her yıl bugün kutlanan özel bir gün. bu yılki ana konusu küresel ısınma. ayrıca google da bu özel güne logo yaparak, dikkatleri çekmek için destek vermiştir.
google sayfasının konudan haberdar olmayanları bile düşündürmeyi başardığı için takdir edilesi hareket ettiği üzerinde değil birlikte yaşadığımızı anlamamız gereken olağanüstü güzelliğin günü.
dünya su günü, dünya kadınlar günü, dünya barış günü, dünya savaş günü, dünya hötörötöröf günü vs.
görüldüğü gibi hep bir dünya bişey bişey günü vardır.
dünya-günü denildiğinde sanki bi eksik var gibi...
dünya'yı göremeyenlerin ne sike derman olduğunu bir türlü anlayamadıkları güzel olduğu kadar bahtsız gün. ben de o grupta olduğumdan biliyorum bu olayları. oturduğum apartman bloklarının arasında dolgu vazifesi gören bahçe müsveddesi niteliğinde bir yeşillik mevcut. işte bu yeşilliğin bir kenarındaki kalker alaşımlı kayamtrak var ya, dünya'ya en benzer şey o etrafta. her dünya günü (22 nisan) söz konusu başkalaşım kayacına -bir buket çiçek ve bir kutu çikolata eşliğinde- ziyarete gitmek alışkanlık haline gelmişti bir ara. aslında senede bir gün değil her gün hatırlanması gereken, üzerimizde nice emekleri geçmiş bu garip dünya'nın, o pek de emektar görünmeyen temsilcisiyle geçiriyorduk günü. kah ben ona bir şeyler anlatıyordum, o kendince tepkisiz kalıyordu, kah o bana bir şey anlatmıyordu, ben sahte bir neşeyle kahkahaları koyveriyordum.
kayalar cefakar varlıklar. benim kaya da senelerce, sabırla, tavrını hiç mi hiç bozmadan, ilginin odağı olduğu o tek bir günü bekleyip durdu. dünya aslında pek değişmiyor, gönlü oradan oraya uçup kaçan bizleriz, dünya'nın yaratıkları. zamanla o tek günü bile dünya'ya, dünya'nın bütün o asfalt ve beton surları arasında bir şekilde yol açıp bana kadar ulaşmış mütevazı temsilcisine çok görmeye başladım. çiçek alıp kayaya gitmek aptalca bir romantizm gibi gelmeye başlamıştı. dünya'nın kendisiyle hoşbeş etmek yerine, arabaya atlayıp zottoro zottoro bir alış veriş merkezine kapağı atmak, ışıltılı vitrinlerdeki ilüzif cennetlere dalmak daha çekiciydi. kayayı yıllar var ki görmedim.
dünya günü, cennet düşleri ve cehennem sanrılarıyla aklı hastalanmış insana, unuttuğu bir takım bilgileri hatırlatmak için var. burası dünya, bir başka aleme sıçramak için inşa edilmiş basit bir trombolin değil. sen şu anda buradasın, ve buranın yaratığısın.
ne zaman buna benzer günler gelse ya da daha gelmeden sözü edilse aklıma o günün öznesinin insan ırkı tarafından çok fena hırpalandığı geliyor. 1 mayıs, dünya günü, dünya emekçi kadınlar günü, vs.. o halde çok denişik bir çıkarımla bu günler ne zaman azalmaya başlayacak, “dünya”, yani aslında “insan” o zaman düzelmeye başlayacak diyebilirim. tabii bu bir süreç. bu günler olacak, sonra azalmaya başlayacak. bu tür günler olmadan azalmaya da başlayamaz doğal olarak.
dünya gününde bana göre yapılabilecek en doğru hareket gidip bir ağacın altında tüm gün boyunca yatmak olur. şu zamanlarda bir şekilde hareket ettiğimiz her an “dünya” ya zarar veriyoruz çünkü. o ağacın altına otomobille falan gitmemek gerektiğini söylemeye gerek yok diyerek gereksiz bir döngünün içine hapsolmak istemem ama gerekirse olurum.