nasıl anlatsam nerden başlasam.aslında bu olayı sözlükte yazıp yazmama konusunu çok düşündüm.sözlük yazarları ve okurlar ne der acaba muhasebesi bile yaptım.
üniversite birinci sınıftayım 2002 ya da 2003 yılı olabilir tam hatırlamıyorum okul daha yeni açılmış üniversiteye ayak basmışım.hiç bilmediğim bir ortamdayım kimseyi tanımıyorum.derken 10 gün geçmedi bizim sınıftan kafama uygun iki tane elemanla kanka olduk, birlikte takılıyoruz,yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor o derece.ama biz sınıfımızdan hiç memnun değildik.şöyle sağlam bir ortam kurabileceğimiz bize uygun hiçkimse yoktu.sınıftan dolayısıyla bölümden hiç kimseyle fazla samimi değiliz.nasıl samimi olabilirdik ki sınıf tam bir mal topluluğuydu, kızlara hiç değinme gereği bile duymuyorum.ulan bir sınıfta bir tane güzel kız olmaz mı ,bırakın güzeli normal denilebilecek düzeyde bile hatun yoktu.ben ve kankalarım durumdan tabiki rahatsızlık duyuyorduk.okul açılalı iki ayı geçmiş olmasına rağmen biz hala kimseyle muhattap olamamışız. tabiri caizse hiçbir ortama girememiş hiçbir hatun ile samimi olamamıştık.halbuki biz bu okula ne umutlarla gelmiştik ortamlara girecektik sevgililerimiz olacaktı.
bizim bölümün aksine diğer bölümlerde manyak hatunlar vardı.kantinde bunlara bakar bakar iç geçirirdik.hatta ulan çeşke şu bölümde okusaydık bile derdik. bizim bölüm o kadar mal dı ki yani ders aralarında bizden hariç birkaç kişi dışında kantine takılan bile olmazdı.diğer bölümler ise komple kantindeydi sanki iyi bir ortam oluşturmuş hoşça vakit geçiriyorlardı.süper hatunları tipsiz heriflerin yanında sevgili olarak görüyor olmamız da bize ayrıca ızdırap veiyordu. biz ise yapışık üçüzler gibi her yere birlikte gidiyorduk. kantinin bir köşesine oturup etrafa cooltakılıyoruz imajı veryorduk.halbuki gıpta ile baktığımız o ortamlara girmeyi ne çok isterdik.bizim bu cool takılıyor olarak görünmemiz ister istemez kantinde dikkat çekmeye başlamıştı.nasıl dikkat çekmesin bir kere şekil giyinirdik ve bir tipe sahiptik.sonradan öğrendik kantinde bizim hakkımızda bu adamlar neden kimseyle pek muhattab olmuyorlar acaba denilmekteymiş. millet hakkaten bizi cool görmeye başlamıştı.
gel zaman git zaman hayatımın ilk finallerine bir hafta kalmıştı.bizim derslerimiz oldukça iyiydi kendimizi tamamen derslere vermiştik.öyleki artık bu içinde bulunduğumuz vahim durumu çok fazla takmamaya bile başladık.neyse birgün daha önceden bir vesileyle tanışmış olduğumuz başka bir bölümden elemanın biri kantinde bizim masaya gelip oturdu.daha sonra kendi sınıflarında aynı evi paylaşan bizim, kantinde uzaktan kestiğimiz okulun gözdelerinden dört tane süper hatun bu elemanın masasına dolayısıyla bizim masaya geldi.biz ilk anda olup bitenlere bir anlam veremedik.neyse oturdular. hatunlarla,bu elemanla muhabbet ettik kızlardan biri birinci sınıfların ortak dersi olan inkilap tarihi dersi notlarını arıyordu.biz hemen atladık bizde notlar var isterseniz verebiliriz dedik.cuma günüydü pazartesi günü sınavları varmış,evlerini tarif ettiler yarın yani c.tesi getirebilirmisiniz dediler peki dedik .c.tesi günü geldi benim kankalardan biri hafta sonu için memlekete gitmişti.iki kişiydik program yaptık kızalara notları verdikten sonra dışarıda yemek yiyip koyu taraftarı olduğumuz galatasaray maçı için takıldığımız cafeye maç izlemeye gidecektik.
kızlara notları vermek için evlerine gittik.bizi eve davet ettiler.içeriye girdik kahve vs falan.ama biz hala daha olayın ciddiyetine varamamış,önemini kavrayamamış olacaktık ki gözüme kestirdiğimiz hafiften hoşlandığımız hatunlardan birne veya bir kaçına fırsat bu fırsat diyip iş atmak aklımıza bile gelmedi çünkü zihnimizin bir köşesinde gs maçı vardı. kızlara notları verip maça gidecektik halbuki muhabbet ve ortam maçı siktir ettirecek düzeydeydi. ve biz performansımızın doruklarındaydık. hatunlar bize tav olmaya başlamıştı. üniversiteye başladığımızdan beri beklediğimiz şeyler oluyordu. ama maç saati geldi çattı.bize vahiy gelmişti gibi ilahi bir güç maça gitmemiz gerektiğini söylüyordu sanki.kızlara gitmemiz gerektiğini söyledik kızlar hayır gitmeyin yemek yiyelim burda kalın oturalım diyordu. yok biz gidelim dedik lanet olsun.kızlar kalmamız konusunda biraz daha ısrar ettiler biz yok çok önemli bir maç var seyretmemiz lazım dedik.(ulan sıradan bir lig maçı galatasaray-denizlisporla oynuyor ne önemlisi) peki dediler siz bilirsiniz. evlerinden ayrıldık aşşağıya indik biribirimize ters ter baktık. yüzümüzde; lan biz nasıl bok yedik böyle allah belamızı versin ifadesi vardı.sonra uzun süre kendimize gelemedik. dedim ya olayın önemini kavramamıştık.bu gecenin sonunda herşey olabilirdik. dört tane taş gibi hatunu biz iki salak bırakıp maça gittik.