|
|
- bir ilhan selçuk kitabı...
***alıntı***
acının kuyusu karanlıktır göz gözü görmemecesine
ve derindir, inersin inebildiğince.
acının memeleri doludur...
em emebildiğince.
acı, durmuş saatin sarkacıdır; sallanır gün ağarırken;
ve horozlar ötmez olurlar vakitsiz öten horoza
saygılarından.
nasırlaşır acının acısı can kafesinde; yürekler
bağnazlığın döküm kalıplarında taşlaşır; köpekler dolaşır
ortalıkta kaz adımlarıyla.
kitabın yaprağı sonbahardır; sararmış benziyle vurur
aklın kapısını:
-kim ooo?
-ben... diyemezsin, "biz" diyemedikten sonra
yalnızlığın acısında kıvranarak.
gözyaşının elmasını deler sabahın ilk ışığı.
öter fabrikaların düdükleri; bacalar savurur
emekçinin kara soluğunu, göklerin yedinci katına. en
az ücretin hesabında küçülür banknotlar utancından.
özgürlüğün sirenlerini çala çala koşar cankurtaranlar.
bilinçsiz kalabalık yol verir taş arabasına. yığınlar
büyür kadınsı erkeklerle erkeksi kadınların
çokluğunda.
dikerler acının şamdanına haksızlığın mumunu;
cılız aydınlığın gölgesi dört duvara vurur.
---
acı çırpınır ana yüreğinin salladığı beşikte.
uyusun da büyüsün yavrum.
acının hamur tahtasında açılan yufka, büyüyüp
yürek olur incecik.
incecikten bir kar yağar umutlara.
gün ağarırken utanmaz suratların makyajı başlar
güneşi aldatmak için. yüreğin atışı duyulmaz avuç
içi kaşınınca. altından çakmaklarla onurunu yakarlar
insanın; dumanını savururlar havaya. en yüksek
faizin orantısında erdemler sıfırlaşır. yoksa zincirinin
halkaları, gemi hangi limana demir atabilir? yelkenden
yoksunsa yürek, hangi kıyıdan denize açılabilir?
olumsuz utkunun altını çizer sıradan kişinin duyarsızlığı;
ama kaba parmaklar banknot sayarken parmak uçları duyarlıdır.
---
ve acının duyarlığı uçup gider aklın gücü egemenleştikçe;
savaşımın güdüsü tüm benliği sarıp bencilliği dağıtınca.
***alıntı***
- ilhan selçuk'un 1984 temmuzda çağdaş yayınlarından çıkardığı,yazdığı denemelerden oluşan kitabı.
|