hayat gerçektir ve gerçekler her zaman için geçerlidir. ayaklar yere basmalı, gözler önündeki perdeler açılmalı ve çılgınlık seviyesindeki hayaller bir kenara bırakılmalıdır. bu lafı söyleyenler genellikle ilk önce bıçak çekenler olmuşlardır.(şerefsiz, neredeyse beni midemden işetiyordu).
sınırların ve dünyaya gelinen coğrafyanın siyasi anlamda en büyük etken olduğunu düşünen grup tarafından karşı çıkılan durumdur. ne beyrut'lu beyrutta doğmayı seçmiştir, ne ırak'lı ne de türk. kimse de çizmemiştir bu sınırları. 100 metre mesafeden dolayı açlık içinde yaşamayı kimse seçmemiştir. hiç kimse seçmemiştir bir ülkde azınlık olmayı, tıpkı kimsenin çoğunluk olmayı seçemediği gibi. dünya insanlarındır, sınırların değil...
kıyamete kadar olmayacak olan düşünce.temel olarak tamamen yalnış.yahudiler kendilrini tüm ırklardan üstün görür almanlarda öyle.zaten düya üzerinde bi müslüman hristiyan savaşı var.bu savaşın ardında da yahudiler var.
uzaylılar saldırmadıkça yanlış olmaya devam edecek önerme.
nasıl ki tüm timsahlar, kediler, maymunlar kardeş değilse, insanlar da kısıtlı kaynakların olduğu bu dünyada kardeş değildir. maalesef akıl ve akılcılık bu konuda insana çok az şey katmıştır.
sapına kadar doğru olan önerme.gerçek anlamında bile bakarsak bütün dünya insanları vakti zamanında kıtlık nedeniyle sayısı 2000 lere kadar düşmüş olan bir afrika populasyonundan köken almıştır.(evet homo sapiens türüne ait en düşük populasyon yoğunluğu 2000 dir, 2 değil).daha sonra insanlar din ırk v.s. şeyleri uydurarak üstünlük mücadelesine girmiştir.
her kıtasında değişik ülkelere giden ve o kıtada sözü geçen ülkelere ait yerel enstrümanlar kullanılmış, sözü ve müziği grup yorum'a ait olan şaheser.
and dağları’ndan sierralar’dan
che’nin yürüdüğü patikalardan
hiç yılmadan yorulmadan savaşan
küba’dan selam dostlara
beyrut’un harabe sokaklarından
çocuk yaşta savaşan aslanlarımdan
“zafer ellerimizdedir” diyen
filistin’den selam dostlara
bu memleket bizim bu dünya bizim
hep birlikte güneşin sofrasında
bir kez daha haykırıyoruz
savaşan kazanır sonunda
belfast bizimle soluk alıyor
boby sands’ların göğüs kafesinde
bir gün özgür doğacak çocuklarımız
irlanda’dan selam dostlara
şafağın ilk sahibi biz olmuşken
kopardılar her şeyi ellerimizden
bir kez daha gürleyecek halklarımız
sovyetler sovyetler ufukta,
sovyetler’den selam dostlara
afrika bir gün özgür olacak
ruanda somali cezayir fas’ta
açlık yoksulluk elbet son bulacak
afrika’dan selam dostlara
mao’nun ho amca’nın yürüyüşünde
kalbimiz sarı nehir’e doğru akıyor
özgür bir uzak asya durur yakında
asya’dan selam dostlara
kawa’dan bedrettin’lerden mahir’lere
sabo’lardan sinan’lardan bugünlere
sözümüzdür bizim bütün halklara
gücümüz dünyayı sarsacak
bütün dünya hakları kardeştir
dil kültür renk değil emek yücedir
bu dünya bizim onlara kalmayacak
selam dünya halklarına
özellikle kıyamet tarihlerinin verildiği şu günlerde daha da önem kazanan dilektir.
gemimiz hep beraber batıyorken, suyumuz ısınmışken, belki de yeni bebeklerimiz olmayacakken. "neden uyanmıyorsunuz artık?" diye sarsmak gerekiyorken bazılarını. daha fazla kandan kaçmak gerekiyorken. malumunuz su bitiyor ve biz hala insanız, vampirleri durdurmak gerek. gerçekleri suratlarına çarpmak gerek. başka başka dillere, farklı renklerde tenlere sahip olmalarına rağmen aynı güzellikte gülümseyen, ağlayan bebeklere sahip olmak gerek... böyle devam etmemek gerek, kendi geleceğini yutan canavarlara dönmemek gerek!
kendini dünya vatandaşı hisseden bünyelerin savunabileceği önerme.
dünya üzerinde hala birlikte yaşamaya devam ettiğimiz bir sürü dangalak fanatiğe rağmen savunulabilir hali kalmış mıdır diye düşünmeden de edemiyorum.
ırkçı arkadaşlarımızın nedense bir türlü kabullenemediği, daha doğrusu düşünmeyi bile beceremedikleri olay. dünyaya gelirken seçiyor muyuz ben şu ülkede şu ailenin çocuğu olucam, maddi durumumuz şöyle olacak, ırkım şu olacak, boyum da şu kadar olsun... eğer böyleyse bazı insanlar hakkaten ya salak ya da mazoşist olurdu! madem ki ne olacağımızı seçemiyoruz, o halde bu farklılıklarımız neden bizi ayırıyor?
bence de bütün dünya halkları kardeştir, en azındanb enim kardeşimdir.
dünya tarihinde atılmış en büyük yalanlardan biri olan sadece umut edilmesi güzel olan görüştür böyle birşeyin gerçekleşebilmesi için dünya üzerindeki halklardan birkaçını kaldırmak işe yarayabilir belki abd israil olabilir mesela gerçi onların içinde de güzahsızlar var ama kurunun yanında yaşta yanar onu da göze almak gerekir.ama bu başarılsa bile yeni abdler yeni israiller türer malum insanoğluyuz açgözlüyüz.yani yine başladığımız yere döndük.böyle birşey gerçekleştirilemez.kendi tezimi kendim çürüttüm ona da dikkat ettim şimdi.neyse yani efendim dünya halkları kardeş değildir
grup yorum'un; o an hangi halktan bahsediyorsa onun yöresel ezgilerini ve enstrümanlarını kullandığı bir altyapıya sahip olan harikulade acayip şarkıdır.
sürekli altyapı değişikliği yapıyor gibi görünmesi ancak ritimlerin değişmemesi, yalnızca figürlerin değişmesi nedeniyle müzikal anlamda önemli bir şarkı olmasını sağlamaktadır.
tüm dünya halklarının kardeşliğinin en güzel düşüncesi uzayın tüm insanlığın ortak malı sayılmasıdır. lakin arşivlere baktım da ayda amerika bayrağı sallanıyor.korktum.uzaylılar dedim.ya dedim.tüm insanlığı amerika sanarsa.o an işte. anladım ki tüm dünya halkları kardeş değilmiş.çünkü salak bir amerikalı gibi gözükmek istemedim.kendimden biliyorum bir kardeşim var.ona olan hislerim ile dünya'daki halklara olan hislerim hiçte paralel değil.hatta şöyle diyim biliyorum ki diğer dünya halkı kardeşlerimizin de benim hakkım da kinci kötü düşünceleri art niyetleri var.yok diyeceksiniz.umarım diyeceğim.tüm dünya halkları kardeş değildir.tüm dünya halkları insanlardan oluşur ama bu doğrudur.ve insanlar insan gibi yaşamaya hakları vardır doğuştan gelen ve hiç bir şekilde ellerinden alınmaması gereken.ama eminim ki bunun adı 'kardeşlik' değildir. başka bir şeydir her an uydurulunabilincek ve ardından inanılıncak bir kelime olabilir.mühim değil.ama kendi çevremden izlediklerimden okuduklarımdan ve tahmin ettiklerimden - ki bunların hepsi benim beynimin yorumlarıdır.kesinlikle objektif değildir.ve olmaması da güzel bir şeydir.- ötürü asla inanmayacağım şeydir.ama ucuz bir habil kabil benzetmesi de yapmak istemem.çünkü kabil öldürdükten sonra kardeşini, ölene kadar ve büyük ihtimalle sonsuza kadar onun ağırlığını ve suçluluğunu hissetmiştir.oysa günümüzde öyle bir hissiyatın olduğundan bile şüpheliyim.
bunu bir de filistin'deki çocuklara, israil'deki askerlere, türkistan'daki uygurlara, cezayirlilere, bulabilirseniz amerika'daki kızılderilielere söyleyin dedirtir. acaba onlar nasıl düşünüyorlar?
altına imzamı atabileceğim cümle.evet yüzeysel olarak bakınca olay pek öyle gözükmesede aslında birbirine düşman olan katil devletlerdir.devlet, halklarıda çeşitli afyonlarla uyuşturarak birbirine düşman etmeye çalışır ancak genel olarak insanlık vicdanı tarih boyunca buna müsaade etmemiştir.