trabzon un 4. büyüklüğünü 6 şampiyonluk alarak bileğinin hakkıyla kimseden riyazet almadan aldığı düşünüldüğünde ve türkiye de başka 6 şampiyonluk alan kulüp çıkmadıkça korumaya devam edeceği ünvan *
türkiye'deki futbol takımlarının en büyük seyirci topluluğuna, en büyük başarılarına sahip futbol kulüpleridir.. düşünülenin ve empoze edilmeye çalışılanın aksine tam dört tanedir..
"ah be canlarım niye bunu kabullenmekte zorlanıyorsunuz, neden reddediyorsunuz gülüm" diye sormak isterdim ancak sormuyorum çünkü bunun nedenleri gayet açık.. ama ondan önce dört büyük kavramında -bir trabzonsporlu olarak- neden bizim de yer aldığımızı anlatmak, birkaç insanı da olsa aydınlatmak isterim..
şimdi şöyle oluyor ki bizim bu karadeniz ekibimiz, yani trabzonspor, sen kalk 1967'de kurul, çatır çutur bir heyecanla çık birinci lige.. fazla da sabretmeden şampiyon ol belirli zaman aralıklarında toplam altı kere.. ayrıca sadece lig kupasıyla yetinme cumhurbaşkanlığı kupaları, türkiye yerel kupaları, başbakanlık kupaları, kıbrıs kupası falan al.. sonra duraklama dönemine gir diye seni bu büyüklükten çıkarmaya çalışsın diğer takım taraftarları..
hadi istanbul takımlarını yine anlayabilirim bir nebze, sonuçta lig genelde onların hegemonyası altında geçiyor ve bir "anadolu" takımının kendilerinin yanında büyük sayılmasını yadırgıyor olabilirler her ne kadar geçerli bir mazeret olmasa bile..
asıl anlayamadığım anadolu kulüplerinin çoğudur.. daha üç günlük geçmişi olan takımlar bir bilemedin iki hadi çok iyimser yaklaşalım olaya üç sezon gaza gelir, çılgınlar gibi bir performans gösterip akdıkları en iyi dereceyi - ki bu çoğunda dördüncülükten öteye geçmez- referans göstererek "heleloy biz de büyük olduk, hurraaaa" diye naralar atarlar gariplerim.. bre insanlar bre dostlar insana sorarlar ne başarınız var diye.. mesela ben sorarım.. sorarım da cevap alabilir miyim? işte orası biraz muallakta.. hoş yine cevap verenler olabilir "bizim amatörde lig kupalarımız var lan ne konuşuyorsun" diye ama bunu söylediklerinde toplum içinde kendilerini küçük düşürmekten başka bir işe yaramaz.. hatta yanılmıyorsam özkan sümer'in bu konuyla alakalı şöyle bir sözü vardı: "bizi aşağıya çekmeye çalışmayın.. bize tutunun biz sizi yukarı çıkartırız."
neyse fazla da uzatmak istmiyorum biliyorum ki yazdıklarım tepki alacak sadece kendi takım arkadaşlarım tarafından muhtemelen destek görecek.. sonuç olarak belki fazlaca duygusal olacak ama türkün türkten başka dostu olmadığı gibi trabzonsporlunun da trabzonsporludan başka dostu yok galiba.. varsa bi bilgilendirin..
sosyolojinin başlangıç ve gelişim süreçlerinde önemli roller üstlenen ve insanlığa düşünsel tabanda geniş bir temel hazırlayan bu dört büyük düşünürü saygıyla anıyorum efendim.