay

dünyanın en genç üniversite öğrencisi  

  1. march tian bidihardjo 9 yaşında olmasına rağmen hong kong üniversitesinin matematik bölümüne kabul edilmiş. 5 yıl sonra mezun olduğunda 14 yaşında dünyanın en genç matematikçilerinden biri olacak.

    http://www.milliyet.com.tr/...
    (hemokudumhemyazdim, 24.08.2007 14:18 ~ 14:19)
  2. ülkemizdekilerdir, herhangi bir üniversite öğrencisidir.
    9 yaşındakilere çocuk, 17lerden itibaren genç denildiğine göre 14 yaşında üniversite bitiren çocuk için (ki bu zekayla o okulu 5 zamanından çok çok önce, 2yılda bitirecektir) dünyanın en küçük üniversite öğrencisi denebilir.
    (one more cup of coffee, 24.08.2007 14:21)
  3. öss' ye girse sıçardı. buraya yazıyorum.
    (alkolik2000, 24.08.2007 14:24)
  4. boş zamanlarında anaokulundan sınıf arkadaşlarıyla oynamayı seven öğrenci. "x bebek harvard'a kabul edildi" gibi dramatik haberler yakındır.
    (ben cocugum deyip camdan atlayan pokemon, 24.08.2007 14:35)
  5. türkiye'de olsa erken yaşta sazı eline almıştı.
    en genç işsiz adayı olacaktı. ya da 18 yaş altı asgari ücretle, onu kabul eden bir yerde işe başlar, 29 yaşına kadar 15 yıl askerliği tecil ettirirdi.*
    (luto, 24.08.2007 14:42 ~ 22:00)
  6. türk olarak türk üniversitelerinden birinde gerçekleşmesi imkansız ve hatta daha ötesi hadisenin kahramanıdır.
    değil üniversiteye kadar 9 yaşında çıkmak, ilkokulu normalinden iki yaş erken bitirmek bile söz konusu olamaz memleketimizde. bi kere okuma-yazmayı bilen bir çocuk devlet okullarına başlamak istediğinde 5 yaşında olması nedeniyle anaokuluna yönlendirilir. bunun üzerine bir özel okulda başlar eğitim-öğretim hayatına, 3. sınıfa kadar tüm müfredatı bilmesine rağmen sınıf atlatılmaz ezileceği gerekçesiyle. böylelikle 5. sınıfı bile 9 yaşında bitiremeyeceği garantilenmiştir. kaldı ki üniversite girişlerinde, girilecek alanla ilgili spesifik zekanın bi önemi yoktur. dolayısıyla insan ilgilenmediği karmaşık konular içerisinde kaybolur bir kaç sene boyunca sırf üniversiteye girebilmek için.
    bu ülkede zeka köreltilir.
    öte yandan 9 yaşında üniversiteye girmek de abartılı bir olaydır, teenager olmasını bekleyeydiniz dedirtir.
    (ketenkele, 24.08.2007 15:28)
  7. önce matematik mi yoksa tıp mı onu kesinleştirsinler yoksa asparagas olmasından şüphelenmeye başlayacağım haber.

    http://www.haber3.com/...
    (maglor, 24.08.2007 15:36)
  8. bunu mümkün kılabilecek olan şeyin herhangi bir milletin diğer herhangi bir milletten üstün olabilecek doğrusal zekası değil bu zekayı ortaya çıkarabilecek olan bir sistemin var olması meselesidir. yani tutup ta bir japon'un ya da bir amerikalı'nın yahut bir alman'ın bu gibi bir beceriyi göstermesinin nedeni salt bu zekayı ayırt eden, seçen, yönlendiren ve tabiatında hür kılan eğitim sistemleridir. diyeceksiniz ki sistem denilen şey de zeka örneği değil midir? evet sistemde bir zeka örneğidir. ama siz de bilirsiniz ki her şekilde çoğunluk azınlık tarafından yönetilir ve bazen bizde de olduğu gibi bu azınlığın kıt zekâsına tamah eder durumda kalınabilir (yani tek şansınız ya da şansızlığınız bu kertede sizi yöneten zekanın niceliği dolayısıyla niteliğidir) ve işte bu zekâdan yoksun sistem koyucuların kurbanı olarak sistemin az gelişmiş olmaya mahkûm kurbanlarına dönüşerek birinin gelip bu döngüyü kırmasını bekleriz. esasında bu biraz bize özgülüktür.

    demem o ki olağan üstü sayılması gereken şey ya da durum 12 yıl okumuş bir bireyin okuduklarından dirhem bir halt anlamadan mezun olması; yine kalıpsal bir şekilde aldığı bir üniversite hazırlık eğitimi ile çoğunlukla herhangi bir üniversitenin herhangi bir bölümüne herhangi gereksiz bir amaçla kapağı atmayı düşlemiş olarak gelmesi ve nihayetinde yine ne hikmetse bunu da bitirerek yaşamımızın tam ortasında okumuş cahiller kitlesi içerisinde yerini almış olmasıdır. üstelik buna rağmen biz ha bire ilk ve orta öğretimde içini boşalttığımız bu kafaları üniversitelere adam olsun diye doldurmaya gayret eder dururuz.

    esasında biz de bu durumun önemli meselelerinden biride çoklu zekânın göz ardı edildiği eğitim durumlarıdır. gardner’in çoklu zekâ kuramı der ki: kişilerin bir çok zekâya birden ya da ayrıcalıklı yani tek bir alanda sahip olabileceği, bunu dışında bizde ki gibi “sayısal zekâsı güçlü olan akıllıdır sosyal zekası (ki bizde böyle bir tanım bile yoktur) zaten gereksiz tip öğrencidir” gibi bir durumun ise kanıtlanır bir tarafının olmadığından bahseder. oysaki gardner abimiz zekâyı bizim bilmediğimiz bir şekilde -ne hikmetse- 8 ayrı gruba ayırmış ve üstelik bu, her bir zeka türü birbirinden ne üstün ne de aşağı değilmiş. bunlar sırasıyla: sözel – dil zekası, mantıksal–matematiksel zeka, görsel–uzaysal zeka, müziksel–ritmik zeka, bedensel–kinestetik zeka, bireyler arası zeka, bireyiçi zeka, doğacı zeka.

    durum o dur ki ümit ediyoruz, şimdilerde bu o dâhilerin çıkmasına olanak sağlayan yeni tarz yaklaşımları bünyelerinde ki eğitim fakültelerinde yeni nesil öğretmen adaylarına okutan ve anlamlandırılması için gayret veren üniversitelerin bu çabaları işlerlik kazanır ve biz artık bu iki kutuplu eğitim bölüğünden kurutularak geniş ve ferah dimağlarda at koştururuz ve de öyle çok dahi çıkmasa da en azından kendilerini tanımlamış ve farkındalığı yüksek bireylerin yetişmesine hız ve nicelik kazandırılır.
    eğitim şart ancak amma velakin önce iyi bir eğitim sistemi şart. umarım bir gün...

    (bkz: 7 çok geç)
    (gülüsevdimdikenibattı, 24.08.2007 20:46 ~ 12.04.2008 17:41)
  9. istediği kadar zeki, aşmış, dahi olsun, eğer bu memlekette doğsaydı çok büyük ihtimalle o zeka hiç bir halta yaramayacaktı. herkes biliyor ki kullanılan ortalama bir zeka kullanılmayan üstün bir zekadan daha etkilidir. bu çocuk bize gelseydi ne olacaktı ki?

    eline taramalı tüfek verilecek ve göster amcana pipicilik oynatılacaktı. yani geleceğe dair altyapısı yavaştan hazır edilecekti. yeni bir kazanova+polat alemdar kombinasyonu geliyordu. savulundu! vay anasıydı!

    bu zeki çocuklara acemi cadı gibi harikulade eğitici ve zeka geliştirici diziler izletilecekti ve ben bundan eminkim ki benim ufacık yeğenlerim o diziyi yazanlardan kat be kat daha zeki ve yaratıcı. nah buraya yazdım.

    kuzenleri, çevresindekiler ona küfür öğretip
    - ehe amına koyim dedi ehe ehe
    gibi tepkiler verecektir ve bunu millete marifet gibi anlatacaktır.

    hatta bazıları " benim kuzen çok zeki lan bütün araba margalarını biliyo " diye gelip bana anlatacak ve kafalarına sivri cisimler yiyebileceklerdir.

    işin özü türkiye'de de ne zeki veletler var da işte harcanıyorlar efendim. halbuki bizi eğitselerdi masanın altına sümüğümüzü fibonacci serisiynen döşer idik bea. tey yavrum tey!
    (therion, 26.08.2007 01:15 ~ 01:16)
  10. bu piç her 10-15 senede bir değişir. 10 sene kadar önce 9 yaşında bir çocuk harward tıp'a girmişti. 5 sene sonra haberi çıktı: kep fırlatmış.

    ulan bi college fuck fest görmeden mektep mi bitirilir? o yaşta üniversite. cık cık.
    (eksiksizuyum, 26.08.2007 01:18)
  11. türkiyede gerçekleşme ihtimalinin zorluğu diğer ülkelere göre daha yüksek çıkan olay şöyle ki:
    bir öğrencinin ilköğretimde sınıf atlamasına sadece iki defa izin verilir birincisi öğretmenler kurulunun kararı ve idarenin izniyle ikincisi ise il milli eğitim müdürlüğünün izniyle. ayrıca sadece başarılı olmak yeterli değildir. öğrencinin bedeni durumu okuduğu sınıf ile uyumlu olmalıdır.
    (semekkes, 02.10.2007 01:39)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil