derin bir ayrılığın saatinde şimdi yelkovan
ve artık yorgun akrep, yelkovan koşuşturmalarında
..
hüzünlü bir mayıs akşamı,
bir cebimi yokluyorum bir yüreğimi
biri birinden ağır değil
eni topu boş bir heybe denkliği
ve modern pikapta yalnızlığım çalıyor
"sevmesen ölürdün,
sevdin yine öldün"
artık düşler çıkmaz sokak,
yetmiyor hiç biri de beni senden kurtarmaya
...........
ve ne yapsam hiçe vurmuyor yürek
kültablasında bir avuç,
şişenin dibinde bir yudum ben
hiçi nerden kovsam geride kalan sen...
...
bizimkisi kevgir sallamak hayata
altı delik kovayla su çekmek kuyudan
avuçlarda kalan kan
bazen bir avuç kül
gerisi yalan
yalan bütün öğretilenler
öğrenilenlerin hepsi
kurdun bütün korkusu sürüden ayrılan koyundan
yalan sevgilinin gözleri
kuş kanadındaki sevgilinin yüreği değil
ateş üstünde eriyen buz misali herşey
belki senle ama sensiz değil...