görseller
cyrano de bergeraccyrano de bergerac
cyrano de bergeraccyrano de bergerac
belki ilginizi çeker
  1. · pyrame
  2. · hippocampelephantocamelos
  3. · mütecessis
  4. · müdebbir
  5. · lirik
  6. · nobran
  7. · sabri esat siyavuşgil
  8. · nobran
  9. · tüm zamanların en iyi tiyatro replikleri
  10. · sinemaya uyarlanmış romanlar
gündem
  1. · 250 milyarlık cip kullanan türbanlı
  2. · okan bayülgen
  3. · ibrahim üzülmez
  4. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  5. · aşk ı memnu
  6. · sevgilinin 5 gün aramayıp naber diye mesaj çekmesi
  7. · sözlük yazarlarının itirafları
  8. · bristol
  9. · boylumlama

cyrano de bergerac  

 sayfa  / 2
  1. edmond rostand'ın bir tiyatro eseri
    çok uzun burnu yüzünden aşkını bir türlü itiraf edemeyen, yamam mı yaman, cesur mu cesur, kibar mı kibar bir silahşörün hayatı anlatılmaktadır
    (cingöz recai, 06.04.2004 21:29)
  2. bir adet siyah beyaz, bir adet de gerard depardieu'nun cyrano'yu oynadığı daha yeni filmi bulunan tiyatro eseri.
    (archmagus, 06.04.2004 21:31)
  3. sabri esat siyavuşgil'in mükemmel tercümesi, hatta yer yer kendinden kattığı şeyler olmasa türkiye'de bu kadar sevilemezdi, anlaşılamazdı.
    (spyder, 15.06.2004 14:47)
  4. (savinien) fransız hiciv ve drama yazarı. daha çok politik eleştirileri ve fantastik-bilim kurgu türündeki eserleri ile kendinden sonra gelen bir çok yazara ilham kaynağı olmuştur. bunlardan biri de edmond rostand'dır.
    (fempusay, 04.03.2005 15:23 ~ 18:25)
  5. gerard depardieu'nun canlandırdığı karakterle gönlümüze taht kurmuş gelmiş geçmiş en büyük romantiklerden biri. aynı zamanda müthiş bir savaşçı olması ise kişiliğini zayıflatan değil güçlendiren bir özelliğidir. masumiyeti bize gerçek dışı gelir ama muzip ve alaycı yönü de çok güçlüdür. şiirleriyle bir kadını isteri krizine sokabilir.
    (gelecegim, 04.03.2005 22:27)
  6. bir kaç defa çekilmiştir filmi. 1950 yapımı cyrano'yu jose ferrer'in oynadığı versiyonu gayet güzeldir. (bkz: bir tek onu izledim) şiir gibidir, aslında zaten şiirdir.
    (organometallic complex, 14.05.2005 00:00)
  7. -şapkamın tüyleri süpürüyor yerleri
    -sersem budala avanak
    -teşekkür ederim bendeniz cyrano de bergerac!
    (şimdilikkararveremedim, 13.02.2006 11:56)
  8. charles chaplin limelight filminin son sahnelerinden birinde, terry ile karşılaşınca atıfta bulunur cyrano de bergerac'a.
    (organometallic complex, 13.02.2006 12:45)
  9. istanbul devlet tiyatrosu'nda sergilenen versiyonunda, taner birsel'in cyrano yorumu tiyatrodan nefret eden kişilere bile "vay anasını" dedirtir. dedirtmiştir.
    (tembel, 14.05.2006 13:25)
  10. kaç kere okuduğumu hatırlamadığım, filminde ise kitabın tadını yakalayabildiğim, anadilinde okuyabilmek için fransızca öğrenmeyi düşündüğüm muhteşem eser. yanlışlara karşı onun kadar sert olamadım ama hayatımın aşkına onun gibi davranabildim. vatanı savunmak gerektiğinde de onun kadar cansiperâne davranabilmeyi ümit ediyorum.
    (antares scorpio, 27.01.2007 21:41 ~ 21:42)
  11. kuzeni olan roxane’a âşıktır fakat duygularını kendi ağzıyla söyleyemeyecek kadar utanır çirkinliğinden.

    alay edilmek, gülünç düşmek onun için katlanılmazdır. hele hayatta sevdiği tek kadının roxanne’ın alay etmesi. bu sebeple roxanne’ın da âşık olduğu çok yakışıklı ancak çok aptal bir silahşoru gönlünün tercümanı yapar. roxane inkisara uğramasın diye christian için mektuplar yazar..

    christian, cyrano’nun yazdığı şiirlerle âşık eder kendine roxane’ı....
    (perseng, 04.02.2007 14:27)
  12. "... cyrano de bergerac'dı adı, herşey olayım derken hiçbir şey olamadı.." diye betimler kendini oyunda... sabri esat siyavuşgil 'in ellerine sağlık...
    (dasein, 08.03.2007 23:26)
  13. fransız dahi yazar edmond rostand ın yazmış olduğu sinema da ve özellikle de tiyatro sahnesinde çoğu kez temsili olan eserdir.1950 yılında sinemaya ilk kez uyarlanmış, 1951 yılında filmin başrol oyuncusu jose ferrer'e oscar ödülünü getirmiştir. 1990 yılında ise ünlü fransız oyuncu gerard depardieu tarafından tekrar canlandırılmıştır. özellikle cyrano'nun kendi zaaflarıyla savaştığı son sahne ve burnuyla dalga geçtiği tiradı dünya sineması ve tiyatrosu için bir fenomen haline gelmiştir .burun tiradını aksediyorum:

    "bu kadarı az delikanlı. halbuki neler neler var söylenecek.asıl iş eda da.mesela bak, hoyratça,'burnum böyle olsaydı mösyö mutlak dibinden kestirirdim!'
    dostça,'yana yatmaz mı?senden evvel davranıp kadehine batmaz mı?'
    tarifle,'burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!
    mütecessis, 'acaba ne işe yarar bu alet? makas kutusu mudur, divit midir, izah et?'
    zarifhane, 'kuşları sevdiğiniz besbelli! yorulmasın diye yavrucaklar, temelli tünek kurmuşsunuz!'
    pürneşe, 'birader şu koskocaman burunla türün içince, komşu yangın var demiyor mu?'
    müdebbir; 'aman yavrum! bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum!' müşfik, 'yaptırın ona küçük bir şemsiye, yazın fazla güneşten rengi solmasın diye'
    alimane, 'görmüşüm aristophanes’de belki hippocampelephantocamelos adındaki hayvanın burnu gayet büyükmüş!sen ne dersin?'
    nobran, 'zaten bilirim, sen misafir seversin, bu şapka asmak için mükemmel icat!'
    şairane, 'ey burun, bütün cihana inat, seni baştan aşağı nezle etmeye kaadir tek rüzgar bulunamaz, karayel müstesnadır!' hazin, 'bir de kanarsa, kızıldeniz! ne bela! hayran, 'lavantacıya ne mükemmel tabela!'
    lirik, “bu tanrıların bindiği bir gemidir!”
    safiyane, 'abide ne günleri gezilir?'
    hürmetkarane, 'mösyö, kibarsınız muhakkak, yoksa var mı cumba sahibi olmak'
    köylü, 'vış anam! bu ne? bilmem guş muh, balık mıh? yoğusa tohuma kaçmış bir salatalıh mı?'
    sivri akıllı, 'bunu tombalaya koymalı! kim elinden kaçırmak ister böyle bir malı?'
    ve hıçkıra hıçkıra nihayet, pyrame gibi, “bu ne felaket! bu ne musibettir yarabbi! böyle berbat edip de yüzünü sahibinin, şimdi de utancından nasıl da kızarıyor, bak hain!'
    olsaydı biraz nükte biraz malumatınız işte karşıma geçer bunları sayardınız. fakat sizde nükteden eser yok zerre kadar neyleyeyim cenabıhak ihsan buyurmamışlar! zaten bir parça icat kudreti olsa bile böyle seçkin muhterem huzzar önünde hele bana bu şakaları yapmazdınız elbet. ağzınızdan çıkmaya daha olmadan kısmet bunlardan bir tekinin en ufak başlangıcı çıkardı karşınıza bergerac’ın kılıcı! ben bunları söylerim, oldukça belagatla. başkasından dinlemem fakat tekini bile"
    (iago, 20.05.2007 11:40 ~ 02.09.2008 10:06)
  14. "kiskananlarin hepsi boynuzlu"
    (bkz: burun)
    (capslost, 22.05.2007 16:13)
  15. zamanında akm de 3 perde halinde oynayan harika oyun.kadrosu baya genişti.nerden baksan 80 kişi vardı belki daha fazlaydı.oyundan önce oyuncular akmnin koridorlarında ellerinde gül dağıtmışlardı.bu ne lan böyle dediğim bir zamandı.neyse efendim biz girdik oyuna başladı.dekorlar harika tabi.savaş sahneleri falan.en güzel sahnelerden biri de büyük çınar ağacının yaprak dökme sahnesi.tabi buraya gelmeden ben "ulan bu ne böyle para boşa gitti" derken son sahnede olay koptu.iyiki çıkmamışım ara sahnelerde.vallahi de billahide yirmi dakka alkışlamıştık.öyle güzel bir oyundu.ama bir daha oynanmadı veya o kadro bulunamadı.harikaydı.

    kavaklar dikilsede tek tek başına
    boy ver dayanmaksızın yalnız ve tek başına sözü herşeyi anlatır.
    (zogo, 30.07.2007 10:47)
  16. fransiz yazar edmond rostand'in dünyaca ünlü mükemmel oyunu.çirkin ve kocaman burunlu cyrano; müthiş bir silahşör ve laf cambazıdır. kimse burnuyla dalga geçemez. burnuyla dalga geçirtmez. sözlerinden nasibini alamayanlar kılıcının tadına bakmak zorunda kalır.
    cyrano,kuzeni roxane'a asıktır.fakat bunu ona söyleyemez,burnundan dolayı muhtemelen. birgün kuzeni cyrano'ya christian adında birine aşık olduğunu söyler. christian'da roxane'a aşıktır. christian yakışıklı mı,yakışıklı bir silahşördür. ama kizlara nasıl iltifat edileceğini hiç bilmez. şaşkındır,hödüktür,böndür.konuşmayı pek değil hiç beceremez.
    cyrano'da christian üzerinden roxane'a aşkini anlatir.christian'a yardım eder bir yandan. onun adına mektuplar yazar.bir gece,karanlıkta serenad yapar roxane'a, christian'mış gibi.. christian birgün roxane'nin karşısına çıkar,sadece,seni seviyorum,diyebilir. roxane,hadi,der.bana aşkını anlat! christian yine,sadece seni,seni seviyorum diyebilir.

    savaş çıkar.christian savaşa gider.cyrano yine mektuplar yazar roxane'a christian'mış gibi..bir gün chiristian'in ölüm haberi gelir.kanlı bir mektup gelir roxane'a..sonra tabii derin felsefik sorular gelir.bu aşkı kim hak eder:vatan için ölen mi,yoksa bu mektupları yazan mı?kimin aşkı daha büyüktür?
    yıllar geçer,cyrano bu arada bir gazetede makaleler yazmaktadır.eleştirir bazılarını.düşmanları çoktur.kuzeni roxane'da evlenmemiş,askini kalbine gömmüstür.son sahne,sonbahar.yerde kuru yapraklar.cyrano düzenli olarak ziyaret ettigi kuzenine o gün,ilk defa geç kalmışıtır.çünkü yolda saldırıya ugramıştır.yine de gelir.öleceğini anlamıştır.roxane'a aşkını itiraf eder.roxane niye daha önce söylemediğni sorar.gurur!,onur,sayiklar.ölür.
    (meddah, 28.08.2007 23:06 ~ 23:15)
  17. "her şeyimi koparın, bekletmeyin ölümü:
    alnımdaki defnemi, göğsümdeki gülümü
    koparıp alın! fakat size rağmen, bir şeyim,
    öyle bir şeyim var ki, alıp götüreceğim.
    ve bu aksam çıkınca allah’ın huzuruna,
    yedi kat gökyüzünün o masmavi nuruna,
    eşikte selam verip karışacağım zaman
    yanımda bulunacak. allahıma buradan
    lekesiz, buruşuksuz onu götürüyorum!
    evet, ne yapsanız da..
    ..bu benim..
    ..gururum!."

    gurur için yazılmış en güzel cümleleri bir araya getiren eşşiz karakter.kendi dünyasından buruşuksuz ayrılabilmiş zahiri kişilik.
    (cyranodebergerac, 27.01.2009 21:23)
  18. ege üniversitesi tiyatro topluluğunun 2008 yılında hazırlamış ve sahnelemiş olduğu oyundur. koca burunlu ve çirkin şairimiz cyrano de bergerac, umutsuzca roxane'a duyduğu aşkı kalbine gömmüş olan şairdir. yakışıklı değildir ama adına yazdığı şiirlerle roxane'ı kendisine aşık etmiştir. ancak roxane bunları başkasının yazdığını düşünür ve o dizelerin asıl sahibinin cyrano olduğunu ancak cyrano ölmek üzereyken öğrenir...ne hazin bir sondur bu...

    oyunu geçen sene ege üniversitesi tiyatro günlerinde izledim ve gözlerim doldu. yer yer cyrano'nun hazır cevaplarını zekiliğiyle gözler önüne serdiği şairane kişiliğini hayretler içinde izledim ve o anda aşk için fiziğin hiç önemli olmadığı düşüncemi tekrar onayladım. "allahım bu nasıl bir adamdır, nasıl bir kalbe, duygulara sahiptir dedim". o günden sonra karşıma çıkan her erkekte biraz da cyrano de bergerac kırıntısı aradım belki de...tabii ki bulamadım!cyrano de bergerac adlı oyun bu zamana kadar gittiğim en muhteşem oyundur. en son 2008 yılı içinde 23 aralık günü tekrar ege üniversitesi kültür sanat evinde sergilenmiş, ancak ben de son anda oyuna beraber gidecek olduğumuz arkadaşların vazgeçmesine kızarak tek başıma gitmeyeyim demiş ve gitmemiştim oyuna. allahım o kadar pişmanım ki...keşke gitseydim diyorum o günden beri. içime oturdu valla. nasıl bir salaklık ettim diye kızıyorum kendi kendime. ama aynı oyun tekrar oynanır nasılsa bu sene de, diyerek kendimi teselli etmekten de geri kalmıyorum. ilk oynandığı gün hemen gidip en güzel yeri de ben kapacağım hatta. o kadar izlemeyi istiyorum yani...
    (n excantric matmazel, 27.01.2009 23:59 ~ 06.04.2009 16:00)
  19. (bkz: buse)
    (zumrudu anka, 28.01.2009 00:08)
  20. genellikle sinema filmi ile tanınmasına rağmen son derece güzel bir tiyatro eseridir.ana teması aşk ve asalettir.royal shakespeare academy ingilterede bu oyunu 15 sezon kapalı gişe oynamıştır.
    (welder, 28.01.2009 09:11)
  21. geçtiğimiz aylarda ege üniversitesi tiyatro topluluğu tarafından defalarca sahne edilmiş, edmond rostand'ın olağanüstü eseri.
    (ikarusun sonu, 28.01.2009 18:55)
  22. burun tiradıyla çoğu konservatuvar hazırlık öğrencisinin ilgisini çeken 4 perdelik oyundur...
    (abdüş şuküfe, 06.04.2009 15:44)
  23. gerard depardieu'nun o şahane burnunu işe yarar bir şekilde kullandığı tek filmdir ki zaten kendisi bu rolle oscar almıştır. film de zaten okunmalara, izlenmelere doyulmaz bir tiyatro eserinden uyarlanmıştır.
    (wfnietzsche, 17.04.2009 22:16)
  24. burun ismindeki efsane tiradın içinde geçtiği oyundur. sabri esat siyavuşgil'in çevisinden:

    bu kadarı az delikanlı! asıl iş edada. mesela bak,
    hoyratça, burnum böyle olsaydı mösyö, mutlak dibinden kestirirdim!
    dostça,yana yatmaz mı? senden önce davranıp kadehe batmaz mı?
    tarifle,burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!
    mütecessis, acaba ne işe yarar bu alet? makas kutusu mudur, divit midir, izah et?
    zarifhane, kuşları sevdiğiniz besbelli! yorulmasın diye yavrucaklar, temelli tünek kurmuşsunuz!
    pürneşe, birader şu koskocaman burunla türün içince, komşu yangın var demiyor mu?
    müdebbir; aman yavrum! bu ağırlıkla yere düşmenden korkuyorum!
    müşfik, yaptırın ona küçük bir şemsiye, yazın fazla güneşten rengi solmasın diye!
    alimane, görmüşüm aristophanesde belki hippocampelephantocamelos adındaki hayvanın burnu gayet büyükmüş!sen ne dersin?
    nobran, zaten bilirim, sen misafir seversin; bu şapka asmak için mükemmel icat!
    şairane, ey burun, bütün cihana inat, seni baştan aşağı nezle etmeye kaadir tek rüzgâr bulunamaz, karayel müstesnadır!
    hazin, bir de kanarsa, kızıldeniz! ne bela!
    hayran, lavantacıya ne mükemmel tabela!
    lirik,bu tanrıların bindiği bir gemidir!
    safiyane, abide ne günleri gezilir?
    hürmetkârane,mösyö, kibarsınız muhakkak, yoksa var mı cumba sahibi olmak!
    köylü, vış anam! bu ne? bilmem guş muh, balık mıh? yoğusa tohuma kaçmış bir salatalıh mı?
    sivri akıllı,bunu tombalaya koymalı! kim elinden kaçırmak ister böyle bir malı?
    ve hıçkıra hıçkıra nihayet, pyrame gibi, bu ne felaket! bu ne musibettir yarabbi! böyle berbat edip de yüzünü sahibinin, şimdi de utancından kızarıyor, bak hain!

    -olsaydı biraz nükte, biraz malumatınız, işte karşıma geçer bunları sayardınız. fakat sizde nükteden eser yok zerre kadar, neyleyeyim cenabıhak ihsan buyurmamışlar! zaten bir parça icat kudreti olsa bile, böyle seçkin, muhterem huzzar önünde hele, bana bu şakaları yapmazdınız elbet. ağzınızdan çıkmaya daha olmadan kısmet bunlardan bir tekinin en ufak başlangıcı, karşınıza bergerac ın kılıcı! ben bunları söylerim, oldukça belagatla! başkasından dinlemem fakat tekini bile.
    (wfnietzsche, 17.04.2009 22:27 ~ 22:30)
  25. güzel bir tiyatro oyunu. okursan anlarsın. nokta.


    " - ne yapmak gerek peki? sağlam bir arka mı bulmalıyım? onu mu bellemeliyim? bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı? istemem! herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım le bret?... sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım? bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip, taklalar mı atmalıyım? istemem! eksik olsun! her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli? sabah akşam dolasip pabuç mu eskitmeli? onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli? istemem! eksik olsun böyle bir şöhret! eksik olsun! ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli? eleştiriden mi çekinmeli? “adım mercuré dergisinde geçse” diye mi sayıklamalı? istemem! istemem! eksik olsun! korkmak, tükenmek, bitmek... şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek. dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek? istemem! eksik olsun! istemem! eksik olsun! ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek... tek başına... özgür olmak... dünyaya kendi gözlerinle bakmak... sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak... bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak... ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek, isteyince ay’a bile gidebilmek. başarıyı alnının teriyle elde edebilmek. demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın. varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar. yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var? - dök içindeki öfkeyi dostum. ama saklama benden seni sevmediğini. - sus... "

    ayrıca dinlemek istersen eğer rüştü asyalıdan geliyor;

    (bkz: http://www.facebook.com/...)
    (mental retardasyon, 19.09.2009 12:15)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil