bretton-woods sistemi'nin ortaya çıkardığı uluslararası imar ve kalkınma bankası'dır. az gelişmiş ülkelerin kalkınması amacıyla borç para vermek ve sermaye yatırımlarını kolaylaştırmak için kurulmuştur.
not:ekonomi ders notlarından alıntıdır
2.dünya savaşı sonrası avrupa'nın imarı ve yeniden kalkınması amacıyla kurulmuş olsada sonraları amaçları değişmiş,azgelişmiş ülkeleri borç sarmalına götüren kurumlardan olmuştur.
(bkz: imf)
bretton-woods sistemi'nin önemli enstrümanlarından olan dünya bankası 1980'lerin ikinci yarısından bu yana iller bankasını tasviye etmek için kullanılmaya başlanmış ve yine aynı yıllarda ortaya çıkarılan 'büyükşehir' kavramı ile belediyecilik sistemi 'büyükşehirler' ve 'diğerleri' olarak kesin bir şekilde ayrılmıştır.
dünya bankası yoluyla alınan dış krediler, belediyeleri küresel sermayeye bağlayan bir uyuşturucu haline gelmektedir. bu tehlikeli durum hızla büyümekte ve yurtdışı kaynaklı kredilerin hızla arttığı çok açık bir biçimde görülmektedir. bazı büyükşehir belediyelerinin kredi borçları şimdiden işin içinden çıkalamaz boyuta ulaşmıştır.
küresel sermaye bu 'kapan' ile yerel yönetimlerin merkez ile olan ilişkisini zayıflatmış ve bu operasyonu da yerel yönetimlerin demokratikleştirilmesi olarak lanse etmiş, bu sayede merkez ile bağı kuran kuruluş olan iller bankasının önemini yitirmesini sağlamış ve bu kurumun kaldırılması için yoğun baskı yapmıştır.
yerel yönetimlerin demokratikleşme adı altında dünya bankası veya benzeri enstrümanlar aracılığı ile merkez yönetimden koparılarak küresele bağlanması oynanan oyunun büyüklüğünü ve tehlikesini açıkça ortaya koymaktadır. yerel halkın gereksinmelerini kendi kar realizasyonuna dönüştürmek ve küçük - bölünmüş - koparılmış yerel sömürgeler yaratma arayışındaki küresel sermaye oyununun engellenmesi gerekmektedir.
dış güçlerin etkisi ile demokratikleştiğini sanarken sömürgeleşen, sağlanan kredileri bir uyuşturucu gibi hergün daha fazlasını arayarak kullanan yerel yönetimlerin günü geldiğinde merkeze karşı kullanabilecek bir güç olarak programlanabileceği görülmelidir.
mevcut global ekonomide, modern sömürgelerin oluşturulmasındaki en önemli silah krediler yani borçlardır. önce batağa çekmek ve daha sonra bu batakta debelenirken istenilenleri zorunlu olarak yaptırmak dış güçlerin başvurduğu yöntemlerin başında gelmektedir.
dünya bankası gibi kuruluşlar şimdiden borçlar karşılığında yerel yönetimlerin gelirlerine el koyma yetkilerini kullanmaya başlamışlardır. iflas ilanı yapamayacak olan yerel yönetimlerin demokratikleşme adı altında merkezden iyice koparılarak 'küresel'e bağlanmasını ve batağa saplanırken küçük yeni sömürge devletcikler oluşmasını izlememek için yerel yönetimlerin dış kredileri ile ilgili yeniden düzenlemeler yapılmalı ve iller bankasının tasviyesi durdurmalıdır.
dün itibariyla türkiye'de ögretmen maaslarinin yüksek oldugunu ve düsürülmesi gerektigini önermislerdir.
gidinin kan emicileri.
(bkz: http://www.egitimsen.org.tr/...)
son yayınlanan gençlik raporunda türkiyenin durumunu gözler önüne sermiştir.
dünya bankası insani kalkınma sektörünün tarafından hazırlanan “türkiye'nin gelecek nesillerine yatırım yapmak, okuldan işe geçiş ve türkiye'nin kalkınması” adlı raporda istihdam ve eğitimle ilgili çok çarpıcı başlıklar öne çıkıyor. raporda:
* gençlerin yüzde 40'ının ne çalışıp ne okula gittiği (2006'da bu oran yüzde 20)
* gençlerin sadece yüzde 30'unun istihdam edildiği
* eğitimin orta-alt gelir düzeyindeki ülkelerdekin eğitim seviyesinin biraz altında; ab ve oecd ülkelerindeki eğitim seviyesinin çok çok altında olduğu
* tüm istihdamın yaklaşık yarısının kayıt dışı olduğu
* sosyal güvenlik primlerinin düşüklüğü
gibi başlıklar öne çıkıyor.
tüm bu gerçekleri dile getirenleri kriz çığırtkanlığıyla suçlayıp arkasını imf ve dünya bankasına dayayanlar şimdi ne düşünüyorlar merak ediyorum. o kişileri krizden nemalananlar olarak etiketleyenlerin ne yapacağını da merak ediyorum.
o zaman ben de sizin üslubunuzla şu soruları sormak hakkını kendimde görüyorum sayın yetkililer:
- bu egitimde atılan adımlar(!), işsizlik oranındaki düşüşler(!), milli gelirimizin bilmem kaç dolarlara yükselmesi(!), sağlık sektöründe yapılan reformlar(!) ne menem şeyler?
gelin şunların tarifini bir yapın allah aşkına yahu!