kafamda yarattığım kıyamet senaryolarının belki de en kötüsü, en can yakıcı olanı.
bilindiği gibi şu an bile bu tip canlıların sayısı oldukça fazla; sokakta, markette, okulda, işte, otobüste( o koca götlerini tek koltuğa nasıl sığdırıyorlar anlamıyorum), kısacası her yerde rastlamak mümkün. dış görüntüleriyle ürkütücü ve rahatsız edici olsalar da gerek insan hakları gerekse empati saçmalığı sebebiyle bizlere ettikleri eziyetleri anlayışla karşılamak zorunda kaldığımız da ortada.
ama emin olun bu henüz başlangıç. yakın zamanda "şişman hakları", "şişman özgürlüğü" gibi yeni kavramların ortaya atılacağına adım gibi eminim. hatta işi daha da sulandırıp, güzel ve zayıf insanlara karşı bir karalama kampanyası başlatacaklarını düşünüyorum ki bu tip bir hareket çok uluslu yiyecek-içecek firmalarının da desteğini kazanacaktır.
hatırlarsanız kısa süre önce bu konuda dikkatinizi çekmeye çalışmış; şişmanlığın sözlüğümüze de bulaştığını belirterek sizi sağlıklı yaşama davet etmiştim. aradan fırlayan bir iki zibidiyi saymassak kampanyamın hedefine ulaştığını söyleyebilirim. en azından abur cuburu kesmişsinizdir diye umuyorum.
herneyse. bakın açık konuşacağım: bu konu oldukça hassas. önüne geçebilmek için elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. aksi halde pek çok filozofun da dillendirdiği gibi; şişman bir gelecek bizleri bekliyor.
dünyadaki bütün şişmanfobik insanların bir araya gelerek normal ve sağlıklı bir insan beynine ulaşmasıyla, rahatsız edeceği hiç kimse kalmayacak örgütlenmedir.
artık beraber diyet mi yaparlar, oturur abur cubur mu yerler, o onların bileceği iş. herkes kendi boğazından sorumludur canımın içi.
kilolarınızdan başka kaybedecek neyiniz var! dünyanın bütün şişmanları, birleşin!
(bkz:
sığ zihniyet)
(bkz:
şişmam)
(bkz:
zayıf)
(bkz:
gözlüklü)
(bkz:
dişlerinde tel var)
(bkz:
çirkin)
algıyı görmeye odaklayanların; janjanlı hediye paketinin içinden ne çıkacağın biliyor olmaları temennisiyle..