pinhani'nin insana umut veren şarkısıdır. ilkbahar habercisidir.
yalnız kaldıysan kalkıp pencerenden bir bak
güneş açmış mı yağmur düşmüş mü
dön bak dünyaya
herkes gitmişse sakince arkana dön bir bak
dostun kalmış mı aşkın solmuş mu
dön bak dünyaya dön bak dünyaya
bir sonbahar kadar yalnız bir kış kadar savunmasız
ya da ilkbaharsan yolun başındaysan
asla vazgeçme kalkıp da pencerenden bir bak
güneş açmış mı yağmur düşmüş mü
dön bak dünyaya
müziği çok etkileyicidir. sözlerine takılmadan hayaller kurdurmayı başaran çok güzel bir eserdir.pinhani grubunun kanımca en iyi şarkısıdır.
sonundaki solo ritmi fazla uzatmasalar daha iyi olurdu ama gene de ilk 4 dakikası idare eder sizi..
(siyah, 04.08.2006 22:33)
insana güç kazandıran
pinhaninin inandığı masalların gerçek olabiliceği umudunu yaratan şarkı.
bir sonbahar kadar yanlız,bir kış kadar savunmasız, ya da ilk baharsan yolun başındaysan...
asla vazgeçme.
bi nevi
les jours tristes'dir. candır. sabah vakitlerinin melankolisini alır insanın üstünden.
(culdesac, 19.10.2006 23:52 ~ 24.10.2006 05:15)
bitmedi dememi saglayan tek şarkı umudum.
daha şarkının başladığını anlayamadan hazırlıksız yakalayan 'yalnız kaldıysan' sözcük öbeğiyle, yaptığım her ne işse bırakıp , kendimi yaşadıklarımla yüzleşmeye sevkeden, adına karşıt bir şekilde beni dünyadan alıkoyan bir pinhani şarkısıdır.sözleri umut verici olsa da yalnızlığın bütün damarlarında aktığını hissettiren bir şarkıda ne kadar umutlanabilir ki insan.
sözleriyle optimist olsa da enstrumantal kısmıyla isyan eden bir şarkı.
hayatı sevmeye iten bir pinhani şarkısı. ama etkisi kalıcı değil ne yazıkki.
en güzel kalabalık bir ortamda mp3 playerdan veya discmanden dinlenen şarkıdır. etrafınızdaki insanlara bakarsınız, kimse sizi takmıyordur. yalnızsınızdır. zaten yalnızlık da en çok kalabalıkta koymaz mı?
bir sonbahar kadar yalnız, bir kış kadar savunmasız...
yalnız kaldıktan sonra kalkıp pencereden bakarsınız güneş açmış mı, yağmur düşmüş mü diye... herkes gittikten sonra arkanıza dönüp bakarsınız dostunuz kalmış mı, aşkınız solmuş mu diye... sonra, müzik dinleyecek cesareti kendinizde bulduğunuzda, kaldığınız yerden açarsınız müziği... bu şarkı çıkar karşınıza...
"bir sonbahar kadar yalnız, bir kış kadar savunmasız ya da ilkbaharsan, yolun başındaysan"...
vazgeçersiniz yine..
öylesi bir
pinhanişarkısıdır..
dinlenmemelidir...
tınısı hem çok tanıdık hem de egzotik diyarlardan gelmiş gibi..'dön bak dünyaya' ile bir vazgeçişin eşiğindeyken tanıştım, sebepsiz yere mutlu etti beni ve ardından yağmurlar boşaldı gözlerimden.. dünyaya baktım ve görmeye deger güzellikler aradı gözlerim, göğün gözlerinden de yağmurlar boşaldı..!
ellerine sağlık pinhani...
sabah sabah ağzıma takılan, bilgisayarı açıp dinlememe sebep olan harikulade şarkı.
birden dönüp geriye bakmana neden olan, her sözüyle ayrı bir tat ayrı bir melankoli uyandıran, harikulade şarkı.
her
hüzün periyodunuzda kulaklarınıza sokulan, kalkanları açıp yeniden bazı şeylerin içine girmek için sizin bir resimin kenarlıklarını da olsa çizebileceğinize inandıran, vucüda
benzin pompalayan pinhani şarkısı.
umut belirtici bir söz olsa da dönüp baktıkça daha da karamsarlığa neden olabilecektir.
insanın içine işleyen pinhani şarkısı. sabah dinlenmesi tavsiye edilmez, akşam şarkısıdır. demlenirken iyi gider. yalnız, bünyede depresif haller, mide bulantısı, ağlama ihtiyacı gibi yan etkilere yol açabilir.
pinhaninin şarkısıdır. insana sözleri ne kadar huzur verici gelsede melankoliktikten diğer şarkıları gibi nasibini almış olan dönüp bakmak eylemini gerçekleştirmeni bi türlü sağlamayan, çok dinlenince sıkıntı veren şarkı.
sözleri ve
akın eldes' in müthiş solosuyla insanı alıp götüren,yalnızlığını yüzüne vuran güzel bir şarkıdır.
güzel şarkıdır. hem de çok güzel şarkıdır.
normalde ölümden korkmam. en azından ölümün kendisinden korkmam. benim tek korkum, eğer ölürsem ve böyle güzel şarkılar yapılırsa onları dinleyemeyecek olmam.
bir şarkı kendi ruhunu insanın içine ancak bu kadar üfleyebilirdi.
'' solo budur. kimse bana masal anlatmasın kardeşim '' diyebileceğim bir solo barındıran, pinhani şarkısı.
en kötü anlarınızda dinlediğinizde umut aşılayan, çok sevimli ama bir o kadar da melankolik şarkı. kesinlikle gündüz şarkısı değil, akşam herkes evine dönerken camdan bakıp dinleyebileceğiniz bir şarkı bence. şehrin onca kalabalığı işgüzarlığı arasında nasıl yalnız ama umutlu olmaya çalıştığınızı hatırlatan bir şarkı.
pinhani'yi hiç sevmezdim, hala sevmiyorum, ama bu şarkının yeri ayrı.
ailemin yanından istanbul a gelmek için yanımda kız kardeşimle gittim alana doğru...
büyüyordu, yıllar beni yaşlandırıyor onu gençleştiriyordu. koca bir yazı bir tek an bile ayrılmadan beraber geçirmiştik. o ergenlik kaprislerinden arınmış tatlı bir gençlik havası süzülüyordu üzerinden. benimse bedenime biraz büyük geldiğini düşündüğüm yaşam yükü vardı omuzlarımdan aşağı akan.
işte o güzelim yaz; bir akşam üzeri sahilde uzanırken "abla" dedi " bak ne dinleticem sana! hep seni hatırlatıyor. sana da beni hatırlatsın." kulaklığı uzattı. güzel bir ses... yumuşak bir müzik... ve sözler... o sözler...
bir sonabahar kadar yalnız, bir kış kadar savunmasız ya da ilkbaharsan yolun başındaysan asla vazgeçme!!
benim ona öğütler vermem gerekirken koca gözlerini bana dikmiş hayatını nereye bırakacağına karar vermeyen ablasına söylüyordu şarkısını. yolun başındasın diyordu. sustum...
işte o döneceğim akşam yine kaldırdı kafasını gözleri dolu dolu " yine geleceksin değil mi?". kafamı kaldırdım gökyüzüne, yüzünü aradım sesimi duyan var mı diye? bulutlar aralandı siyaha çalmaktaydı. " bakarız" dedim gülümsemeye çalışarak.
işte o yolculuk boyunca dinledim sonra da unuttum o şarkıyı. unutmasam omuzlarımın yükü taşınamaz hale gelecekti gözyaşlarının ağırlığıyla onun, unutmasam duramayacaktım buralarda.
aklıma geldi açtım yine dinlemek için burada görünce. ama şimdi solumda kaca bir yumruk; vermediğim sözler, söyleyemediğim kelimler için...
kalkıp penceremden ne zamana baksam güneşi göremiyorum ufukta.