esrar gibidir.bi süreliğine dünyanın en mutlu insanı yapar sizi.fakat daha sonra zaten boktan olan şeylerin artık daha da boktan olduğunu farkedersiniz.
friedrich nietzsche der ki;
"uykumuzda ve düşlerimizde insanlığın bütün düşüncelerinden geçeriz. yani, insan düşlerinde akıl yürüttüğü gibi akıl yürüttü uyanık olduğu binlerce yıl boyunca... düş bizi insan kültürünün erken devrelerine geri götürür ve onu daha iyi anlamamıza yardımcı olur." sanırım bu anlamlandırma ile düşlerimizin bize bazen neden ağır geldiği ortadır.
bereketli bi sarmaşık tohumudur olmayan, oldurulamayan iklimlerde delice sürgün veren, arsızca yayılıp genişleyen..
bi ağ gibi yayılıp,gerçekten düşenleri içine çeken..ama karnı aç bi canavar edasıyla değil! göğsüne düşenleri sevgili belleyen bi deniz edasıyla içine çeker,resiflerini okşatır.. gerçekte düşen çocuklar iç geçirerek ağlarken ,düşte düşseler gülerler..
düşten düşüşler düşedir zira.. dizleri kanamaz çocukların..
gerçek:makam meraklısıdır, düşün üstünde görür kendini, aşağılar onu..düş katman katman uzanır bereketin üstüne, gerçeğin altında..her katmanında ayrı bi okyanus rüzgarı, ayrı renk..o yüzden düşten düşmek olmaz..düş'mek bitmez.. gerçekten düşer insan ki, gökçekimi olan bi evrende yükseliştir bu...
görmek istediğin şeylere düşündüğün zaman uykuyla karışık gördüğün hayaldir,
gerçekten istenilendir görülen,
tanımsızdır kimi zaman ama hep bilinmeyenleri bilen anlayan gizli bir dünyadır.
gökte, gökkuşağının üstünde
yedi renkli musa'lar
yedi lambalı, yedi güvercinli muhassen'den
yedi renkli sesler üflüyorlar aşağıya
aşağıda
seniha
bir elinde sigarası
oturmuş kıpkırmızı bir bahçe koltuğuna
önünde
masa masa masa -çok değil, hepsi bir masa-
mermer bir masa
gümüş bir masa
zümrüt bir masa
seniha birasını içiyor -bir eli de birasında-
sonsuz bir bira
sessiz bir bira
cam akışlı bir bira
saçlarında başaklar, tavus tüyleri
gözleri
gözleri ses veriyor
seng-i laciverdi gözleri
son yudumunu da alıyor birasından
yere dökülüyor ipek şalı
yere sızıyor
yeri alıyor
birlikte götürüyor yeri
katlar gibi bir halıyı durmadan
parmaklarından altın bir anahtarlık sarkıyor
ve anahtarlar anahtarlar
-çok değil, hepsi hepsi bir anahtar-
fildişi bir tahtırevana biniyor
kaldırıyoruz onu dört kişi
ben, cemile ve cemal
bir de sonsuzluk
tutuyoruz havada bir süre onu
o gülümsüyor bize durmadan
ve kalabalığa
yaldızlar dökülüyor dudaklarından
lambalar, güvercinler dökülüyor
çiçekli laledanlar, çeşmibülbüller
kristal boy aynaları
ve gelin telleri, pırlantalı taçlar
sedef kakmalı bir tramvay geçiyor yakınımızdan
ince bir org sesini sürükleyerek
benekli bir örtü çekiyor üstüne dünya
"sonunda buldum onu, hayatımın anlamı, neşem, her şeyim kısacası. çok beklemişim ama değmiş, bulmuşum sonunda, çıkmış karşıma(üç nokta)
güzel bir ilişkimiz olmuş, şimdiye kadar olanlardan farksız, kavgalarımız tuz, gözyaşlarımızın biber olduğu bir ilişki. herşey hiç olmadığı kadar sorunsuz ilerlemiş. o okulunu istediği gibi yükseltmiş ve askerliğini bitirmiş. ben istediğim kursları bitirmiş, kendimi istediğim şekilde geliştirmişim. sonra o gelmiş askerden. herşey o gitmeden planladığımız gibi yürümüş. hazırlıklar tamamlanmış, herşey yolunda. iyi bir iş , ailem ve o. herşey yolunda evet gelinliğimi bile seçmişim, tam da istediğim gibi sade ama çok güzel.saçlarımın bile onun sevdiği gibi. herşey çok güzel olacak bu gece, o var sadece ve ben .. ikimiz için "evet evet.""
sözlük terimi olarak küçücük birrüyakelimesi ile karşılık alacağınız ancak küçücüklükten ziyede koskocaman başka bir dünyadır.
her şey mümkün olur düşte;olumlu olumsuz her şey. yatmadan önce düşünüp kafa yorduğunuz ve gerçekten kafaya taktığınız neyse o aleme dalarsınız. en sevdiğiniz bile ölebilir ya da arkanızdan biri koşar siz koşamazsınız, gözünüzü açamaz bir dirhem yerden görmeye çalışır, görebilmek için kafanızı yukarı kaldırırsınız.
öyle bir şeydir ki düş kalbinize biri düştüğünde rengarenk bir hal alır. istediğiniz renge boyarsınız onu. öpücüklerle el eleliklerle süslersiniz. mis gibi havayı içinize çekersiniz.
hayatınız boyunca asla bir araya gelemeyeceğiniz kimsenizle mutlu olursunuz, korkularınızı, mutsuzluklukarınızı yenerisiniz, söyleyemedikleriniz dile gelir...
uzayıp gidecektir bu liste insan var oldukça ve şu anki gibi insan oldukça uzayıp gidecektir. burada mühim olan ise düş ile gerçeği ya da hayal ile gerçeği karıştırmamaktır.
on saniyelik zamana sığan bir hayata kanmamak uyandığınızda mutlu olmaktır düş. düşlemeyi özleyecek kadar bıkmamaktır hayattan.
düş gece uykuda, kalpte aşk akılda sevgili varken güzel olandır bir de. nokta bitti.
"son düşümde.. yanımdaydın bileklerini kesmiş bir halde.. sanki senden kurtulmama yardımcı olmak için başkasıyla seviştiğin gecenin bir yansımasıydı bu.. bense durmuş öylece seni izliyordum.. çarşaf kan.. sen kan.. ellerim kan.. bilmiyorum.. ama hiç unutulmayacak kadar güzel bir düştü bu.. " pelin aybay
kavuşmanın düşü
uzlaşmanın düşü
bir avuç yemeğin, toprağın
bir göz odanın düşü
koşulsuz sevginin
kucaklanmanın düşü
gideni getirebilmenin
dünü bugün edebilmenin düşü
tüm farklılığınla benimsenebilmenin düşü
fark edilmenin, fark yaratabilmenin düşü
sesini çıkarabilmenin
karşı gelebilmenin düşü
dünya barışının düşü
tanrıya yaklaşabilmenin
her şeyi kavrayabilmenin düşü